Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni kapsayan bölge turunun ardından yaptığı açıklamalarda, İran-ABD-İsrail geriliminin tüm bölgeyi içine çekebilecek tehlikeli bir aşamaya geldiğini belirtti. Fidan, Körfez ülkelerinin mevcut saldırıların devam etmesi halinde askeri karşılık verebileceği uyarısında bulundu.
Körfez ülkeleri süre verdi
Fidan, savaşın süresine ilişkin değerlendirmelerde Körfez ülkelerinin dikkat çekici bir öngörüde bulunduğunu açıkladı. Buna göre bölge ülkeleri, çatışmaların “iki ila üç hafta içinde” sona ermesi gerektiğini düşünüyor.
Ancak Fidan’a göre sürecin en kritik belirleyicisi ABD’nin tutumu olacak. İsrail’in Washington üzerinde etkili olmaya çalışacağını belirten Fidan, kısa sürede ateşkes ihtimalinin bu nedenle zayıflayabileceğine işaret etti.
“Karşı önlem almak zorunda kalabilirler”
Bakan Fidan, Körfez ülkelerinin giderek artan saldırılar karşısında ciddi bir baskı altında olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Biz başından beri uyarıyoruz. Körfez ülkeleri mevcut durumun devam etmesi halinde karşı önlem almak zorunda kalacaklarını söylüyorlar.”
Fidan, son saldırıların bu ihtimali daha da güçlendirdiğini ve bölgesel savaş riskinin arttığını ifade etti.
Bölgesel savaş riski büyüyor
Körfez ülkelerinin, İran’ın kendilerini neden hedef aldığı konusunda soru işaretleri taşıdığını aktaran Fidan, bu ülkelerin savaşın tarafı olmadıklarını açıkça dile getirdiklerini belirtti. Buna rağmen İran’ın yalnızca askeri değil, sivil altyapı ve ekonomik hedefleri de vurduğu yönündeki değerlendirmelerin kaygıları artırdığı ifade edildi.
Fidan, bu gidişatın tüm bölgeyi içine çekecek uzun süreli bir savaşa dönüşmesini istemediklerini vurgulayarak diplomatik girişimlerin hız kesmeden sürdürüleceğini söyledi.
İsrail’e sert eleştiri
Bakan Fidan, savaşın başlangıcına ilişkin net bir tutum ortaya koyarak İsrail’i sorumlu tuttu. İsrail’in savaşı uzatma eğiliminde olduğunu belirten Fidan, “Sorun, savaşı bitirmeye yönelik planlar olmaması değil. Sorun İsrail’in barış istememesi” ifadelerini kullandı.
Ayrıca İsrail’in askeri ve sanayi hedeflerine ulaşmadan çatışmayı sonlandırmayacağı yönünde bir izlenim verdiğini ve suikastların sürdüğünü dile getirdi.
Riyad toplantısı: “Ortak akıl arayışı”
Fidan, 19 Mart’ta Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen toplantının yalnızca İran’ın saldırılarını değerlendirmek amacıyla yapıldığını belirtti. Bölge ülkelerinin tamamının katıldığı toplantının “ortak bir akıl arayışı” niteliği taşıdığı ifade edildi.
Toplantıda hem İran’ın saldırıları hem de İsrail’in bölgedeki rolü gündeme gelirken, Türkiye’nin her iki tarafın da eylemlerine karşı ilkesel bir duruş sergilediği vurgulandı.
Savaş sonrası yeni denge arayışı
Fidan, savaş sonrası dönemde Körfez ülkelerinde önemli değişimlerin yaşanabileceğine dikkat çekti. Bu ülkelerin savunma sanayi alanında yeni arayışlara girebileceğini belirten Fidan, İran ile ilişkilerin ise belirli şartlara bağlı olarak ekonomik iş birliği zeminine kayabileceğini ifade etti.
Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji arzı açısından kritik rolüne de değinen Fidan, Çin, Avrupa Birliği, Japonya, Güney Kore ve Hindistan gibi aktörlerin gelişmeleri yakından takip ettiğini vurguladı.
Türkiye’nin rolü öne çıkıyor
Fidan, Türkiye’nin başından beri dengeli ve ilkesel bir tutum izlediğini belirterek, bu süreçte Ankara’ya duyulan güvenin arttığını ifade etti. Türkiye’nin hem diplomatik hem de askeri kapasitesiyle bölgede önemli bir aktör olmaya devam ettiğini söyledi.
Bakan Fidan ayrıca, Türkiye’nin arabuluculuk rolüne hazır olduğunu ancak tarafların “zafer odaklı” yaklaşımlarının müzakere ihtimalini zorlaştırdığını dile getirdi.
Diğer İçerikler
Basra Körfezi’ni Türkiye Üzerinden Avrupa’ya Bağlayacak Kalkınma Yolu 10 Yılda 55 Mil..
Türkiye’yi Bölgedeki Savaşın İçine Çekmek İsteyenlere Dikkat Çeken Cumhurbaşkanı Erdo..
On Binlerce Kadın ve Çocuk Katleden İsrail’in Bakanı BM Kadın ve Kız Çocuklarına Şidd..