Cumhurbaşkanı Erdoğan Net Konuştu: Tek Suriye, Tek Ordu, Tek Bayrak, Süreci Dinamitleyen Altında Kalır

Kabine Toplantısı sonrası konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son anlaşmalarla Suriye halkının önünde yeni bir sayfa açılmıştır. Temennimiz bu yeni sayfanın çatışma ve gerilimle değil, huzurla barışla kalkınma ve refahla doldurulmasıdır. Her kim bunu dinamitlemeye teşebbüs ederse, açık ve net söylüyorum, bunun altında kalacaktır.” dedi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde toplandı.

İslam âleminin Leyle-i Berat'ını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, huzur ve afiyet içerisinde 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif'e erişilmesi temennisinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanlarımızın manevi duygularının ziyadeleştiği, gönüllerimizin iyiliklere ve güzelliklere yöneldiği bu mübarek gün ve gecelerin bizi birbirimize daha sıkı bağlamasını, kardeşliğimizi daha da pekiştirmesini diliyorum." ifadelerini kullandı.

"21. yüzyılın yükselen yıldızı olan Afrika kıtasıyla ilişkilerimiz her alanda güçleniyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27 Ocak'ta dünyanın dört bir yanında üstlendikleri projelerle başarıdan başarıya koşan yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörünün temsilcilerine ödüllerini tevcih ettiklerini hatırlatarak "Dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde 45 Türk firması ile ikinci sırada bulunuyoruz. Küresel ekonomideki olumsuzluklara karşın uluslararası projelerden 20,8 milyar dolar gelir elde eden bu firmalarımızın 8'i ilk 100, 2'si ise ilk 50 arasında yer alıyor. Yüzde 90'ı iktidarlarımız döneminde olmak üzere bugüne kadar 138 farklı ülkede yürütülen 12 bin 816 projeyle 557 milyar doları aşkın iş alan firmalarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum." dedi.

Aynı gün Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ve heyetini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti:

"21. yüzyılın yükselen yıldızı olan Afrika kıtasıyla ilişkilerimiz hamdolsun her alanda güçleniyor. Kıtadaki büyükelçilik sayımızı 44'e çıkardık. Hedefimiz ise 50. Ankara'da 38 Afrika ülkesinin büyükelçiliği faaliyet gösteriyor. Türk yükleniciler Afrika'da toplam değeri 100 milyar doları bulan 2 binden fazla projeyi üstlenmiş durumda. Kıta genelindeki yatırımlarımızın piyasa değeri 15 milyar doları aştı. 2025 yılında kıtayla dış ticaret hacmimiz yüzde 10 artışla 35 milyar dolara yaklaştı. Türk üniversitelerinde kıtanın farklı köşelerinden on binlerce öğrenci eğitim alıyor. Türkiye mezunları, Afrika'nın birçok ülkesinde siyasetten iş dünyasına, akademiden sivil topluma her alanda aktif görevler üstleniyor. Karşılıklı saygı, eşit ortaklık ve kazan kazan temelinde kıtanın tamamıyla olduğu gibi Nijerya'yla da ilişkilerimizi inşallah geliştireceğiz."

Türkiye'nin dış politikasında Türk dünyasının müstesna bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 300 milyon nüfusa, 4,5 milyon kilometrekarelik bir alana ve 2 trilyon dolarlık ekonomik hacme ulaşan Türk dünyasının, çok ciddi bir gücü ve potansiyeli temsil ettiğini dile getirdi. Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında hayata geçirilen projelerle bu devasa potansiyeli en güzel şekilde değerlendirmeye çalıştıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13'üncü zirvesine bu yıl Türkiye'nin ev sahipliği yapacağına dikkati çekti.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in 29 Ocak'taki ziyaretinin bu bakımdan ayrıca anlamlı olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin Dördüncü Toplantısı'nı Mirziyoyev ile gerçekleştirdiklerini ve 10 yeni anlaşma imzaladıklarını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan'la ikili ticaret hacmini son 10 yılda 3 kat artırdıklarını, 5 milyar dolarlık yeni hedefe de yakında ulaşacaklarını kaydetti.

Özbekistan'ın, asrın felaketi olan 6 Şubat depremlerinin yaşandığı günlerde Türkiye'nin yardımına koşan ilk ülkelerden biri olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ'nin Hatay'ın Arsuz ilçesinde inşa ettiği 3 bin 93 konuttan oluşan projede Özbekistan'ın 308 konutun yapımını üstlendiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mirziyoyev ile birlikte bu konutların anahtar teslim törenini ve aynı zamanda Özbekistan'ın yurt dışında inşa edeceği ilk eğitim kurumu olan okulun "taş koyuş merasi"mini icra ettiklerini söyledi.

Suriye'nin 911 kilometre ile Türkiye'nin kara sınırlarının en uzun olduğu komşusu olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'nin, bunun da ötesinde çok köklü dinî, kültürel, tarihî, ticari ve beşerî bağlarla kardeş bir ülke olduğunu söyledi.

