Dubai’den Tel Aviv’e sefer yapan Flydubai’nin FZ1073 sefer sayılı (Boeing 737 MAX 8) uçuşunda yaşanan olağandışılıklar, kamuoyunda "Senaryo mu, yoksa kurgulanmış bir olay (false flag) mı?" tartışması yarattı.
Olayın gelişme şekli, barındırdığı figürler (tesisatçı, diş hekimi, pas geçen yedek pilotlar) ve hemen ardından gelen siyasi açıklamalar; gerçekten de modern bir senaryoyu ya da aksiyon filmi kurgusunu andırıyor.
Uçuşa ilişkin ilk haberlerde İsrailli yetkililer, bir uçak kaçırma veya güvenlik ihlali ihtimaline dikkat çektiler. Daha sonra uçağın kaptan pilotunun Rus, yardımcı pilotunun ise Ukrayna vatandaşı olduğu; aralarında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve yardımcı pilotun kaptan pilotu bıçakladığı iddia edildi. İlerleyen saatlerde ise kaptan pilotun Hindistan, yardımcı pilotun ise Umman vatandaşı olduğu açıklandı.
Olayın basına yansıyan şekli birçok soru işaretine yol açtı:
Ummanlı yedek pilot İsrail’e uçabilir mi?
İsrail ile resmi diplomatik ilişkisi ve seyahat izni olmayan Umman vatandaşı bir co-pilotun, İsrail rotasındaki bir uçuşa atanması ve İsrail güvenlik süzgecinden geçebilmiş olması normal değildir. İsrail'e yapılan uçuşlarda güvenlik protokolleri en üst düzeydedir ve İsrail’e uçan yabancı havayollarının pilot listeleri güvenlik protokolleri gereği önceden kontrol edilmektedir. Diplomatik ilişkisi olmayan ya da düşman kabul edilebilecek bir ülkenin (Umman) vatandaşının İsrail rotasına "ikinci pilot" (co-pilot) olarak görevlendirilmesi alışılagelmişin dışındadır.
Uçağa sokulan bıçak
11 Eylül sonrası dünyada ve özellikle İsrail uçuşlarında en üst seviyede uygulanan havalimanı güvenliğine rağmen Ummanlı yardımcı pilotun kokpite kesici/delici bir aleti nasıl soktuğu, olayı resmi olarak soruşturan makamlarca da hâlâ tam olarak açıklanabilmiş değildir.
Ağır yaralı pilotun kokpit kapısını açması
Kokpit kapılarının dışarıdan açılması mümkün değildir. Bıçaklanan ve kan kaybeden kaptan pilotun, ağır yaralıyken ve bilincini kaybetmeden hemen önce kokpit kapısının kilidini açmayı başarması dikkat çekicidir. Olayın senaryo olduğunu iddia edenler, kapının zaten açık tutulduğunu öne sürmektedir.
Sıhhi tesisatçının uçuş kontrolünü ele alması
Uçağın 30.000 feet (yaklaşık 9.000 metre) irtifada seyrederken kokpitteki arbede sırasında hızla dik bir dalışa geçerek kısa sürede 15.000 feete kadar düştüğü esnada İsrailli bir sıhhi tesisatçının uçağı düşüşten çıkarması, ancak filmlerde görülebilecek bir müdahaledir. Hiçbir havacılık eğitimi olmayan İsrailli tesisatçı Yaniv Hayoun; kapısı açılan kokpite girip saldırganı "boğma tutuşu" (chokehold) ile etkisiz hale getirdiğini ve televizyon dizisinde gördüğü gibi lövyeyi geriye çekip düşüşü yavaşlattığını açıklamıştır.
Uçakta tesadüfen bulunan 2 Flydubai pilotunun uçağı devralıp Suudi Arabistan'a indirmesi
Bu kaos anında, tesadüf eseri uçakta görev dışı (pas/deadhead) olarak seyahat eden iki Flydubai pilotu bulunmaktadır. Bu pilotlar uçağı sıhhi tesisatçıdan devralıp Suudi Arabistan'a indirmiştir.
Düşme tehlikesi atlatan uçak yolcularının videolardaki garip sakinliği
Habere ilişkin yayınlanan görüntülerde yolcuların sakinliği dikkat çekicidir. 30.000 feetten dikey olarak hızla 15.000 feete düşen bir uçaktaki yolcuların doğal olarak paniğe ve dehşete kapılmaları gerekirken sergiledikleri sakinlik, koridordaki kan izlerini ve kapıyı videoya çekebilmeleri şüphe uyandırmaktadır.
Netanyahu bu olayı siyasi propagandaya dönüştürdü
Seçime bir aydan az kala gerçekleşen bu olay, Başbakan Netanyahu tarafından seçim propagandasına dönüştürüldü. Sıhhi tesisatçı ve Hintli kaptan pilot kahraman ilan edildi. Ummanlı yardımcı pilot üzerinden ise yine İslami terörizm propagandası tırmandırıldı.
İsrail muhalefet lideri Yair Lapid, Başbakan Netanyahu’yu İsrail'in güvenliği pahasına ucuz siyaset yapmakla suçladı.