ABD ile İran arasında yürütülen nükleer müzakereler, sert açıklamalar ve diplomatik restleşmelerin gölgesinde yeni bir aşamaya girdi. Taraflar, görüşmelerin yeri ve formatı konusunda yaşanan ciddi anlaşmazlıklara rağmen Umman’ın başkenti Maskat’ta müzakere masasına oturma kararı aldı.
İstanbul Formülüne İran’dan Ret
Diplomasi trafiği, Türkiye’nin bölge ülkelerinin de katılımıyla İstanbul’da çok taraflı bir müzakere zemini oluşturma girişimiyle başladı. Ancak İran yönetimi, bu öneriyi kabul etmeyerek görüşmelerin yalnızca ikili formatta ve Umman’da yapılmasını talep etti.
ABD yönetimi ilk aşamada bu talebi reddetti. Amerikan basınına konuşan üst düzey bir ABD yetkilisi, İran’a “ya bu şartlarla ya da hiç” mesajı verildiğini, Tahran yönetiminin ise bu restleşmeye “o zaman hiç” yanıtını verdiğini açıkladı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da müzakerelerin başlangıçta Türkiye’de planlandığını ve birçok uluslararası ortağın süreci desteklediğini belirterek İran’dan gelen çelişkili açıklamalara dikkat çekti.
Trump’tan Sert Mesaj
Müzakerelerin akıbetine ilişkin belirsizlik sürerken ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın dini lideri Ali Hamaney hakkında sert ifadeler kullandı. Trump, Hamaney’in “çok endişelenmesi gerektiğini” belirterek Washington yönetiminin müzakere sürecini güçlü bir baskı unsuru olarak kullandığı mesajını verdi. ABD Başkanı ayrıca İran’daki protestoculara destek verdiklerini de açıkladı.
Taraflar Son Anda Anlaştı
Yaşanan sert açıklamalara rağmen iki ülke kısa süre içinde diplomatik temasları yeniden hızlandırdı. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ABD ile İran arasındaki görüşmelerin 6 Şubat Cuma günü Maskat’ta yapılacağı duyuruldu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise görüşmelerin yerel saatle 10.00’da başlamasının planlandığını açıkladı.
Tahran yönetimi, müzakerelerin kapsamına ilişkin net bir sınır çizdi. İran tarafından yapılan açıklamada yalnızca nükleer dosyanın görüşülmeye hazır olduğu belirtilirken, ABD’nin balistik füze programı ve bölgesel politikalar gibi nükleer dışı başlıkları masaya taşımak istemesinin müzakere sürecini riske attığı ifade edildi.
ABD ile yaşanan gerilim, İran iç siyasetinde de yeni tartışmaları tetikledi. Reform yanlısı siyasi figürler, yönetimi yapısal değişikliklere zorlayan açıklamalar yaptı. 2009’daki Yeşil Hareket’in liderlerinden Mir Hüseyin Musevi yayımladığı açıklamada yönetimi sert sözlerle eleştirerek “Artık oyun bitti. Silahları bırakın ve halkın sesini dinleyin” çağrısında bulundu. Musevi’nin açıklaması yaklaşık 400 reformist aktivist tarafından desteklendi.
Eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ise sembolik reformların yetersiz kaldığını belirterek gerçek ve kapsamlı değişim çağrısı yaptı. Bir diğer eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi ise adalet ve cumhuriyetçilik ilkelerini güçlendiren yeni bir siyasal reform sürecinin gerekliliğini vurguladı.
Diğer İçerikler