ASELSAN mühendisleri tarafından kaleme alınan “Stratejik Bakış” serisinin yeni çalışmasında “Güdüm Sistemleri” ele alınarak modern savaşların geçirdiği dönüşüm ve geleceğin muharebe sahasında öne çıkacak teknolojiler değerlendirildi.
Çalışmaya göre savaş doktrinlerinde köklü bir paradigma değişimi yaşanıyor. Geleneksel savaş anlayışında platformların üstünlüğü ön plana çıkarken, yeni dönemde ağ ve veri üstünlüğü belirleyici unsurlar arasına giriyor.
Merkezi komuta yapılarının yerini daha esnek ve sahadaki inisiyatifi güçlendiren dağıtık komuta anlayışının almaya başladığı belirtilirken, insan yoğun operasyonların da insan, yapay zekâ ve otonom sistemlerin birlikte görev yaptığı hibrit yapılara dönüşeceği ifade edildi.
Yapay Zekâ ve Otonom Sistemler Savaş Alanına Giriyor
ASELSAN mühendislerinin değerlendirmesine göre geleceğin savaşlarında yalnızca fiziksel tahribata dayanan klasik yaklaşım yeterli olmayacak.
Düşmanın etkisizleştirilmesi, körleştirilmesi veya sistemlerinin işlevsiz hale getirilmesi gibi etki temelli yaklaşımlar daha fazla önem kazanacak. Kinetik kabiliyetlerin elektronik harp ve siber operasyonlarla birlikte kullanıldığı çok boyutlu harekât anlayışı da modern savaş ortamının temel unsurlarından biri olacak.
Tek Bir Ürün Değil, Entegre Sistemler Öne Çıkıyor
Çalışmada geleceğin savunma sanayisinde tekil ürün geliştirme yaklaşımının yeterli olmayacağına dikkat çekildi.
Bunun yerine belirli bir harekât konsepti içerisinde çalışan, farklı sistemlerle bütünleşebilen ve kolay üretilip hızlı biçimde tedarik edilebilen entegre çözümlerin geliştirilmesinin stratejik önem taşıdığı belirtildi.
Farklı Hedeflere Farklı Güdüm Sistemleri
ASELSAN, modern harp sahasındaki tehditleri ve karşı tedbirleri dikkate alarak farklı hedeflere yönelik çeşitli güdüm çözümleri geliştiriyor.
Serbest süzülme ve entegre itki sistemleri sayesinde mühimmatların uzun mesafelere otonom biçimde ulaşabilmesi hedeflenirken, farklı arayıcı başlık teknolojileriyle karmaşık harp ortamlarında yüksek isabet oranı ve karşı tedbirlere direnç sağlanması amaçlanıyor.
Lazer Güdüm Kiti (LGK) ile Hassas Güdüm Kiti GÖZDE, sabit ve hareketli hedeflere karşı hassas angajman imkânı sağlıyor. TOLUN IIR ise kızılötesi arayıcı başlığı sayesinde düşük yanal hasar gerektiren stratejik hedeflere karşı gece ve gündüz görev yapabilecek şekilde geliştiriliyor.
TOLUN Ailesine Sürü ve Çoklu Hedef Kabiliyeti
Geleceğin muharebe konseptlerine yönelik dikkat çeken çalışmalardan biri de sürü kabiliyeti.
ASELSAN’ın yaklaşımında birden fazla mühimmatın koordineli biçimde hareket etmesi ve aynı anda farklı hedeflere angaje olabilmesi amaçlanıyor.
SADAK 4T akıllı salan sistemi sayesinde hava araçlarında sekiz adede kadar TOLUN taşınabiliyor ve birden fazla hedefe eş zamanlı angajman gerçekleştirilebiliyor.
Güçlendirilmiş beton yapılar ve sığınaklar için delici harp başlığına sahip TOLUN P geliştirilirken, TOLUN F parçacık etkili harp başlığı ve yaklaşım sensörüyle farklı stratejik hedeflere yönelik çözüm sunuyor.
TOLUN EW ise karıştırma, aldatma ve bastırma kabiliyetleriyle elektronik harp görevlerinde ve hava savunma sistemlerine karşı etkinliği artırmayı amaçlıyor.
TOLUN L ile Hareketli Hedeflere Hassas Angajman
Tümleşik ANS/KKS ve lazer arayıcı başlıkla güdümlenen 250 libre sınıfındaki TOLUN L de ASELSAN’ın geliştirdiği çözümler arasında yer alıyor.
Parçacık etkili harp başlığına sahip sistem, hava araçlarından kullanıldığında açılır kanat yapısı ve lazer arayıcı başlığı sayesinde kritik hareketli veya sabit hedeflere hassas angajman sağlamak ve yanal hasarı azaltmak üzere tasarlandı.
Daha Az Mühimmatla Aynı Etki
ASELSAN mühendislerinin çalışmasında üzerinde durulan bir diğer konu ise yüksek hassasiyet sayesinde daha az mühimmat kullanarak aynı operasyonel etkinin elde edilebilmesi oldu.
Bu yaklaşımın mühimmat maliyetlerini azaltmasının yanı sıra lojistik yükü hafifletmesi ve uzun süreli operasyonların sürdürülebilirliğini artırması bekleniyor.
Güdüm sistemlerinin gelişmesiyle hassasiyetin artık yalnızca uçağın veya fırlatma platformunun sahip olduğu bir özellik olmaktan çıktığı, doğrudan mühimmatın kendi kabiliyeti haline geldiği vurgulandı.
Platformdan Bağımsız Güdüm Teknolojisi
ASELSAN’ın değerlendirmesine göre platformdan bağımsızlık, yeni nesil güdüm teknolojilerinin en kritik özelliklerinden biri olacak.
Aynı güdüm kitinin farklı hava platformlarına veya kara konuşlu lançer sistemlerine entegre edilebilmesi, silahlı kuvvetlere operasyonel esneklik sağlıyor. Böylece mevcut platformların daha etkin kullanılması ve farklı sistemler arasında standartlaşmanın artırılması mümkün hale geliyor.
Geleceğin Savaşlarında Ağ ve Veri Üstünlüğü Belirleyici Olacak
ASELSAN mühendislerinin “Stratejik Bakış” çalışmasına göre geleceğin muharebe ortamında başarı yalnızca daha gelişmiş uçaklara, tanklara veya diğer platformlara sahip olmakla belirlenmeyecek.
Ağ ve veri üstünlüğü, yapay zekâ destekli karar mekanizmaları, otonom sistemler, sürü kabiliyeti, elektronik harp, siber operasyonlar ve hassas güdüm teknolojilerinin birbiriyle entegre edilmesi giderek daha fazla önem kazanacak.