Ortadoğu’da Nükleer Alarm: Dünya Felakete Sürükleniyor

DSÖ, yalnızca nükleer silah kullanımını değil, nükleer tesislere yönelik saldırıları da kapsayan geniş bir “nükleer olay” ihtimali üzerinde çalışırken ABD Başkanı Trump’ın danışmanı David Sacks, İsrail’in nükleer silah kullanımını gündemine alabileceğini ileri sürdü.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Ortadoğu’da tırmanan savaş, artık yalnızca askeri bir kriz olmaktan çıkarak küresel ölçekte bir felaket ihtimaline dönüşüyor. Enerji ve gıda krizine dair endişeler sürerken, nükleer felaket senaryolarının da giderek daha ciddi biçimde gündeme gelmesi uluslararası kamuoyunda alarm zillerini çaldırıyor. Nükleer tesislerin doğrudan hedef alınması ve karşılıklı tehditlerin sertleşmesi, uluslararası kurumları da harekete geçirdi.

İran savaşında 20. güne girilirken taraflar arasındaki gerilim her geçen gün daha da tırmanıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ABD ve İsrail’in İran’daki nükleer tesislere yönelik saldırılarının etkilerini yakından izlediklerini ve olası bir nükleer tehdide karşı “tetikte” olduklarını açıkladı. DSÖ Doğu Akdeniz Bölge Direktörü Hanan Balkhy, en kötü senaryonun bir nükleer olay olduğunu vurgulayarak, böyle bir gelişmenin yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte onlarca yıl sürebilecek etkiler doğurabileceği uyarısında bulundu.

Senaryolar masada

DSÖ, yalnızca nükleer silah kullanımını değil, nükleer tesislere yönelik saldırıları da kapsayan geniş bir “nükleer olay” ihtimali üzerinde çalışıyor. Yetkililer, bu tür bir senaryonun gerçekleşmemesi için umutlu olduklarını belirtse de, hazırlıkların en kötü ihtimale göre yapıldığı ifade ediliyor. ABD Başkanı Donald Trump ise İran’ın oluşturduğunu öne sürdüğü “yakın nükleer tehdidi ortadan kaldırma” söylemini sürdürürken, Washington yönetimi bu iddialara ilişkin somut bir kanıt ortaya koymuş değil.

Personele eğitim başladı

Olası bir nükleer kriz ihtimaline karşı DSÖ’nün hazırlıklarını hızlandırdığı bildirildi. Kurumun, sağlık personeline yönelik yeniden eğitim programları başlattığı ve bu kapsamda hem müdahale kapasitesinin artırılması hem de halkın alması gereken önlemler konusunda rehberlik sağlandığı aktarıldı. Balkhy, geçmişte yaşanan nükleer kazaların sonuçlarına dikkat çekerek, benzer bir durumun tekrarlanmasının küresel sağlık sistemi üzerinde ağır yükler oluşturabileceğini dile getirdi.

Tesisler hedefte

DSÖ’nün uyarılarının hemen ardından Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), İran yönetiminin Buşehr Nükleer Santrali yerleşkesine bir füzenin isabet ettiğini bildirdiğini açıkladı. İlk belirlemelere göre santralde ciddi bir hasar ya da can kaybı yaşanmadı. Ancak UAEA Başkanı Rafael Grossi, çatışmalar sırasında nükleer tesislere yönelik her türlü saldırının büyük bir kaza riskini beraberinde getirdiğini belirterek taraflara azami itidal çağrısı yaptı.

Geçtiğimiz yıl ABD’nin İsrail ile koordineli şekilde İran’daki nükleer altyapıyı hedef aldığı saldırılarda Fordow, İsfahan ve Natanz tesislerinin vurulduğu İran tarafından doğrulanmıştı. Bu gelişmeler, nükleer tesislerin artık doğrudan çatışmanın merkezine yerleştiğini gösteriyor.

İsrail kullanabilir uyarısı

ABD Başkanı Trump’ın danışmanı David Sacks’ın yaptığı açıklamalar ise endişeleri daha da artırdı. Sacks, İran’dan gelebilecek uzun süreli füze ve dron saldırıları karşısında İsrail’in varoluşsal bir kriz yaşayabileceğini ve bu durumda nükleer silah kullanımını dahi gündemine alabileceğini ileri sürdü. Böyle bir senaryonun “gerçek anlamda bir felaket” olacağı vurgulandı.

BAE de risk altında

Bölgede yalnızca İran değil, İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan nükleer tesisler de potansiyel hedefler arasında yer alıyor. İran’ın füze ve dron kapasitesi, bu tesislerin de risk altında olduğu yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor. Şu ana kadar bu tesislere yönelik doğrudan bir saldırı doğrulanmamış olsa da, BAE’nin İsrail’in ardından İran saldırılarının menzilinde en fazla bulunan ülkelerden biri olması dikkat çekiyor.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA