İranlı Akademisyen Batı Dünyası ve İsrail’in Gerçek Yüzünü Ortaya Koydu: İsrail Neden İran Üniversitelerini Vuruyor ve ABD Üniversitelerini Susturuyor

Middle East Eye’da yayımlanan yazısında İranlı akademisyen Hamid Dabashi, İsrail’in İran’daki üniversitelere yönelik saldırılarının yalnızca askeri değil, aynı zamanda akademik ve entelektüel bir yıkım hedeflediğini savundu. Dabashi, ABD ve Avrupa’daki üniversitelere yönelik baskıları da bu sürecin “siyasi eşdeğeri” olarak değerlendirdi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Middle East Eye’da yayımlanan yazısında İranlı akademisyen Hamid Dabashi, İsrail’in İran’daki üniversitelere yönelik saldırılarının “epistemicide” yani bilgi ve akademik birikimin yok edilmesi anlamına geldiğini belirterek Batı medyasını ve İsrail’i sert ifadelerle eleştirdi.

Dabashi, The New York Times’ın Şerif Teknoloji Üniversitesi’ne yönelik saldırıyı ele alış biçimini hedef alarak, üniversitelerin bombalanmasının “hükümet yanlısı-hükümet karşıtı” çerçevesine indirgenemeyeceğini söyledi. Dabashi, “İran’da, Filistin’de ya da Lübnan’da bir üniversite kampüsünü bombalamak barbarlıktır” ifadelerini kullandı.

Yazıda, İranlı akademisyenler ve öğrencilere dayandırılan haberlerde yaklaşık 30 üniversitenin saldırıya uğradığının belirtildiği aktarıldı. Dabashi, bu saldırıların “egemenliği ve teknolojik özerkliği yok etmeye yönelik bir girişim” olarak değerlendirildiğini yazdı.

Şerif Teknoloji Üniversitesi’nin Batı Asya’nın önde gelen mühendislik okullarından biri olduğunu hatırlatan Dabashi, Fields Madalyası kazanan ilk İranlı kadın matematikçi Maryam Mirzakhani’nin de bu üniversitenin mezunu olduğunu vurguladı.

Dabashi, İsrail’in yalnızca askeri hedefleri değil, bilimsel ve akademik altyapıyı da yok etmeye çalıştığını savunarak, “Üniversiteler araştırma ve bilimin merkezleridir. Güçlü toplumların bilimsel altyapısını oluştururlar” dedi.

Yazıda, İsrail saldırılarında Şerif Teknoloji Üniversitesi, İsfahan Teknoloji Üniversitesi ve Şehid Beheşti Üniversitesi dahil olmak üzere çok sayıda yükseköğretim kurumunun hedef alındığı belirtildi. Araştırma tesisleri, laboratuvarlar, derslikler, idari binalar ve ibadet alanlarının da saldırılarda zarar gördüğü ifade edildi.

Dabashi, İsrail’in Filistin ve Lübnan’daki üniversitelere yönelik saldırılarını da hatırlatarak, “Çevrelerindeki dünyanın harabeye dönmesini istiyorlar ki kendi garnizon devletleri bölgeyi yıkım yoluyla domine etmeye devam edebilsin” ifadelerini kullandı.

ABD ve Avrupa’daki üniversitelerin de baskı altında olduğunu savunan Dabashi, İsrail yanlısı çevrelerin yıllardır kampüslerde “karalama kampanyaları, yıldırma, fişleme ve susturma girişimleri” yürüttüğünü öne sürdü.

Heritage Foundation tarafından geliştirilen “Project Esther” adlı girişime de değinen Dabashi, bunun Amerikan üniversitelerini “siyasi ve entelektüel olarak bombalama girişimi” olduğunu savundu.

Yazıda, Filistin asıllı Amerikalı akademisyen Edward Said’in Columbia Üniversitesi’ndeki ofisinin kundaklanması da örnek gösterildi.

Dabashi, “ABD ve Avrupa’daki üniversiteleri sansür, yıldırma, susturma ve müfredat kontrolü yoluyla hedef almak, İran ve Filistin üniversitelerini fiziksel olarak bombalamanın siyasi eşdeğeridir” ifadelerini kullandı.

İran üniversitelerinin yalnızca bilim merkezleri değil, aynı zamanda toplumsal muhalefetin ve sivil özgürlük mücadelelerinin de merkezi olduğunu belirten Dabashi, İsrail’in bu nedenle üniversiteleri hedef aldığını savundu.

Yazının sonunda İsrail üniversitelerine yönelik fiziksel saldırıların değil, boykot çağrılarının desteklenmesi gerektiğini belirten Dabashi, “Tek bir tuğlaya, öğrenciye, akademisyene ya da yöneticiye zarar verilmemeli” dedi.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA