Çin Komünist Partisi (ÇKP), 26-29 Ekim tarihlerinde Pekin’de gerçekleştirilen 20. Merkez Komitesi 5. Genel Kurulu’nda (Beşinci Plenum) parti yönetiminde kapsamlı bir tasfiye sürecine ilişkin kararlar aldı. Devlet Başkanı ve ÇKP Genel Sekreteri Şi Cinping’in başkanlık ettiği toplantıda, daha önce haklarında ihraç kararı alınan 33 yetkilinin partiden çıkarılması onaylandı. Tasfiye edilen isimler arasında eski Politbüro üyeleri, üst düzey askeri yetkililer ve eski hükümet üyeleri bulunuyor.
Toplantının sonunda yayımlanan bildiride, Şi liderliğindeki Merkez Komitesi’nin parti, devlet ve ordu içerisindeki ciddi sorunları ortadan kaldırdığı ifade edildi. Parti yönetimi, yolsuzlukla mücadele kampanyasının ve iç denetim mekanizmalarının güçlendirilmesinin örgütün uzun vadeli iktidarını korumak açısından zorunlu olduğunu vurguladı.
Reuters’ın aktardığı verilere göre, 2022’de oluşturulan Merkez Komitesi’nin 376 asil ve yedek üyesinden yalnızca 279’u toplantıya katıldı. Yüzde 25,8’e ulaşan devamsızlık oranı, Mao Zedong’un ölümünden sonraki dönemin en yüksek seviyesi olarak kaydedildi. Devamsızlıkların önemli bir bölümünün görevden alma ve tasfiyelerle bağlantılı olduğu belirtildi.
33 üst düzey yetkilinin ihracı onaylandı
Beşinci Plenum’un en dikkat çekici sonuçlarından biri, toplam 33 yetkilinin partiden ihracına ilişkin kararların onaylanması oldu. İhraç edilenler arasında eski Politbüro üyeleri Ma Şingrui ve Zhang Youxia’nın yanı sıra eski üst düzey diplomat Liu Jianchao ve eski Sanayi Bakanı Jin Zhuanglong da yer aldı.
Çin Komünist Partisi’nin açıklamasında, söz konusu isimlerin parti disiplini ve devlet yasalarını ciddi biçimde ihlal ettikleri belirtildi.
Tasfiyeler, Şi Cinping dönemindeki yolsuzlukla mücadele ve disiplin politikalarının yalnızca alt ve orta düzey bürokratlarla sınırlı kalmadığını ortaya koydu. Soruşturmaların, devlet yönetiminin en üst kademelerine ve Şi’nin daha önce önemli görevlere getirdiği isimlere kadar uzandığı görüldü.
Reuters’a göre, görevdeki Politbüro üyeleri arasından bu dönemde ihraç edilenlerin sayısı üçe yükseldi. Bu rakam, 1980’den bu yana tek bir görev dönemi içerisinde kaydedilen en yüksek sayı oldu.
Askeri yönetimde büyük tasfiye
Çin Halk Kurtuluş Ordusu, tasfiyelerin en yoğun yaşandığı kurumlardan biri oldu. Özellikle ülkenin en üst askeri karar organı olan Merkezi Askeri Komisyon’daki (CMC) görev değişiklikleri dikkat çekti.
Şi’nin üçüncü döneminin başında, 2022’de yedi üyeyle oluşturulan komisyonun beş üyesi görevden alındı veya partiden ihraç edildi. Komisyonun geriye kalan üyeleri Şi Cinping ve başkan yardımcısı Zhang Shengmin oldu.
Görevden alınan isimler arasında Merkezi Askeri Komisyon’un eski başkan yardımcısı Zhang Youxia ve Genelkurmay Başkanı Liu Zhenli de bulunuyor. Her iki isim hakkındaki disiplin ve yasa ihlali raporları Beşinci Plenum’da ele alınırken, daha önce alınan ihraç kararları da onaylandı.
Brookings Enstitüsü’nün toplantı öncesinde yayımladığı analizde, tasfiyelerin Çin ordusunun üst komuta kademesinde ciddi bir boşluk yarattığına dikkat çekilmişti. Enstitü, Şi’nin 2027’deki parti kongresinden önce askeri komuta yapısını yeniden oluşturmak zorunda kalabileceğini belirtmişti.
Toplantıda Zhang Shengmin’in Politbüro üyeliğine yükseltilmesi de askeri yönetim açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi. Askeri disiplin ve denetim mekanizmasının başında bulunan Zhang’ın ülkenin en üst siyasi karar organına alınması, parti içi denetim politikalarının askeri yönetimle birlikte yürütüldüğünü gösterdi.
Şi, kendi atadığı isimleri neden tasfiye ediyor?
Şi Cinping’in yolsuzlukla mücadele kampanyası, 2012’de iktidara gelmesinden kısa süre sonra başladı. Başlangıçta kamu kaynaklarının kötüye kullanılması, rüşvet ve kamu görevinin kişisel çıkarlar için kullanılması gibi uygulamaları hedefleyen kampanya, zaman içerisinde parti yönetimine, devlet bürokrasisine ve orduya yayıldı.
