ABD'nin en büyük Müslüman sivil özgürlükler ve savunuculuk örgütü olan CAIR'in Kaliforniya şubesinin CEO'su Hussam Ayloush Trump'a sert uyarılarda bulundu. El Cezire'de yayınlanan makalede Ayloush şunları söyledi:
ABD Bir Kez Daha Ortadoğu’da Felaket Bir Savaşa Sürüklendi
Amerika Birleşik Devletleri bir kez daha Ortadoğu’da felaket niteliğinde bir savaşın içine girdi. ABD ordusu bugün İran’ı bombalıyor. Ancak ABD bunu ülkenin karşı karşıya olduğu yakın bir tehdit nedeniyle yapmıyor. Bu saldırının temel nedeni, İsrail hükümetinin uzun zamandır Tahran ile bir çatışma istemesi ve sonunda Washington’da buna hazır bir ortak bulmuş olmasıdır.
Bu savaş gereksizdir, hiçbir gerekçeye dayanmamaktadır, ABD Anayasası’na aykırıdır, uluslararası hukuku ihlal etmektedir ve tamamen Amerikan halkının iradesine karşıdır.
Savaş ilan etme yetkisi Kongre’ye aittir
ABD Anayasası’na göre savaş ilan etme yetkisi başkana değil Kongre’ye aittir. Bu nedenle Başkan Donald Trump’ın Kongre’den yetki almadan başka bir ülkeye hava saldırıları başlatması ve rejim değişikliği hedefiyle askeri operasyon yürütmesi yasa dışıdır.
Bu durum, 11 Eylül sonrasında ABD dış politikasının en karanlık dönemlerini hatırlatmaktadır. O dönemde korku ve yanlış bilgiler kullanılarak Amerika felaket niteliğindeki savaşlara sürüklenmişti ve bu savaşların bedelini ülke hâlâ ödemektedir.
Uluslararası hukukun açık ihlali
Küresel ölçekte bakıldığında, egemen bir devlete yakın ve kaçınılmaz bir tehdit bulunmadan saldırmak Birleşmiş Milletler Şartı’nı ve uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal eder. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu bu saldırıyı “önleyici saldırı” olarak tanımlıyor. Ancak bu söylem hukuki gerçeği değiştirmiyor.
Üstelik bombardıman, İslam dünyasında maneviyatın ve ibadetin yoğunlaştığı Ramazan ayında gerçekleşiyor. Bu durum da ahlaki açıdan ciddi bir utanç oluşturuyor.
Savaşın ilk gününde çocuklar öldürüldü
Savaşın ilk gününde ABD hava saldırısı Minab kentinde yaklaşık 165 kız öğrencinin ölümüne yol açtı. Amerikan silahları bir kez daha yurtdışında çocukların öldürülmesine neden oldu.
Peki bunun karşılığında ne elde ediliyor?
Bu savaşın “güvenlik” için olduğu söyleniyor. İran’ın nükleer programını durdurmak için yapıldığı iddia ediliyor. Ancak dünya bu söylemi daha önce de duydu. İsrail Başbakanı Netanyahu 30 yıldan fazla süredir İran’ın nükleer bomba üretmesine “haftalar kaldığını” söylüyor. Ancak bu haftalar on yıllara dönüştü. Korku sürekli yeniden üretilen bir politika aracına dönüştürüldü.
İran ABD için yakın bir tehdit değil
Şunu da açıkça söylemek gerekir: İran’ın bölgedeki birçok politikası tartışmalı ve eleştirilebilir olsa da İran, Amerika Birleşik Devletleri için yakın bir askeri tehdit değildir.
Amerikan halkı da bunu biliyor. Yapılan kamuoyu araştırmaları Amerikalıların Ortadoğu’daki sonsuz savaşlardan yorulduğunu açıkça gösteriyor. Amerikan toplumu sağlık, eğitim, altyapı ve istihdam yatırımları istiyor. Bir trilyon dolarlık yeni bir savaş istemiyor. Askerlerin hayatını tehlikeye atan ve başka bir bölgeyi daha istikrarsızlaştıran yeni bir çatışma istemiyor.
“Önce Amerika” mı yoksa “Önce İsrail” mi?
Bu nedenle önemli bir soru ortaya çıkıyor: “Önce Amerika” sloganıyla seçim kampanyası yürüten bir başkan neden “Önce İsrail” anlayışıyla hareket ediyor?
