On Yıllardır Güvenliğini Washington’a Bırakmış Olan AB Ülkeleri Şimdi Ağıt Yakıyor, Kallas: ABD, Çin ve Rusya Bölünmüş Bir Avrupa İstiyor

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, küresel güçlerin parçalanmış bir Avrupa arzuladığını belirterek üye ülkelere birlik olma çağrısında bulundu. Trump yönetiminin yanı sıra Pekin ve Moskova'nın da güçlü bir blok yerine tek tek ülkelerle muhatap olmayı tercih ettiğini vurgulayan Kallas, kıtanın ekonomik ve jeopolitik geleceğine dair çarpıcı uyarılarda bulundu.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Avrupa Birliği'nin dış politikasının başındaki isim olan Kaja Kallas, Estonya'nın başkenti Tallinn'de gerçekleştirilen Lennart Meri Konferansı'nda dikkat çekici açıklamalara imza attı. Kallas, Washington'daki mevcut yönetimin birleşik bir Avrupa yapısından rahatsızlık duyduğunu, çünkü kenetlenmiş bir birliğin ABD karşısında ciddi bir jeopolitik güç odağı haline geldiğini ifade etti.

Küresel aktörlerin kıtaya yönelik stratejilerini deşifre eden Kallas, “AB’yi sevmiyorlar, bu çok açık. Fakat AB’yi neden sevmediklerini, Çin’in ve Rusya’nın neden sevmediğini anlamamız gerekiyor. Çünkü bir arada durursak, birlikte hareket edersek, eşit güçler oluruz, güçlü oluruz.” diyerek birliğin önemine dikkat çekti. Eski Estonya Başbakanı, devasa bir blokla pazarlık masasına oturmaktansa, hacim olarak çok daha zayıf olan münferit devletlerle muhatap olmanın büyük güçlerin işine geldiğini aktardı.

Büyük aktörlerin üye ülkelerle kurduğu bireysel temasların arkasındaki tehlikeye işaret eden Kallas, “Seninle ilişkilerim harika, ama Avrupa Birliği’ni sevmiyorum” gibi yaklaşımların aslında planlı bir böl ve yönet taktiği olduğunu dile getirdi. Bazı birlik üyelerinin bu manipülasyona kapılmasından derin endişe duyduğunu gizlemeyen diplomat, “Bazen bazı ülkelerin de bu yola girdiğini gördüğüm için çok endişeliyim. Bölme stratejisi aslında işe yarıyor.” itirafında bulundu.

Donald Trump'ın yeniden Beyaz Saray koltuğuna oturmasıyla birlikte, pek çok Avrupa başkentinin Brüksel'i devre dışı bırakarak Washington ile doğrudan hatlar kurmaya çalışması kıtadaki çatlakları su yüzüne çıkardı. Bu eğilimin birliği zayıflattığını savunan Kallas, üye devletleri kurumsal yapıya sahip çıkmaya davet ederek, “Bu güçlerin Avrupa Birliği’ni parçalamak istemelerinin nedeni, bir arada olduğumuzda çok daha güçlü olmamız.” sözleriyle uyarısını yineledi.

Avrupa'nın Çin ile olan ticari ve ekonomik ilişkilerindeki açmazlara da değinen yüksek temsilci, kıtanın mevcut risklerin farkında olduğunu ancak çözüm yöntemleri üzerinde ortak bir zeminde buluşamadığını belirtti. Önlerinde iki zorlu senaryo bulunduğunu söyleyen Kallas, bunları devlet destekleriyle ekonomiyi geçici olarak rahatlatmak ya da köklü ve radikal önlemler alarak dışa bağımlılığı bitirmek olarak özetledi.

Brüksel'in elindeki ekonomik yaptırım ve çeşitlendirme imkanlarını devreye sokmasının kaçınılmaz bedelleri olacağını anlatan Kallas, durumu tıbbi bir analojiyle bağlayarak şu karamsar tabloyu çizdi: “Bu araçları kullanmak acı verici olacak… çünkü o zaman misilleme olacak. Henüz o noktada değiliz ve sonunda zengin ülkelerin de sübvanse etmek için vergi mükelleflerinin parası bitecek ve biz de altta yatan sorunu çözememiş olacağız diye endişeleniyorum.”

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA