Partisinin grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin dış politikada yalnızca kendi sınırları içerisinde hareket edemeyeceğini, bölgesel gelişmelerde söz sahibi olması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin uluslararası alandaki etkinliğinin önemine değinen Kılıçdaroğlu, bölgesel güç olamayan ülkelerin zamanla etkisizleşeceğini ifade etti.
Mekke Anlaşması kapsamında Yemenli yetkililerle de görüştüğünü aktaran Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bölgeye yönelik yaklaşımının askeri müdahaleden ziyade barış ve istikrarın sağlanmasına dayandığını belirtti. Anlaşma üzerinden yapılan asker gönderme tartışmalarına da tepki gösteren Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bölgesel rolünün doğru anlaşılması gerektiğini dile getirerek şunları söyledi:
"Türkiye kendini sınırlarının içine hapsedemez. Biz bütün bu coğrafyada söz sahibi olmak zorundayız. Bölgesel güç olmazsanız ezilirsiniz, yok olursunuz. Yemen yetkilileriyle de görüştüm, Yemenli bakanla da görüştüm. Onlara da söyledim, ‘Mekke Anlaşması için Türkiye oraya geliyorsa, o bölgede barışı sağlamak için geliyordur, bundan emin olun’ dedim. O bölgede huzuru sağlamak için geliyordur. O nedenle dünyayı bilmeyen, dünyadaki gelişmeleri bilmeyen, yeni dünya düzenini bilmeyen, teknolojideki gelişmelerin yeni dünya düzenini nasıl etkilediğini bilmeyenler kafadan konuşuyorlar. Vay efendim oraya asker gidecek. Hayır. Sözleşmede asker mi var? Hayır. Belli konularda muhalefetimiz var, onu da söyledik, tutanaklara geçirdik ama büyük resmi görmeden, yeni dünya düzenini görmeden, yeni dünya düzeni içinde Türkiye’nin etkili bir devlet olması gerektiğini düşünmeyen bizi anlayamaz."
Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin değişen dünya düzeninde etkin bir konum edinmesi için bölgesel gelişmelerin dışında kalmaması ve barışın tesisinde sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.