ABD Kongresi Raporu Güney Kore’yi Hedef Aldı: Amerikan Şirketlerine “Ayrımcı Muamele” Yapmakla Suçladı

ABD Temsilciler Meclisi Yargı Komitesi’nin yayımladığı 35 sayfalık raporda, Güney Kore’nin Amerikan şirketlerine yönelik sistematik ayrımcı uygulamalarda bulunduğu öne sürüldü. Raporda özellikle Coupang merkezde yer aldı.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

ABD Temsilciler Meclisi Yargı Komitesi, “Obstructing Competition: South Korea’s Discriminatory Attacks on American-Owned Companies” başlıklı 35 sayfalık raporunu yayımladı. Raporda, Güney Kore’de faaliyet gösteren Amerikan şirketlerinin yerel otoriteler tarafından sistematik ve ayrımcı uygulamalara maruz bırakıldığı iddia edildi.

Raporda dikkat çeken unsur, e-ticaret devi Coupang’ın sunduğu ifade ve belgelere geniş yer verilmesi oldu. Belgenin yarısından fazlasının şirketin şikayetlerine ayrıldığı, raporda Coupang’ın iddialarının neredeyse doğrudan aktarıldığı görüldü. Bu durum, raporun bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda tartışmaları beraberinde getirdi.

Raporda, Güney Kore hükümetinin uzun yıllardır Amerikan sermayeli şirketleri zorlayıcı soruşturma yöntemleri, ağır düzenleyici yükümlülükler ve yüksek para cezalarıyla hedef aldığı öne sürüldü. Özellikle Korea Fair Trade Commission sert şekilde eleştirildi.

Komisyon, KFTC’yi Amerikan şirketlerine yönelik soruşturmalarında “agresif” olmakla suçladı. Bu uygulamaların Washington ile Seul arasındaki ticaret anlaşmalarının doğrudan ihlali anlamına geldiği savunuldu.

Raporda, Coupang’ın kişisel veri sızıntısı krizi de geniş yer buldu. Olay, “izinsiz erişim” olarak tanımlanırken, bunun “topyekûn bir hükümet saldırısı” kapsamında değerlendirildiği aktarıldı.

Belgede ayrıca, Güney Kore Cumhurbaşkanlığı’ndaki üst düzey yetkililerin şirketten, Çin’den çalındığı belirtilen elektronik cihazların geri alınması amacıyla Ulusal İstihbarat Servisi ile iş birliği yapmasını istediği iddia edildi. Raporda, bu yönlendirmelerden Güney Kore yönetiminin en üst kademelerinin, aralarında Lee Jae-myung’un da bulunduğu isimlerin haberdar olduğu öne sürüldü.

Raporda, söz konusu uygulamaların ekonomik etkilerine de dikkat çekildi. Coupang’ın piyasa değerinin yüzde 40’tan fazla gerilediği, bunun Amerikan yatırımcıları ve üreticileri üzerinde doğrudan olumsuz etki yarattığı ifade edildi. Ayrıca her iki taraf için milyarlarca dolarlık potansiyel ekonomik kayıp riski bulunduğu belirtildi.

Öte yandan rapor, Güney Kore’nin egemenlik ve ulusal güvenlik boyutuna ilişkin hassasiyetleri göz ardı ettiği gerekçesiyle eleştirildi. Özellikle Güney Kore vatandaşlarının verilerinin Çin’e sızma ihtimaline yönelik güvenlik endişelerinin raporda yeterince ele alınmadığı değerlendirildi.

Raporun yayımlanma zamanlaması da dikkat çekti. Belge, Washington ile Seul arasında güvenlik ve stratejik anlaşmaların uygulanmasına yönelik kapsamlı müzakerelerin sürdüğü hassas bir dönemde kamuoyuna sunuldu.

Gözlemciler, Kongre’de Coupang lehine oluşan desteğin, şirketin son dönemde Washington’daki yoğun lobi faaliyetleriyle bağlantılı olabileceğini belirtiyor. Bu durum, raporun Seul üzerindeki siyasi ve ticari baskıyı artırmak amacıyla kullanılabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA