Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, coğrafyanın kan gölüne çevrilmek istendiği bu hassas dönemde Türkiye'nin savunma paradigmasının sınır hatlarından ibaret olmadığını ilan etti. "Türkiye’nin güvenliği sadece Hatay’dan değil Halep’ten başlar, Şam’dan başlar, Türkiye’nin güvenliği Beyrut’tan başlar" diyerek stratejik derinlik mesajı veren Erdoğan; Şam ve Beyrut’un İstanbul’un iki öz kardeş şehri olduğunu hatırlattı. Kardeş ülkelerde hiçbir emrivakiye müsamaha göstermeyeceklerini ve Siyonist katliam şebekesi ile tetikçilerinin Türkiye'yi hedef alan güya tehditlerine pabuç bırakmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı, "Arz-ı Mevud hezeyanının nihai hedefinin ne olduğunun gayet iyi farkındayız. Allah’ın izniyle buna asla müsaade etmeyeceğiz" dedi.
Netanyahu ve cinayet şebekesinin yürüttüğü insanlık tarihinin en kanlı soykırımının, uluslararası toplumun ve egemen güçlerin sessizliğinden cesaret alarak şımarıkça genişlediğini ifade eden Erdoğan, "Bugün Gazze’de devam eden soykırımın kanı, buna tepkisiz kalanların eline, yüzüne bulaşmıştır. İran’da, Lübnan’da başlayan, Suriye’yi, Akdeniz’i, Afrika’yı tehdit eden bu saldırganlığın sonuçlarından da yine tepkisiz kalanlar mesul olacaktır. İsrail durdurulmalıdır, bu insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir" çağrısında bulundu.
Doğu Akdeniz’de Sert Uyarı ve Kıbrıs Mesajı
Akdeniz’de ve özellikle Kıbrıs Adası’nda yakılmak istenen fitne ateşine karşı Atina ve Rum kesimine doğrudan mesaj gönderen Erdoğan, ihtirasları cüsselerini aşan bazı ufak tefek yapıların İsrail’in fitne kayığına binerek Siyonizm’in taşeronluğunu üstlendiğini söyledi. Kimsenin bir macera peşinde koşmaması gerektiği uyarısında bulunan Cumhurbaşkanı, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilmesi durumunda Ankara’nın cevabının çok net ve çok sert olacağını vurguladı. Erdoğan ayrıca, gelen bir soru üzerine her yıl olduğu gibi bu yıl da 20 Temmuz’da Kıbrıs’ı ziyaret edeceğini teyit etti.
"Gazi’nin Partisini Pavyon Masalarına Düşürdüler"
Konuşmasında iç siyasete ve "mutlak butlan" kararı sonrası CHP'de patlak veren büyük yönetim krizine de değinen Erdoğan, ana muhalefet partisini çok ağır sözlerle eleştirdi. CHP'nin 38. Kurultayı’na ilişkin rüşvet ve şaibe iddialarını mahkemeye taşıyanların yine bizzat CHP'liler olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partiyi pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir. 'Rüşvet verdim, rüşvet aldım, şu kişiye şu kadar para verdim' diyenler de CHP’lilerdir" dedi.
Siyaset kurumuna ve kamu düzenine zarar vermediği müddetçe ana muhalefet partisinin içindeki bu anaforun kendilerini zerre miskal ilgilendirmediğini söyleyen Erdoğan, "Bu girdabın içerisine sürüklenmek istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz. TBMM’nin terörize edilmesine, Gazi Meclis’in nümayiş arenasına dönüştürülmesine rıza göstermeyiz. CHP’nin genel başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur" ifadelerini kullandı. Ayrıca hafta sonu Gümüşhane, Nevşehir ve Tokat’ta yapılan belde seçimlerinde 6 beldenin 5'ini Cumhur İttifakı'nın kazandığını hatırlatarak, üst perdeden konuşan ana muhalefet aktörlerinin sandık sonuçlarıyla ortalıktan kaybolduğunu ve bu kafayla giderlerse milletten daha çok tokat yiyeceklerini söyledi.
Ankara'daki NATO Zirvesi ve İYİ Parti'den Katılım
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek olan tarihi NATO Liderler Zirvesi’ne ilişkin de önemli bir bilgi paylaştı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara'daki zirveye bizzat katılacağını açıklamasının ittifakın insicamı ve geleceği bakımından son derece kıymetli bir adım olduğunu belirten Erdoğan, Ankara Zirvesi’nin NATO tarihinde küresel bir referans noktası olması için hazırlıkları yoğunlaştırdıklarını kaydetti.
Grup toplantısının sonunda İYİ Parti’den istifa eden İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz AK Parti saflarına katıldı ve rozeti bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından takıldı. Erdoğan konuşmasını Dünya Kupası’nda mücadele edecek olan A Milli Futbol Takımı'na başarılar dileyerek ve LGS sınavına girecek öğrencilere muvaffakiyet temenni ederek sonlandırdı.
Dünya medyası bu açıklamayı Türkiye'nin hedefinde Suriye'den sonra Lübnan var olarak değerlendirdi ve açıklamanın Lübnan Genelkurmay başkanının Pakistan ve Suudi Arabistan ziyaretleri ile eş zamanlı olmasına dikkat çekti.
Diğer İçerikler