Çin yönetimi, kampanyayı Komünist Parti’nin kurumsal bütünlüğünü korumak ve kamu yönetimindeki yolsuzluğu önlemek için gerekli bir mekanizma olarak sunuyor. Şi Cinping ise parti içindeki disiplinin gevşemesinin uzun vadede devletin yönetme kapasitesini tehdit edeceğini savunuyor.
Ancak kampanyanın siyasi sonuçları da bulunuyor. Şi’nin daha önce yükselttiği ve kendisine yakın isimlerin de soruşturmalara dahil edilmesi, yönetim kademesindeki güç dengelerini değiştiriyor.
Reuters’a konuşan Londra merkezli Tony Blair Enstitüsü’nün Çin politikaları danışmanı Ruby Osman, süreci yalnızca siyasi rakiplerin tasfiyesi olarak değerlendirmenin eksik kalacağını belirtti. Osman’a göre Şi, kendi siyasi önceliklerinin farklı liderlik dönemlerinde de uygulanmasını sağlayacak daha disiplinli bir sistem kurmaya çalışıyor.
Bununla birlikte, sürekli soruşturma ve görevden alma tehdidinin bürokrasi üzerindeki etkisi tartışılıyor. Daha sıkı denetim yoluyla siyasi kararların uygulanması hedeflenirken, yetkililerin hata yapma korkusuyla inisiyatif almaktan kaçınması da olası sonuçlar arasında gösteriliyor.
2027 parti kongresi öncesinde yönetim hazırlığı
Beşinci Plenum’da Çin Komünist Partisi’nin 21. Ulusal Kongresi’nin 2027’nin ikinci yarısında Pekin’de düzenleneceği açıklandı.
Beş yılda bir gerçekleştirilen kongre, partinin üst yönetiminin yeniden belirlendiği ve ülkenin siyasi yöneliminin şekillendiği en önemli toplantı olarak öne çıkıyor. Kongrede Şi Cinping’in genel sekreterlik görevini beş yıl daha sürdürmesi bekleniyor.
Şi, 2012’de parti genel sekreteri, 2013’te ise devlet başkanı olmuştu. Çin’de 2018’de devlet başkanlığı için uygulanan iki dönem sınırının kaldırılması, Şi’nin görevini üçüncü dönem de sürdürmesinin önünü açmıştı. 2022’deki 20. Parti Kongresi’nde üçüncü kez genel sekreter seçilen Şi, böylece Deng Şiaoping döneminden sonra oluşan liderlik değişimi geleneğinden uzaklaşmıştı.
2027 kongresi, Şi’nin dördüncü döneminin başlayabileceği toplantı olarak görülüyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek kadro değişiklikleri, yalnızca görev dağılımı açısından değil, Şi’nin uzun vadeli yönetim yapısının şekillenmesi bakımından da önem taşıyor.
Reuters’ın aktardığı değerlendirmelere göre, Şi’nin mevcut kadroların bir bölümünü emekliye ayırarak daha genç yöneticileri üst görevlere getirmesi bekleniyor. Ancak son yıllarda yaşanan tasfiyelerin ardından güvenebileceği yeni bir yönetim ekibi oluşturması da Şi için önemli bir sınav olacak.
Parti disiplininde daha sıkı denetim dönemi
Beşinci Plenum’da kabul edilen kararlar, Çin Komünist Partisi’nin kendi yönetim mekanizmaları üzerindeki denetimini daha da sıkılaştırmayı öngörüyor. Yeni düzenlemeler; yöneticilerin siyasi bağlılığının güçlendirilmesi, görevlerin daha yakından denetlenmesi, yolsuzlukla mücadele ve merkezi yönetimin kararlarının yerel yönetimlere kadar etkili biçimde uygulanmasını kapsıyor.
Toplantı bildirisinde genç kadroların yetiştirilmesi ve seçilmesi, yöneticilerin performanslarının değerlendirilmesi ve parti örgütleri arasındaki koordinasyonun artırılması üzerinde duruldu. Parti yönetimi, yöneticilerden yalnızca kurallara uymalarını değil, merkezi yönetimin belirlediği hedefleri de yerine getirmelerini istiyor.
Bildiride ayrıca 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Plan’ın uygulanması, iç talebin güçlendirilmesi, reform ve dışa açılmanın sürdürülmesi, inovasyon odaklı büyüme ve kamu hizmetlerinin geliştirilmesi konuları da ele alındı.
Beşinci Plenum’da alınan kararlar, Şi Cinping yönetiminin önümüzdeki dönemdeki ekonomik ve stratejik hedeflerini daha sıkı denetlenen, merkezi otoriteye güçlü biçimde bağlı bir parti yapısı üzerinden gerçekleştirmeyi amaçladığını ortaya koydu.
Diğer İçerikler
Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, Enerji Yatırımlarına Hız Vereceklerini Belirtirerek..
Kuzey Kore Lideri Kim Jon un’un Beyin Kanaması Geçirmesi Sebebiyle Tedavi İçin Çin’e ..
Seçimi Kaybetme Korkusu Yaşayan Modi, Muhalif Gördüğü 130 Milyon Seçmeni Kayıtlardan ..
Kuşak ve Yol, Çin'in Güneydoğu Asya'daki Askeri Varlığını Genişleten Yolunu mu Açıyor..