"Dicle ve Fırat ne kadar kardeşse, biz de başta Suriye olmak üzere güneydeki komşularımızla işte öyle kardeşiz." ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllardır Türkiye'nin Suriye ile niçin bu kadar yakından ilgilendiğini muhalefet çevrelerinin bir türlü anlayamadığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

" 'Orta Doğu bataklığı' dediler. 'Bize ne Suriye'den' dediler. Suriye ile Türkiye'nin güvenliğinin iç içe geçtiğini görmek, bu gerçeği kabullenmek istemediler. 13,5 yıl boyunca, Suriye'deki gelişmeleri doğru okuyamayanlar, bugün de aynı çizgide politika yapmaya, söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar. Kimin kim olduğunun, bu ülkede ne olup bittiğinin farkında bile değiller. Buna son üç haftada bir kez daha şahitlik ettik. Başta Ana Muhalefet Partisi olmak üzere Suriye'deki hadiselere, ideolojik taasubla bakanlar yine çuvalladı, bu kardeşlik sınavından yine sıfır çekti. Suriye'nin meşru yöneticilerini hedef olarak insanları ayrıştırarak bu mesele üzerinden siyasi prim hesabı yaparak bir kez daha sınıfta kaldılar.

Türkiye, Suriye yönetimi ile yakın iş birliği hâlinde her türlü insani yardımda bulunuyorken gerilimin düşürülmesi, çatışmanın önlenmesi, anlaşmanın sağlanması için elinden geleni yapıyorken 'Kürt düşmanı' gibi son derece çirkin ifadelerle ülkemize iftira attılar. Bir defa şunun bilinmesinde fayda görüyorum. Biz, bölgemizin her karışında barıştan, huzurdan, istikrardan, uzlaşmadan, toplumlar arası kucaklaşmadan yanayız. Sınırlarımızın ötesinde yangın varsa, çatışma, savaş varsa, bizim burada kendimizi güvende hissetmemizin mümkün olmadığını çok iyi biliyoruz. Türkiye olarak komşumuz Suriye'nin bir an önce iç barışını tesis etmesini samimiyetle arzu ediyoruz."

“Suriye'nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden, tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir”

Türkiye'nin yanı başında sürekli istikrarsızlıkla boğuşan değil Arap, Kürt, Türkmen, Nusayri, Hristiyan fark etmeksizin, Suriye halkının tüm kesimlerinin barış, esenlik ve huzur içinde yaşadığı bir komşu görmek istediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün mücadelenin, önce Suriye'de, ardından diğer çatışma bölgelerinde bunun sağlanmasına yönelik olduğunun altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları ifade etti:

"Suriye'de barışa ve istikrara katkı veren Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür. Suriye'nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden, tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir. Suriye hükümeti ile SDG denilen yapı arasında 18 Ocak ve 30 Ocak'ta varılan anlaşmaları bu zaviyeden değerlendiriyoruz. Son anlaşmalarla Suriye halkının önünde yeni bir sayfa açılmıştır. Temennimiz bu yeni sayfanın çatışma ve gerilimle değil, huzurla barışla kalkınma ve refahla doldurulmasıdır. Her kim bunu dinamitlemeye teşebbüs ederse, açık ve net söylüyorum, bunun altında kalacaktır. Bugün veya gelecekte, ne uğruna olursa olsun, terörden medet umanlar, teröre başvuranlar hiçbir şekilde sonuç alamayacaklarını bilmelidir. İpe un serme, ayak direme, oyalama gibi ucuz hesaplara başvurulmadan, anlaşmanın ruhuna uygun bir şekilde hayata geçirilmesini ümit ediyoruz. Türkiye, çatışmaları körükleyen, gerilime yatırım yapan, insan hayatını hiçe sayan, bütün kan tüccarlarının karşısında kararlılıkta duracaktır."

"Dayanışma ruhunun zedelenmesine fırsat vermemeliyiz"

"Şu değişmez gerçeği bir kere daha hatırlatmak istiyorum. Hangi kökenden, mezhepten, inançtan olursak olalım, bizler komşuyuz. Hepimiz asırlardır buradayız. İnşallah kıyamete kadar da burada olacağız." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Başımız dara düştüğünde, yine birbirimizin kapısını çalacağız. Zor günlerimizde başkalarına değil yine birbirimize sığınacağız. Atalarımızın hikmet dolu şu sözü herkese ibret olmalıdır. 'Sel gider, kum kalır.' Evet Suriye'de de toz bulutu dağıldıktan, taşlar yerine oturduktan sonra biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bu iklimin, bu dayanışma ruhunun zedelenmesine fırsat vermemeliyiz. Tüm vatandaşlarımdan, sınırlarımızın ötesindeki tüm kardeşlerimden bu konuda çok dikkatli olmalarını özellikle istirham ediyorum. Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız. Nefreti, öfkeyi, husumeti körükleyenleri aramıza almayacağız. Pusuda bekleyenleri, ellerini ovuşturanları, kardeşliğimizi kundaklamaya çalışan fitne tüccarlarını aramıza almayacağız. Kendi ikbalini Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın, Nusayri'nin izmihlaline bağlayan özellikle o habis odakları aramıza almayacağız. Gerisi Allah'ın izniyle gelecektir. Rabb'im kardeşliğimizi daim ve kaim eylesin."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın, Suudi Arabistan ve Mısır'ı kapsayan iki günlük bir yolculuğa çıkacağını belirterek her iki kardeş ülkede yapacakları görüşmelerde, ikili ilişkilerin yanında, bölgedeki sıcak gelişmeleri de ele alacaklarını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze'nin güvenlik ve inşasında hangi ortak adımları atabiliriz, İran krizinin daha fazla tırmanmaması için neler yapabiliriz, inşallah bunları değerlendireceğiz." dedi.

 

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA