Türkiye’nin Mısır’la Deniz Yetki Anlaşması İmzalama İhtimali Atina’nın Ayarlarını Bozdu

Türkiye, Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarına ilişkin anlaşmazlıkların sürdüğü süreçte Mısır ile ikili bir anlaşma imzalamaya hazır olduğunu duyurdu. Ankara'nın teklifine karşı çıkan Kahire ise Yunanistan ile ilişkilerini öne çıkararak müzakere kapısını kapattı.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanları üzerindeki tartışmalar sürerken Türkiye, Mısır ile yeni bir deniz sınırı anlaşması yapılması yönündeki teklifini yineledi. Türkiye Savunma Bakanlığı, Ankara'nın Kahire ile karşılıklı çıkarlar temelinde bir anlaşma imzalamaya hazır olduğunu açıkladı.

Türkiye'nin bu girişimi, Avrupa Birliği (AB), İsrail, Mısır, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) Ankara ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatına yönelik itirazlarının yoğunlaştığı bir dönemde geldi. Libya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisinin ekim ayında 2019 tarihli anlaşmayı onaylaması da bölgedeki deniz sınırları ve enerji kaynaklarının paylaşımına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Türkiye Savunma Bakanlığı konuya ilişkin açıklamasında, "Karşılıklı çıkarlar doğrultusunda Mısır ile Deniz Yetki Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Anlaşma imzalamaya hazır olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz" ifadelerini kullandı.

Ankara'dan Kahire'ye 15 bin kilometrekarelik alan vurgusu

Türkiye, Mısır ile yapılabilecek bir deniz yetki alanı anlaşmasının Kahire'ye Yunanistan ile imzaladığı mevcut düzenlemeye kıyasla daha geniş bir deniz alanı sağlayabileceğini savunuyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimi, Ankara ile anlaşma yapılmasının Mısır'ın Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarını genişletebileceği mesajını veriyor. Savunma Bakanlığı, Türkiye ile anlaşma imzalanması durumunda Mısır'ın Yunanistan ile olası bir düzenlemeye kıyasla 15 bin kilometrekareden fazla ilave deniz yetki alanı elde edebileceğini belirtti.

Kahire ise deniz sınırlarının belirlenmesi konusunda daha önce Yunanistan ile anlaşmaya varmıştı. Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi döneminde, Ağustos 2020'de imzalanan kısmi deniz sınırı anlaşmasıyla Atina'nın deniz yetki alanlarının 38 bin kilometrekare genişlediği açıklanmıştı.

Mısır, Türkiye'nin anlaşma önerisine mesafeli

Ankara'nın teklifine Mısır cephesinden olumsuz yanıt geldi. Mısır'ın Yunanistan Büyükelçisi Murad Murad, Türk-Mısır deniz yetki alanı anlaşmasına yönelik müzakerelerin gündemlerinde bulunmadığını açıkladı.

Yunan gazetesi Kyriakatiki Apogevmatini'ye konuşan Murad, Türkiye'nin Libya ile imzaladığı mutabakatı savunmaya çalıştığını belirterek, "Türkler bize Libyalılarla yaptıkları anlaşmayı haklı çıkarmaya çalışıyorlar, ancak biz hiçbir şekilde Türk-Mısır anlaşmasından bahsetmiyoruz. Türk-Libya mutabakatını kınıyoruz" dedi.

Murad, Kahire ile Atina arasındaki ilişkilerin de altını çizerek iki ülke arasındaki iş birliğinin "dostluk ve samimi iş birliği" temelinde sürdüğünü ifade etti.

Libya'nın anlaşmayı onaylaması tepkileri artırdı

Doğu Akdeniz'deki gerilimin yeniden yükselmesinde, Libya'nın doğusunda faaliyet gösteren Temsilciler Meclisinin 20 Ekim'de Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını onaylaması etkili oldu.

Libya'nın doğusundaki parlamento, daha önce karşı çıktığı anlaşmaya yönelik tutumunu Ankara ile yeniden başlayan diplomatik temasların ardından değiştirdi. Karar, bölgedeki deniz sınırları ve enerji kaynaklarının paylaşımı konusundaki anlaşmazlıkları yeniden gündeme getirdi.

Libyalı milletvekili Tarek el-Cerişi, Reuters'a yaptığı açıklamada onay kararını ülkesinin çıkarları doğrultusunda aldıklarını belirterek, "Bazı ülkeler bu anlaşmadan rahatsız olabilir, ancak bizim için önemli olan ulusal çıkarlarımızdır," dedi.

AB, İsrail ve Mısır'dan mutabakata itiraz

Libya'daki kararın ardından Avrupa Birliği de anlaşmaya karşı tutumunu yineledi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, ortak açıklamalarında mutabakatın uluslararası hukuka aykırı olduğunu savundu.

AB liderleri, "Bu anlaşma üçüncü devletlerin egemenlik haklarını ihlal ediyor, Deniz Hukukuna uymuyor ve geçersizdir" açıklamasını yaptı.

Brüksel, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne desteğini yinelerken, 26 Ekim'de Birleşmiş Milletler nezdinde yapılan açıklamada Mısır, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri de anlaşmaya karşı çıkan ülkeler arasında yer aldı.

Mısır ve İsrail ise 21 Ekim'de mutabakata ayrı ayrı tepki gösterdi. Kahire, anlaşmanın deniz yetki alanları üzerinde hukuki bir geçerliliği bulunmadığını ileri sürerken, İsrail Türkiye'nin bölgedeki faaliyetlerinin müttefiklerinin çıkarlarını tehdit ettiğini savundu.

Mısır Dışişleri Bakanlığı, "Mısır bu mutabakat zaptının geçersiz olduğunu bir kez daha teyit eder" açıklamasında bulundu.

İsrail Dışişleri Bakanlığı ise Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki politikalarını eleştirerek, "Bu anlaşma, bölgedeki yakın müttefiklerimizin egemenlik haklarını ihlal etmektedir. Ne yazık ki, Türkiye'nin Doğu Akdeniz bölgesini istikrarsızlaştırmaya çalıştığını bir kez daha görüyoruz" ifadelerini kullandı.

Bölgesel itirazlara rağmen Ankara, Libya ile imzalanan mutabakatın uluslararası hukuka uygun olduğunu savunmayı sürdürüyor. Türkiye, Kahire'nin mevcut teklife mesafeli yaklaşımına karşın Mısır ile deniz yetki alanlarının belirlenmesi konusunda iş birliği yapılması yönündeki çağrısını koruyor.

Kaynak: Business Insider

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA