Aljazeera’da Hala Al-Karib tarafından kaleme alınan yazıda, Sudan'da ateşkes ve yeni bir yol haritası zamanının geldiğine dikkat çekildi. El-Beşir'in Darfur'da kullandığı Janjaweed milislerinin halefi olan Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF), kendisini rejimin varisi olarak görmeye başlaması ile iç savaş başladı. RSF’nin gücü sadece ülke içindeki konumundan değil, aynı zamanda Yemen Savaşı'ndaki paralı asker gücü rolünden ve Birleşik Arap Emirlikleri ile olan güçlü ekonomik ticaret ilişkisinden de kaynaklanıyordu.
RSF milisleri, okullar, üniversiteler, hastaneler ve hükümet binaları da dahil olmak üzere ülkenin altyapısının yaygın bir şekilde tahrip ettiler, yaygın yağmalama, sistematik cinsel şiddet ve sivillere karşı kitlesel vahşet sergilediler.
RSF'nin soykırımcı geçmişine rağmen, Sudan'ın tüm komşuları, seslerini yükseltmenin çıkarlarına zarar vereceğinden korkarak sessiz kaldı. Birçok uluslararası aktör, RSF'nin El-Beşir rejiminin yerini alabileceği ve istikrar getirebileceği yönünde bir anlatıyı desteklemeye kadar gitti. Bu öneri Sudan halkı tarafından reddedildi.
Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF), vizyon eksikliği, geçmiş hatalardan ders çıkarmama ve yaygın yolsuzluğa rağmen devleti hala elinde tutmaya devam ediyor.
Şu anda ülkenin ihtiyacı olan şey, sadece çatışmaları durdurmakla kalmayıp, tüm Sudan halkı için güvenlik, koruma ve temel hizmetlere erişimi de garanti altına alacak bir ateşkes. Ardından, tüm siyasi aktörleri kapsayan ve Sudan halkını yeni bir yönetim sistemine katılmaya teşvik eden bir siyasi süreç başlatılmalıdır.
Bunun için müzakereler aşamalar halinde ilerlemelidir. İlk aşamada askeri aktörler de yer almalıdır. Etkin bir arabuluculuk ekibi hayati önem taşır. Bu ekip, tüm tarafları kapsayan güvenlik sektörü düzenlemelerine odaklanmalıdır.
Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği de dahil olmak üzere kabul edilebilir arabulucular tarafından yürütülen, savaşan taraflar arasında gerçek, anlamlı ve doğrudan müzakerelere olanak sağlamanın tek yoludur. Daha da önemlisi, düşmanlıkların sona erdirilmesinin etkin bir şekilde uygulanmasını sağlayacak bir izleme mekanizmasının kurulması hayati önem taşımaktadır.
Bundan sonra, yerel parlamentolar ulusal parlamentoyu seçmeli; bu parlamento da dört yıllık bir dönem için savaş sonrası hükümeti atamalı ve ona anayasayı hazırlama, yeniden yapılanmayı başlatma ve dördüncü yılın sonuna kadar ulusal seçimlere hazırlanma görevini vermelidir.
Buna paralel olarak, barış ve istikrarın sürdürülmesi çabalarının bir parçası olarak adalet ve hesap verebilirlik süreçleri de kurulmalıdır.