Amerikan medyasının önde gelen yayın organlarından Wall Street Journal, 2026 Mart başında bölgeyi sarsan İran-ABD savaşı (Operation Epic Fury) üzerine yayımladığı analizde, Türkiye’nin artan nüfuzunu Batı çıkarları için "baş ağrısı" olarak nitelendirdi. Star Gazetesi’nin aktardığına göre WSJ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın diplomatik manevralarını ve bölgedeki askeri etkinliğini hedef alarak; Erdoğan’ın kendisini "İslam dünyasının lideri ve modern bir Osmanlı sultanı" olarak konumlandırdığını savundu. Yazıda, Türkiye’nin izlediği bağımsız dış politika çizgisinin NATO müttefikliği ile bağdaşmadığı iddia edilerek, Ankara’nın dizginlenmesi gerektiği mesajı verildi.
Analizin en dikkat çekici bölümlerinden biri, 2003 Irak Savaşı sonrası yaşanan senaryonun bir benzerine dair yapılan uyarıydı. WSJ analistleri, "ABD ve İsrail, Irak’ı işgal ettiğinde oluşan güç boşluğunu İran doldurmuştu. Şimdi biz İran’ın bölgesel tehdidini etkisiz hale getirirken, Ankara’nın bu devasa boşluğa yerleşmesine izin vermemeliyiz" ifadelerini kullandı. Batı’nın asıl korkusunun, İran’ın vekil güçlerinden (Hizbullah, Husiler) kurtulurken, yerine Türkiye’nin "yumuşak güç" ve askeri kapasiteyle hakim olacağı bir Ortadoğu düzeni olduğu bu analizle itiraf edilmiş oldu.
Yazıda ayrıca Türkiye’nin Suriye, Kafkasya, Libya ve Irak’taki kazanımları hatırlatılarak, Ankara’nın sadece bir NATO üyesi değil, kendi ajandası olan bir "bölgesel süper güç" gibi hareket ettiği vurgulandı. Erdoğan’ın saldırılar karşısında hem Batı’yı hem de İran’ın misillemelerini eleştiren dengeleyici dili, WSJ tarafından "stratejik bir tehlike" olarak kodlandı. Gazete, NATO’nun Türkiye ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini savunacak kadar ileri giderek, "İran rejimi çöktükten sonra Türkiye’nin bölgesel rolü ne olmalı?" sorusunu sordu.