Neden Amerikan askerleri, Amerikan vergileri ve Amerikan itibarı başka bir ülkenin uzun süredir peşinde olduğu politik hedefleri gerçekleştirmek için riske atılıyor?
Bu sağlıklı bir ittifak değildir. Bu, Amerika’nın para, silah, diplomatik koruma ve koşulsuz siyasi destek sağladığı, karşılığında ise ülkenin kendisini daha güvensiz hale getiren savaşların içine çekildiği zehirli bir ilişkidir.
Bombalar özgürlük getirmez
Bu savaşın insan hakları ve kadın hakları için yapıldığı söyleniyor. Ancak bombalar insanları özgürleştirmez. Hava saldırıları demokrasi getirmez. Okul çağındaki kız çocuklarının öldürülmesi “feminist dış politika” değildir.
Eğer gerçekten insan hakları öncelik olsaydı, hükümet bu değerleri jeopolitik çıkarlarına göre seçici şekilde uygulamazdı.
ABD’nin yakın müttefiki İsrail Gazze’de 200 binden fazla Filistinlinin öldüğü veya yaralandığı bir savaş yürütüyor. Bu insanların çoğu sivildir. Çocukların kitlesel şekilde öldürülmesine finansman sağlamamak, insani kaygılar açısından iyi bir başlangıç olurdu.
Amerikan halkı hesap soruyor
Amerikalılar bu soruları sormakta haklıdır. Ülkede şeffaflık ve hesap verebilirlik talepleri yükselirken, özellikle Jeffrey Epstein dosyalarının açıklanması konusunda tartışmalar devam ederken, ülkenin dikkatinin yeni bir savaşa yönlendirilmesi ciddi bir sorgulama yaratıyor.
Amerikan halkı dikkat dağıtma politikaları değil, dürüstlük istiyor.
Bu savaş istikrar getirmeyecek
Bu savaş Ortadoğu’ya istikrar getirmeyecek. Aksine bölgedeki gerilimi artıracak, sivillere zarar verecek, ABD askerlerini tehlikeye atacak ve küresel sonuçlar doğurabilecek daha geniş bir çatışmayı tetikleyebilecek.
Bu savaş Amerikan halkının çıkarlarına hizmet etmeyen hedefler uğruna Amerikan hayatlarını ve güvenliğini riske atıyor.
Kongre sorumluluğunu yerine getirmedi
ABD Kongresi anayasadan doğan yetkisini kullanarak yetkisiz askeri tırmanışı durdurma fırsatına sahipti. Ancak Temsilciler Meclisi üyeleri Thomas Massie ve Ro Khanna tarafından sunulan savaş yetkileri tasarısı kabul edilmedi.
Bu oylama, İsrail yanlısı lobi grubu AIPAC’ın Kongre üzerindeki güçlü etkisini ve bazı milletvekillerinin güçlü lobi baskılarına karşı durma konusundaki isteksizliğini açıkça gösteriyor.
Kongre üyeleri, özellikle sonsuz savaşlara karşı olduklarını söyleyenler, yürütme gücünün kontrolsüz askeri politikalarını durdurmak için mevcut tüm yolları kullanmalıdır. Çünkü riskler son derece büyüktür.
Amerikan halkı bu savaşı istemiyor
Amerikan halkı bu savaşı istemiyor. Artık hükümetin başka ülkelerin siyasi hedeflerine değil kendi vatandaşlarının çıkarlarına hizmet etme zamanı gelmiştir.
Özellikle iktidarda kalmak ve hesap vermekten kaçmak isteyen yabancı bir liderin siyasi hedefleri uğruna Amerika’nın savaşa sürüklenmesi kabul edilemez.
Diğer İçerikler
Sapık Epstein Rezaletleri ile Suçlanan Trump için Papazlar Beyaz Saray’da Dua Seansı ..
ABD’den İran’a Saldırıyı Meşrulaştırma Çabası, Trump’a Suikast Düzenlemekten Yargılan..
ABD Adalet Bakanlığı, Trump'a Yönelik Cinsel Saldırı İddialarını İçeren Belgeleri Yay..
Borç Batağındaki ABD Bu Maliyete Ne Kadar Katlanabilir? Analizler Savaşın Günlük Mali..