Bakanlığın Albayrak Medya iş birliğiyle düzenlediği dev organizasyonda konuşan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, çocuk sahibi olma eğilimindeki azalışa yönelik küresel bir paradoksa dikkat çekti. Nüfus dinamiklerinde sadece ekonominin belirleyici olmadığını ifade eden Göktaş, küresel verileri işaret ederek şu analizi paylaştı:
"Mesele sadece ekonomik değil. Öyle olsaydı refah seviyesi çok yüksek olan ülkelerde doğurganlık krizi yaşanmazdı. Oysa bakıyoruz, refah seviyesi arttıkça doğurganlık hızı çok hızlı bir şekilde düşüyor. Bunu bütün dünya rakamları benzer şekilde gösteriyor."
Dijital Çağ ve Algoritmaların Kıskacındaki Aile Yapısı
Doğurganlık oranlarını derinden sarsan ikinci ana unsurun sosyal ve kültürel faktörler olduğunu belirten Bakan Göktaş, dijital çağın bireysel tercihler üzerindeki manipülatif gücüne değindi. Yeni nesil iletişim araçlarının aile vizyonunu zedelediğini aktaran Göktaş, bireylerin gün içinde tükettiği dijital içeriklerin evlilik ve aile kurma kararlarını doğrudan etkilediğini söyledi. Sosyal medya algoritmalarının ise kişilere sürekli olarak tekil ve belirli bir yaşam tarzını yansıttığını belirten Göktaş, bu durumun aile yapısı ile çocuk sahibi olma konusundaki algıları kökten değiştirebildiğini dile getirdi.
Evlilik Yaşının Gecikme Nedenleri: Kadınlarda Kariyer, Erkeklerde Ekonomik Kaygı
Şehirleşme ve teknolojik dönüşümün aile hayatını doğrudan etkilediğini belirten Bakan Göktaş, evlilik yaşının ileriye taşınmasında kadınlar ve erkekler açısından farklılaşan dinamiklere işaret etti. Kadınlarda yükselen eğitim seviyesi ve uzun vadeli kariyer hedeflerinin evlilik ile çocuk planlarını ileriye taşıdığını kaydeden Göktaş, erkeklerde ise ekonomik kaygıların ve gelecek tasavvurunun evlilik kararları üzerinde baskılayıcı ve belirleyici bir unsur olarak öne çıktığını vurguladı.
"Gençlerimiz Hâlâ Evlenmek İstiyor, Önlerindeki Engelleri Kaldırmalıyız"
Mevcut tüm dezenformasyona ve yapısal değişimlere rağmen genç neslin aile kurumuna olan inancını kaybetmediğini müjdeleyen Bakan Göktaş, devletin bu noktada kolaylaştırıcı bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı:
"Gençlerimiz hâlâ evlenmek istiyor. Ancak bu süreçte onları farklı şekillerde desteklememiz gerekiyor. Önlerindeki engelleri kaldırmalı ve daha güçlü destek mekanizmaları oluşturmalıyız."
Çözüm Reçetesi: İş, Aile ve Yaşam Dengesi
Demografik tehditlere karşı palyatif çözümler yerine köklü reformlar peşinde olduklarını ifade eden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı, "Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyonu"nun bu bütüncül strateji üzerine inşa edildiğini hatırlattı. Sorunun çözümünde maddi teşviklerin tek başına yeterli olmayacağını belirten Göktaş; makro aile politikaları, erişilebilir ve nitelikli çocuk bakım hizmetleri ile çalışan ebeveynlerin hayatını kolaylaştıracak "iş-aile-yaşam dengesi" mekanizmalarının hayata geçirilmesinin hayati birer hamle olduğunu sözlerine ekledi.
Diğer İçerikler