Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), Orta Doğu’da jeopolitik tansiyonun düşebileceğine yönelik beklentiler ve küresel piyasalardaki olumlu hava ile 217 baz puana gerileyerek 18 Şubat’tan bu yana en düşük seviyesini indi.
Risk priminin düşüşte, Orta Doğu’da ABD ile İran aralarındaki gerilimin diplomatik yollarla çözülmesine yönelik beklentilerin güçlenmesi ve petrol fiyatlarında yaşanan gerilime sebep oldu.
Orta Doğu’da kalıcı bir barışın sağlanabileceğine yönelik umutlandırıcı gelişmeler, gelişmekte olan ülke risk primlerinde düşüş eğilimini destekledi.
Petrol fiyatlarındaki düşüşün enflasyon endişelerini hafifletmesiyle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi de yaklaşık 7 baz puan gerileyerek yüzde 4,63 seviyesine indi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 1 Mart 2026’da ara verdiği bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasına karar verdi.
Türkiye’nin 2 yıllık tahvil faizi, 2 Temmuz'dan beri ilk kez yüzde 40 seviyesinin altına geriledi.
Küresel piyasalarda risklerin azalması, gelişmekte olan ülkelere yönelik yatırım iştahını artırıyor. CDS düşüşü, uluslararası yatırımcıların Türkiye ekonomisine yönelik algısında olumlu bir değişime yol açıyor. Türkiye’nin borçlarını ödeme kapasitesine ilişkin riskin azalması, finansal piyasalarda daha olumlu bir görünüm oluşturuyor. Bu durum Türkiye’nin risk primine de olumlu yansımış durumda.
CDS Nedir?
Kredi risk primi (Credit Default Swap), bir borçlunun aldığı krediyi ya da çıkardığı tahvili geri ödeyememe riskini ölçen ve bu riski sigortalamak için talep edilen maliyeti ifade eden finansal bir göstergedir.
Bir ülkenin kredi risk primi yükseldiğinde, uluslararası piyasalardan borçlanırken ödemesi gereken faiz artar. Düştüğünde ise faiz ödemeleri azalır. Çünkü yatırımcılar yüksek riski dengelemek için daha yüksek getiri talep ederler.
Diğer İçerikler