Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) tarafından yayımlanan 2025 raporu, dünya genelindeki askeri harcamaların durdurulamaz bir yükselişe geçtiğini ortaya koyuyor. Son verilere göre savunma harcamaları bir önceki yıla oranla yüzde 2,9 artış göstererek 2 trilyon 887 milyar dolara ulaştı. Küresel ekonominin yüzde 2,5’inin silahlara ve savunmaya ayrıldığı bu dönemde, askeri bütçeler son 11 yıldır aralıksız artmaya devam ediyor. Bu tablo, dünya genelinde kişi başına düşen savunma payının 352 dolara çıkmasıyla sonuçlanırken, toplam harcamaların büyük bir kısmının sadece 15 ülke tarafından yapılması dikkat çekiyor.
Amerika Birleşik Devletleri, 954 milyar dolarlık bütçesiyle listenin ilk sırasındaki yerini korurken, küresel harcamaların üçte birini tek başına gerçekleştirdi. Ancak ABD’nin harcamalarında, özellikle Ukrayna ve İsrail’e yapılan dış yardımların azalması nedeniyle bir önceki yıla göre küçük bir düşüş yaşandı.
Washington yönetimi bu süreçte daha çok nükleer silahların yenilenmesine ve Asya-Pasifik bölgesinde Çin’in etkisini kırmak için ileri teknoloji silahlara odaklandı. ABD’nin ardından ikinci sırada gelen Çin ise 336 milyar dolarlık harcamasıyla 31 yıldır sürdürdüğü artış trendini bozmadı. Pekin yönetimi, 2035 yılına kadar ordusunu tamamen modernize etme hedefi doğrultusunda altıncı nesil savaş uçakları ve stratejik bombardıman uçakları gibi yüksek teknolojili projelere büyük yatırımlar yapıyor.
Listenin üçüncü sırasındaki Rusya, 190 milyar dolarlık savunma bütçesiyle dikkat çekerken, askeri harcamaların ülke ekonomisi üzerindeki yükü ağırlaşmaya devam ediyor. Ukrayna’daki çatışmaların uzun süreli bir yıpratma savaşına dönüşmesiyle birlikte Moskova, operasyonel maliyetleri düşürmek adına daha ucuz sistemlere ve insansız hava araçlarına yöneldi.
Avrupa tarafında ise en büyük sıçramayı Almanya gerçekleştirdi. Savunma bütçesini yüzde 24 artıran Almanya, Soğuk Savaş’tan bu yana ilk kez bütçesinin yüzde 2’den fazlasını askeri harcamalara ayırdı. Hindistan da bölgedeki gerginliklerin etkisiyle havacılık yatırımlarını hızlandırarak harcamalarını 92 milyar dolar seviyesine çıkardı.
NATO üyesi ülkelerin toplam harcamaları ise 1,5 trilyon doları aşarak küresel toplamın yarısından fazlasını oluşturdu. İttifak üyelerinin gelecek on yıl içinde savunma bütçelerini daha da artırma hedefleri bulunurken, harcama kalemlerinin sınıflandırılması konusunda bazı tartışmalar yaşanıyor.
Rapora göre, bazı ülkeler askeri olmayan sivil projeleri savunma bütçesine dahil ederek hedeflere ulaşmaya çalışıyor; örneğin İtalya’nın dev bir köprü projesini askeri harcama olarak gösterme girişimi bu durumun en somut örneği olarak öne çıkıyor. Sonuç olarak, bölgesel çatışmalar ve büyük güçler arasındaki rekabet, dünyayı her geçen gün daha fazla silahlanan bir yer haline getiriyor.
Diğer İçerikler