İsrail ve ABD'deki Siyonist Lobi Tom Barrack'ın Görevden Alınmasını İsterken Trump Yönetiminden Sahiplenme Açıklaması

ABD Başkanı Donald Trump'ın özel elçisi Richard Grenell, Türkiye Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'a yönelik eleştirilerin ardından yaptığı açıklamada, Barrack'ın Trump'ın daha geniş kapsamlı politikasının parçası olarak hareket ettiğini belirterek, "Tom kendisinden isteneni aynen yapıyor." sözleriyle Barrack'a yönelik eleştirilere karşı Trump yönetiminin desteğini ortaya koydu.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

ABD Başkanı Donald Trump'ın özel elçisi Richard Grenell, X'te yaptığı açıklamada Barrack'ın Türkiye'deki çalışmalarının Trump yönetiminin daha geniş politikasının bir parçası olduğunu belirterek, "Türkiye'deki çalışmaları, Başkan Trump'ın Amerikalıları korumaya yönelik daha geniş politikasının bir parçasıdır. Bu, Önce Amerika (America First) politikasıdır." ifadelerini kullandı.

Grenell, Barrack'ın "Donald Trump'a mümkün olduğunca yakın biri olduğunu", başkanla düzenli olarak görüştüğünü ve "kendi başına hareket eden biri olmadığını" söyledi.

Trump yönetiminin Barrack'a yönelik sahiplenme açıklaması, büyükelçinin İsrail'in Suriye'deki eylemleri ve Golan Tepeleri konusundaki değerlendirmelerinin ardından geldi.

Golan Tepeleri açıklaması tartışma yarattı

Barrack, İsrail'in Golan Tepeleri'ni işgal ettiğini söylemesinin ardından eleştirilerin hedefi oldu. 1967'deki Orta Doğu Savaşı sırasında İsrail tarafından ele geçirilen Suriye toprağı olan Golan Tepeleri, İsrail tarafından 1981'de fiilen ilhak edildi. Bu ilhak Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından tanınmıyor.

ABD ise 2019 yılında bu tutumdan ayrılarak, Trump'ın ilk başkanlık döneminde Golan Tepeleri üzerindeki İsrail egemenliğini resmen tanıdı.

Barrack, Associated Press'e yaptığı açıklamada ABD'nin Golan Tepeleri konusundaki politikasında herhangi bir değişiklik olmadığını belirtti. Washington'ın politikasının 2019 yılında Trump tarafından belirlendiğini ve hâlâ geçerli olduğunu ifade etti.

Barrack, daha önce "işgal" kelimesini kullanmasının bölgenin tarihsel statüsünü tanımlamak amacı taşıdığını ve Birleşmiş Milletler'in tutumunu desteklediği anlamına gelmediğini söyledi.

Abu el-Duhur saldırısında istihbarat anlaşmazlığı

Barrack'ın İsrail'le yaşadığı bir diğer anlaşmazlık ise İsrail'in Suriye'nin kuzeyindeki İdlib vilayetinin doğusunda bulunan Abu el-Duhur Askeri Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıyla ilgili açıklamaları oldu.

İsrail savaş uçakları terk edilmiş üsse sekiz saldırı düzenlerken, pist ve hangarın içerisindeki kullanılmayan bir yapı hedef alındı.

İsrailli yetkililer, saldırının arkasındaki istihbaratın Türkiye'nin üsse askeri unsurlar yerleştirmeye hazırlanıyor olabileceğini gösterdiğini söyledi.

Barrack ise İsrail'in saldırıdan önce bu istihbaratı Washington ile paylaştığını ve ABD istihbarat kurumlarının iddiayı incelediğini belirtti.

Barrack, "İstihbarat kurumlarımıza danıştık ve aldığımız yanıt, bu iddianın doğru olmadığı yönündeydi." dedi.

Barrack ayrıca ne Washington'ın ne de Ankara'nın İsrail'in saldırısından önceden haberdar edildiğini söyledi.

İsrail ordusu da Mossad ve Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ofisi arasında üs hakkındaki istihbarat konusunda bir "iletişim hatası" yaşanmış olabileceğini öne sürdü.

Türkiye ise Abu el-Duhur'da herhangi bir askeri varlığının bulunduğunu reddederek Suriye'nin egemenliğini desteklemeye devam edeceğini açıkladı.

Washington ve İsrail arasında Suriye değerlendirmesi

Abu el-Duhur saldırısı, İsrail ile Türkiye arasındaki gerilimi artırırken, Washington ile İsrail'in Türkiye'nin Suriye'deki rolüne ilişkin farklı değerlendirmelere sahip olduğunu da ortaya koydu.

Ankara'nın Şam yönetimiyle daha derin güvenlik iş birliği aradığı bir dönemde yaşanan gelişmelerde Barrack, Suriye'de bölgesel istikrarın sağlanması gerektiğini vurguladı.

İsrail ise kendi güvenliği açısından tehdit olarak gördüğü askeri gelişmeleri sınırlandırmaya çalışıyor.

İsrail'deki tartışmalarda ise Netanyahu'nun bölgesel politikası ve askeri-diplomatik gerilimlerin siyasi sonuçları gündeme geldi. Ynet'te yer alan analizlerde, askeri gerilimin siyasi kazanç sağlamak amacıyla kullanılıp kullanılamayacağı ve Netanyahu'nun uluslararası baskıya direnme tutumunun seçimlerde avantaj sağlayıp sağlayamayacağı değerlendirildi.

Bu ortamda Grenell'in açıklaması, Barrack'a yönelik eleştirilerin ardından Trump yönetiminden gelen en açık kamuoyu desteği örneklerinden biri oldu.

Grenell, yönetimin Barrack'ın yaklaşımından uzaklaşmadığını, büyükelçinin Trump'la düzenli olarak görüştüğünü ve bağımsız hareket etmediğini vurguladı.

Grenell açıklamasını, "Tom kendisinden isteneni aynen yapıyor." sözleriyle noktaladı.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA