ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen Küresel Güvenlik Forumu’nda Orta Doğu’daki gelişmelere, İsrail-Türkiye ilişkilerine ve bölgedeki gerilimin azaltılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Barrack, İsrail ile Türkiye’nin doğrudan bir çatışmaya girmeyeceğini düşündüğünü belirterek, iki ülke arasındaki mevcut gerilimin siyasi söylemler üzerinden ilerlediğini ifade etti.
“İsrail Türkiye’yle çatışmaya girmeyecek kadar akıllı”
Forumda, İsrail’in Türkiye sınırına yakın Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısı ve Ankara’yı hedef alan söylemleri hakkında yöneltilen soruları yanıtlayan Barrack, iki ülkenin de doğrudan çatışmaya girmek istemediğini dile getirdi.
Barrack, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“İsrail, Türkiye’yle gerçekten çatışmaya girmeyecek kadar akıllı. Türkiye de bu tehditler karşısında geri adım atmayacak kadar akıllı. Bu, siyasetten ibaret. Türkiye ile İsrail, 2000’li yılların başında bir balayı dönemi yaşadı. Ticaret dengesi iyiydi, ilişkileri sorunsuzdu ve Türkiye’deki Yahudi nüfusu herhangi bir sorun teşkil etmiyordu.”
İki ülke arasında doğrudan bir çatışma ihtimaline ilişkin değerlendirmesinde, bölgede asıl riskin istenmeyen olayların yaşanması olduğunu belirten Barrack, iletişim kopukluklarının ciddi sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu.
“Bir anda kendimizi bambaşka bir krizin içinde bulabilirdik”
Barrack, İsrail’in Suriye’de gerçekleştirdiği müdahale sırasında yaşanan iletişim sorunlarına değinerek, benzer bir durumun daha önce Türkiye ile Rusya arasında yaşanan uçak krizine dönüşebileceğini söyledi.
Türkiye’nin 24 Kasım 2015’te Suriye sınırını ihlal ettiği gerekçesiyle bir Rus Su-24 savaş uçağını düşürmesini hatırlatan Barrack, olası bir yanlış anlaşılmanın bölgedeki gerilimi hızla tırmandırabileceğine dikkat çekti.
Barrack, yaşanan durumu şu sözlerle anlattı:
“Türkiye’den 35 kilometre uzaklıktaki bir hava üssüne İsrail tarafından bir müdahalede bulunuldu. İletişim kesintiye uğradı ve aksaklıklar yaşandı. Bu nedenle Türkiye’ye İsrail uçaklarının geleceği bildirilmedi. Bize de İsrail uçaklarının geleceği bildirilmedi. Bu olay, daha önce yaşadığımız Rusya kaynaklı bir olaya benzer bir duruma dönüşebilirdi. Türkiye çok hızlı bir şekilde savaş uçaklarını havalandırabilirdi ve bir anda kendimizi bambaşka bir krizin içinde bulabilirdik.”
Barrack’tan İsrail Suriye ilişkilerine ilişkin değerlendirme
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın yönetimine de değinen Barrack, Şara’nın 8 Aralık’ta yeni bir ulus devletin başına geçtiğini hatırlattı. Diğer aktörlerin gelişmeleri bekleyip görme yaklaşımının anlaşılabilir olduğunu belirten Barrack, Şara’nın zor koşullar altında başarılı bir yönetim sergilediğini ifade etti.
Barrack, Şara’nın İsrail’e yönelik mesajlarını aktarırken şu ifadeleri kullandı:
“İsrail’e, ‘Ben saldırgan değilim, İsrail’le bir sorunum yok ve İsrail’le normalleşmek istiyorum’ mesajını verdi. İsrail ise uğraşmak zorunda kaldığı diğer bütün meseleleri de göz önünde bulundurarak, ‘Bundan o kadar emin değiliz, zamana ihtiyacımız var’ diyor.”
Lübnan, Suriye ve Irak ekseninde İsrail’in karşı karşıya olduğu sorunların zorluğuna da değinen Barrack, bölgedeki meselelerin zamanla çözüme kavuşmasını umduğunu belirtti.
Bölgedeki gerilimin düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Barrack, tarafların küçük adımlarla tansiyonu azaltması ve karşılıklı saygıyı artırması gerektiğini söyledi. Ekonomik baskıların hafifletilmesi, ateşkese ulaşılması ve ekonomik koridorların açılması çağrısında bulunan Barrack, şu ifadeleri kullandı:
“Öncelikle oksijen maskesini indirip kendimize takmamız gerekiyor. Gelin, ekonomik baskıyı hafifletelim, ateşkese ulaşalım, ekonomik koridorları açalım ve konuşmaya devam edelim.”
Barrack, sorunların çözümünde geleneksel yöntemlerin de kullanılabileceğini belirterek tarafların bir araya gelmesinin önemine işaret etti.
“Meclis usulü işe yarayabilir. Herkesi bir araya getirin, bir çadıra alın, kahvelerini verin, silahlarını ve hançerlerini masanın üzerine koysunlar ve başka bir çözüm yolu bulmaya çalışalım. Bunun gerçekleşmesi gerekiyor. Çünkü şimdiye kadar başka hiçbir yöntem işe yaramadı. Amerika açısından bile işe yaramadı, değil mi? Son 80 yıldır bu meselelerle uğraşıyoruz.”
“Orta Doğu’daki mesele bir rubik küpüne benziyor”
Avrupa’nın geçmişte yaşadığı yıkımların ardından ABD’nin NATO ve Marshall Planı aracılığıyla yeni bir düzen oluşturduğunu hatırlatan Barrack, Orta Doğu’daki sorunların çözümünün çok sayıda farklı ihtimalin değerlendirilmesini gerektirdiğini belirtti.
Bölgedeki mevcut durumu bir Rubik küpüne benzeten Barrack, şiddete dayalı tepkilerin aşamalı olarak devre dışı bırakılmasının önemine dikkat çekti.
Barrack’ın açıklamalarında, İsrail ile Türkiye arasında doğrudan çatışma yaşanması ihtimalinden ziyade, iletişim kopukluklarının ve beklenmedik gelişmelerin oluşturabileceği riskler öne çıktı. ABD’li diplomat, bölgedeki gerilimin azaltılması için ekonomik baskıların hafifletilmesi, ateşkesin sağlanması ve taraflar arasında diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Diğer İçerikler
ABD Başkan Yardımcısı Vance, Netanyahu'ya Destek Konusunda "Bu Konuda Konuşmak İstemi..
İngiltere, Husi Saldırılarına Karşı Suudi Arabistan'a Askeri Destek Vereceğini Duyurd..
Libya Devlet Yüksek Konseyi Ülkenin Deniz Yetki Alanının Korunmasına Verdiği Destekte..