Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan-Mısır Arasında Kurulmakta Olan Askeri İttifak, İsrail ve Bazı Bölge Ülkelerinin Uykularını Kaçırıyor

Middle East Eye'da yayımlanan analize göre Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan arasında gelişen stratejik yakınlaşma, bölgede yeni bir askeri ve güvenlik ittifakının temellerini atarken, bu oluşumun İsrail başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde ciddi endişe yarattığı belirtiliyor.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonlarının ardından Orta Doğu'da yeni jeopolitik dengelerin oluştuğuna yönelik değerlendirmeler artıyor. Middle East Eye'da yayımlanan analizde, savaşın yalnızca İran-İsrail rekabetini değil, bölgedeki güvenlik mimarisini de köklü biçimde değiştirdiği ifade edildi.

Analizde, Washington'ın uzun yıllardır Körfez ülkelerine sunduğu güvenlik garantilerinin ciddi şekilde sorgulanmaya başlandığı ve bunun sonucunda bölge ülkelerinin kendi güvenliklerini sağlayacak yeni iş birliklerine yöneldiği belirtildi.

Dört ülke arasında stratejik yakınlaşma

Haberde, Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan arasında son dönemde hız kazanan diplomatik ve askeri temasların dikkat çektiği vurgulandı.

Analize göre oluşabilecek yeni güvenlik yapılanmasında;

  • Suudi Arabistan finansal kaynakları,
  • Türkiye gelişmiş savunma sanayisi ve askeri teknolojisi,
  • Mısır coğrafi konumu ve güçlü ordusu,
  • Pakistan ise askeri kapasitesi, siyasi ağırlığı ve nükleer caydırıcılığıyla öne çıkıyor.

Bu dört ülkenin sahip olduğu farklı stratejik avantajların birbirini tamamlayabilecek nitelikte olduğu değerlendirmesi yapıldı.

Türkiye savunma sanayisiyle öne çıkıyor

Analizde Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisinde kaydettiği ilerlemeye özel vurgu yapıldı.

İnsansız hava araçları, füze sistemleri, elektronik harp teknolojileri ve yerli savunma projeleri sayesinde Ankara'nın olası bölgesel güvenlik mimarisinin merkez aktörlerinden biri haline geldiği ifade edildi.

Türkiye'nin sadece askeri üretim kapasitesiyle değil, bölgesel diplomatik etkisiyle de yeni oluşumda belirleyici rol oynayabileceği kaydedildi.

ABD'nin güvenlik modeli sorgulanıyor

Middle East Eye analizinde, İran'a yönelik savaşın ortaya çıkardığı en önemli sonuçlardan birinin ABD'nin Körfez güvenliğini tek başına garanti edemeyeceğinin anlaşılması olduğu belirtildi.

Washington'ın yıllardır bölgedeki askeri üsler, füze savunma sistemleri ve güvenlik ağları üzerinden oluşturduğu caydırıcılık mekanizmasının mevcut kriz karşısında beklenen etkiyi gösteremediği değerlendirmesi yapıldı.

Bu nedenle bölge ülkelerinin kendi güvenlik mimarilerini oluşturacak yeni ortaklıklar arayışına hız verdiği ifade edildi.

İsrail ve bazı ülkelerde endişe

Haberde, Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan arasında şekillenebilecek olası askeri ve stratejik iş birliğinin özellikle İsrail'in yanı sıra Hindistan, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından yakından takip edildiği belirtildi.

Analizde, Orta Doğu'nun artık eski güvenlik düzenine bağlı kalmak istemediği, bölgesel güçlerin kendi öncelikleri doğrultusunda yeni ittifaklar oluşturmaya yöneldiği değerlendirmesine yer verildi.

Son yıllarda Ankara ile Riyad ve Kahire arasında normalleşen ilişkilerin savunma, ekonomi ve diplomasi alanlarında önemli anlaşmalarla güçlendiğine dikkat çekilen analizde, bu sürecin önümüzdeki dönemde bölgesel güvenlik dengelerini yeniden şekillendirebileceği ifade edildi.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA