MHP Lideri Bahçeli’den Ezberleri Altüst Eden Çıkış: Öcalan’ın Örgüt Üzerindeki Etkinliğini Devam Ettirebileceği Bir Yapı İnşa Edilmeli

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin şiddet sarmalından tamamen kurtulması hedefiyle ezber bozan tarihi bir eylem planı açıkladı. Bahçeli, yasa dışı yapının tam anlamıyla dağılmasını sağlamak ve kontrolü elden kaçırmamak adına, İmralı’daki hapis cezası aynen devam etmek kaydıyla Abdullah Öcalan’ın yönlendirici gücünden yararlanılacak özel bir mekanizma kurulmasını önerdi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

MHP Lideri Devlet Bahçeli, ülkenin terör belasından kökten temizlenmesi vizyonu doğrultusunda çarpıcı ve yenilikçi bir strateji belgesi sundu. Süreçte yaşanan iletişim kopukluklarını gidermek ve kalıcı sonuca ulaşmak için yeni bir yol haritasına ihtiyaç duyulduğunu belirten Bahçeli, örgütün kurumsal olarak kendisini lağvetme iradesinin sahada eksiksiz uygulanması gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda Bahçeli, "Öcalan'ın mahkumiyet hali saklı kalmak üzere bir sosyal statüyle teçhiz edilmesi, münfesih PKK ve bileşenlerinin örgütsel faaliyetlerinin yahut silah bırakmalarının daha sağlıklı şekilde yürütülmesini mümkün kılacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Sürecin çok başlı ve dağınık yapılar üzerinden idare edilmesinin provokasyonlara, dış müdahalelere ve iç çatışmalara kapı aralayacağını ifade eden MHP Lideri, tek merkezli ve hızlı işleyen bir karar mekanizmasının şart olduğunu savundu. Silahlı yapıların tasfiyesinde kurucu figürlerin taşıdığı sembolik öneme dikkat çeken Bahçeli, belirsizlikleri ortadan kaldırmak için muhatabın netleşmesi gerektiğini söyledi. Bahçeli, tek sesliliğin önemini aktarırken, "Terör örgütlerinin tasfiye süreçlerinde liderlik mekanizmasındaki çok seslilik, örgütün tasfiyesi sonrası başka liderliklerin doğmasına ve örgütün başka isimlerle yeniden organize olmasına sebebiyet verebilir. Bu bağlamda terörün tasfiye süreçlerinde muhatabın açık ve net bir şekilde ortaya konulması elzemdir" uyarısını yaptı.

MHP Lideri, bu risklerin önüne geçmek amacıyla "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" adını verdiği fiili bir toplumsal mekanizmanın kurulmasını teklif etti. Bu yeni modelin sınırlarını ve meşru çerçevesini son derece keskin hatlarla çizen Bahçeli, teklifinin etnik bir temsil veya siyasi bir ayrıcalık taşımadığını şu sözlerle ilan etti: "Bu statü örgütün feshiyle örgütün bütün türevleri ve unsurlarıyla katî suretle tasfiye edilmesine matuf bir tanımlamadır. Koordinatörlük PKK terör örgütünün bütün uzantıları, örgüt yöneticileri ve militanlarının mutlak bir şekilde silah bırakmasını ve tasfiyesini koordine etmek, yürüyen barış sürecini örgütsel yönüyle sekteye uğratılmasını önlemek, silah yerine siyaset tercihine uygun meşru yönlendirmeler yapmak amacına matuf olarak tasavvur edilmiştir."

Uluslararası örneklere de değinen Bahçeli, İrlanda’daki IRA tecrübesine atıfta bulunarak, örgüt içindeki olası çatlakların ve "Real IRA" benzeri yeni radikal kolları doğuracak ayrışmaların bu koordinatörlük sayesinde engellenebileceğini aktardı. Öcalan’a cezaevinde sağlanacak lojistik ve iletişim imkanlarıyla, silah bırakma sürecinde sahadan gelebilecek dirençlerin ve gecikmelerin önüne geçilebileceğini söyledi. Bahçeli, buradaki siyasallaşma hedefinin, bireylerin kişisel olarak parlatılması değil, siyasi uzantıların tüm Türkiye'yi kucaklayacak bir çizgiye gelmesi olduğunu şu ifadelerle özetledi: "Bahsi geçen statü içerisinde siyasallaşma kavramıyla ifade edilen gerçekliğin, Öcalan’ın ya da herhangi bir örgüt mensubunun siyasal figürleşmesi değil siyasal karşılıklarının Türkiyelileşmesidir."

Devlet cephesinde ise sürecin takibi için Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bakanlıklar ve MİT'ten oluşan "Tasfiye ve Düzenleme Sürecini Yönlendirme ve Milli Birlik Komisyonu" ile buna bağlı bir koordinasyon merkezinin kurulmasını öneren Bahçeli, bu hamlenin bir taviz olmadığının altını çizdi. "Terörsüz Türkiye" idealinin Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerinin kilit anahtarı olduğunu hatırlatan MHP Lideri, yürütülen politikanın kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, "Terörsüz Türkiye taviz ve teslimiyet, terörle pazarlık değil, terör örgütlerinin yeşereceği alan da bırakmamaktır. Zira tam demokrasi ancak böyle bir zihinsel ve sosyal iklimde istendiği gibi gelişebilecektir" diyerek sözlerini tamamladı.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA