Türkiye, uluslararası servet merkezlerinde yaşayan varlıklı yatırımcıları ülkeye çekmek amacıyla kapsamlı vergi teşviklerini devreye sokuyor. Ankara, Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasındaki coğrafi konumunu kullanarak Türkiye’yi Londra, Dubai ve diğer ekonomik merkezlerdeki zenginler için alternatif bir destinasyon haline getirmeyi hedefliyor
Bloomberg’de yer alan habere göre Ankara, geleneksel ve yeni servet merkezlerinde yaşanan istikrarsızlığın Türkiye açısından bir fırsat oluşturduğunu değerlendiriyor. Hükümet, varlıklı yatırımcıların yanı sıra uluslararası yatırımcıları ve finans sektörü yöneticilerini de Türkiye’ye çekmeyi amaçlıyor.
Yurt dışı gelirlerine 20 yıla kadar vergi muafiyeti
Türkiye’nin sunduğu teşvikler arasında düşük miras vergisi ve yurt dışında elde edilen gelirlerin 20 yıla kadar yerel vergiden muaf tutulabilmesi bulunuyor.
Bunun yanı sıra yurt dışında tutulan beyan edilmemiş varlıkların Türkiye’ye getirilmesine yönelik bir af programı da uygulanıyor.
Söz konusu düzenlemeler, İngiltere’de daha önce uygulanan ve varlıklı kişilerin ülke dışındaki gelirleri üzerindeki vergi yükünü önemli ölçüde azaltmalarına imkan sağlayan “non-dom” sistemini hatırlatıyor.
İngiltere’nin bu ayrıcalığı kaldırmasının ardından varlıklı kişilerin ülkeden ayrılması ve onları çekmeye çalışan ülkeler arasındaki rekabetin artması, Türkiye’nin sunduğu teşviklerin önemini artırıyor. İtalya da sabit vergi sistemi aracılığıyla çok sayıda varlıklı aileyi ülkeye çekmiş durumda.
Körfez’deki gelişmeler Türkiye’nin önünü açabilir
Dubai ve Abu Dabi, son yıllarda yatırım bankacıları, fon yöneticileri ve girişimciler için önemli merkezler haline gelirken, ABD ile İran arasındaki savaş ve bölgedeki saldırılar bu merkezlerin güvenli liman imajını olumsuz etkiledi.
Ankara, bu durumdan yararlanarak Türkiye’yi vergi avantajlarının yanı sıra Avrupa’ya yakınlık ve Asya’ya kolay erişim sağlayan bir seçenek olarak öne çıkarıyor.
İstanbul’un uluslararası okulları, üst düzey sağlık hizmetleri, marinaları, Boğaz’daki lüks konutları ile kültürel ve tarihi yapısı da varlıklı yatırımcıları çekmek için kullanılan unsurlar arasında yer alıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da daha önce yaptığı açıklamada, “Türkiye’yi sadece bir yatırım destinasyonu değil, aynı zamanda küresel bir yatırım yönetimi ve sermaye merkezi haline getirmekte kararlıyız” ifadelerini kullanmıştı.
400 bin dolarlık yatırımla Türk vatandaşlığı
Türkiye’nin yatırım yoluyla vatandaşlık programı da varlıklı yatırımcılar için bir başka teşvik olarak öne çıkıyor.
En az 400 bin dolar değerinde gayrimenkul satın alan ve bu yatırımı üç yıl boyunca elinde tutan kişiler Türk vatandaşlığı elde edebiliyor.
2017’den bu yana uygulanan program, başta Rus ve Çin vatandaşları olmak üzere varlıklı yatırımcıların ilgisini çekti. Henley & Partners verilerine göre Hindistan, ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa’dan da Türkiye’ye taşınmaya yönelik ilgi bulunuyor.
Varlıklı Türk diasporası da Ankara’nın hedeflediği kesimler arasında yer alıyor. Almanya’da yaklaşık 3 milyon Türk kökenli kişinin yaşadığı belirtilirken, Londra’da da kalabalık Türk toplulukları bulunuyor.
Türkiye’nin önündeki en büyük sorun güven
Türkiye’nin zenginleri çekme planının önündeki en önemli sorunlardan biri ise ülke ekonomisine ilişkin mevcut algı olarak gösteriliyor.
Yüksek enflasyon, Türk lirasının değer kaybı ve uygulanan para politikaları, bazı varlıklı Türk vatandaşlarının servetlerini yurt dışına taşımasına neden oldu.
Bunun yanı sıra şirketlere yönelik el koyma uygulamalarının genişlemesi, mülkiyet haklarının güvenliği konusunda soru işaretleri oluşturuyor. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından devletin kontrolüne geçen 1.000’den fazla şirket bulunuyor.
2023 yılında açılan İstanbul Finans Merkezi de henüz beklenen sayıda yabancı finans kuruluşunu çekebilmiş değil.
Türkiye’nin coğrafi konumu, altyapısı ve vergi teşvikleri, ülkeyi uluslararası yatırımcılar açısından cazip hale getirmeyi amaçlıyor. Ancak Ankara’nın hedefinin gerçekleşmesi, yabancı yatırımcılara istikrar, güven ve varlıklarının korunacağına ilişkin güvence sunabilmesine bağlı görünüyor.
Diğer İçerikler