Türk siyasi tarihi, ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi'nde yaşanan tarihi bir güç savaşına ve kolluk müdahalesine sahne oldu. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin, Özgür Özel'in genel başkan seçildiği 38. Olağan Kurultay hakkında "mutlak butlan" (hukuken hiç yapılmamış sayılma) kararı vermesi ve Kemal Kılıçdaroğlu’nu yeniden genel başkanlık koltuğuna iade etmesinin ardından başlayan yönetim krizi, 24 Mayıs Pazar günü kanun dışı bir direnişe ve ardından gelen polis operasyonuna dönüştü. Ankara Valiliği’nin, Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik’in "mahkeme kararının uygulanması ve binanın teslim edilmesi" yönündeki resmi başvurusu üzerine Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne tahliye talimatı vermesiyle, CHP Genel Merkezi çevresinde adeta sıkıyönetim ilan edildi.
Sabahın erken saatlerinden itibaren genel merkez binası polis bariyerleriyle tamamen kapatılırken, Kılıçdaroğlu'nu destekleyen partililer ile içeride barikat kuran Özgür Özel taraftarları arasında arbede çıktı. Bina önünde toplanan bazı partililerin, içeri girmek isteyen Kılıçdaroğlu destekçilerine taş ve su şişeleri fırlattığı görüldü. Genel merkezin tüm giriş ve çıkışları, İYİ Parti'den istifa ederek CHP'ye geçen Ankara Milletvekili Adnan Beker'in görsellerinin yer aldığı dev seçim otobüsleri ve parti araçlarıyla kapatılarak polisin içeri girmesi engellenmeye çalışıldı. Emniyetin talebi üzerine bölgeye gelen çekicilerle araçlar tek tek kaldırılırken, bahçede toplanan kitle "Kayyumlar gidecek, biz kalacağız" sloganları attı.
Bina içinde ise adeta bir gerilla savunması hazırlığı yapıldığı ortaya çıktı. Parti kaynaklarından sızan bilgilere göre, asansörler Özgür Özel'in bulunduğu 12. katta kilitlendi, katlar arasındaki merdivenlere ise çevik kuvvet polislerinin tırmanmasını zorlaştırmak amacıyla litrelerce sıvı sabun döküldü. Bina giriş kapısının arkasına masa ve sandalyelerle dev barikatlar kurulurken, Özgür Özel yayımladığı video mesajda, "Eğer bizi buradan söküp atarlarsa, iktidar yürüyüşümüzü meydanlarda sürdüreceğiz. Bu binayı ele geçirmek istiyorlar. Buradan çıkmayacağız" diyerek açıkça adli karara direneceğini ilan etti.
Müzakerelerin tıkanması ve CHP'li yöneticilerin İçişleri Bakanlığı ile yürüttüğü temaslardan sonuç alınamaması üzerine çevik kuvvet ekipleri otopark girişindeki zincirleri kırarak binaya operasyon başlattı. Basın mensuplarının dışarı çıkarıldığı ve elektriklerin kesildiği o anlarda, bina içindeki partililer polise karşı yangın tüplerini püskürterek koridorları gaza boğdu. Görüş mesafesinin sıfıra indiği gaz bulutunun arkasına saklanan eylemciler; koridorlardaki ağır mobilyaları, ofis malzemelerini ve ellerine geçirdikleri sert yabancı maddeleri pencerelerden ve merdiven boşluklarından polis ekiplerinin üzerine fırlattı. Ağır tahribatın yaşandığı binada camlar kırılırken koridorlar adeta savaş alanına döndü. Bu sırada bina girişinde operasyonu yöneten polis amirlerinin üzerine yürüyen CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, fiziki müdahalede bulunarak, "O biber gazı çıkacak! Burası terör örgütü yuvası mı? Burası parti parti! Demokrasinin içine s......!" diyerek emniyet güçlerine ağır hakaretlerde bulundu ve meydan okudu.
Polis müdahalesi 12. kata ulaştığında, kendisine resmi tahliye emrini içeren yasal tebligatı ulaştıran görevlilere tepki gösteren Özgür Özel, evrakı kameralar önünde yırtarak, "Bunun için yıktılar baba ocağını" dedi ve binayı terk etmek zorunda kaldı. Genel merkezden ayrılan Özel ve beraberindeki milletvekilleri, TBMM’ye doğru yaklaşık 7 kilometrelik bir protesto yürüyüşü başlattı. Yürüyüş güzergahında polis barikatı ve TOMA'larla karşılaşan Özel, bir TOMA aracının üzerine çıkarak emniyet müdürleriyle müzakere etti ve açılan koridordan Meclis’e ulaştı. Meclis önündeki Milli Egemenlik Parkı’nda bir otobüsün üzerinden kalabalığa seslenen Özel, "Bundan sonraki genel merkezimiz TBMM’dir. Parti işgalden kurtulana kadar genel merkezimiz TBMM’dir" ifadelerini kullandı. Gazetecilerin kurultay sürecine dair sorularını yanıtlayan Özel, tüzükten doğan tüm yetkileri kullanarak Parti Meclisi'ni olağanüstü toplayacaklarını söyledi. Özel, Meclis’teki makam odasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı da kabul ederek basına kapalı strateji toplantısı gerçekleştirdi.
Yürüyüş esnasında basına yönelik çirkin bir saldırı da kayıtlara geçti. Özgür Özel, kendisine soru sormaya çalışan CNN TÜRK Muhabiri Murat Bekmezci’ye, "KJ'de adımın altına ne yazıyorsun CNN TÜRK" diyerek tepki gösterdi. Bu sözlerin ardından Özel'in korumaları gazeteciyi darp ederek elinden mikrofonu alırken, CHP'li Ali Mahir Başarır da muhabire fiili saldırıda bulundu. Yaşadığı dehşeti anlatan Bekmezci, "Sadece soru soruyordum. Önce korumalar beni çekti, ardından Ali Mahir Başarır'ın saldırısına uğradım. Arkaya çekildiğim sırada sol kulağıma tokat atıldı" diyerek maruz kaldığı şiddeti gözler önüne serdi.
Yaşanan feci olayların ardından bir açıklama yapan Kemal Kılıçdaroğlu, tüm partililere ve kamu görevlilerine "mahkeme kararının gereklerine eksiksiz uyulması" çağrısında bulunarak, "Talimatlara aykırı hareket edenlerle ilgili gerekli tedbirler alınacaktır" uyarısını yaptı. Çevik kuvvetin tahliye işlemini tamamlamasının ardından CHP Genel Merkez binasının kontrolü tamamen Kılıçdaroğlu cephesine geçti. Binaya giren Kılıçdaroğlu'na yakın kurmaylar, Özgür Özel'in pencerelere astırdığı "Mücadeleye devam" yazılı dev pankartları indirerek idari ve hukuki yeniden yapılanma çalışmalarını başlattı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise genel merkezde ve yürüyüş güzergahında kolluk kuvvetlerine saldıran, taşkınlık çıkaran kişiler hakkında "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet" ve "Görevli Memura Direnme" suçlarından geniş kapsamlı soruşturma başlattı.