Ortadoğu uzmanı Howard Eissenstat, İsrail ile İran arasında son dönemde yaşanan gerilimin ardından bölgesel dengelere ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Middle East Institute için kaleme aldığı analizde Eissenstat, İsrail’in önümüzdeki süreçte Türkiye ile daha belirgin bir stratejik rekabet içine girebileceğini savundu.
Eissenstat’a göre İran’ın bölgesel etkisinin zayıflaması veya gerilemesi halinde Ortadoğu’daki güç dengeleri yeniden şekillenecek ve bu durum Türkiye ile İsrail’i bazı alanlarda doğrudan rakip konuma getirebilecek. Uzman isim, özellikle Suriye, Doğu Akdeniz ve bölgesel nüfuz alanları gibi başlıklarda iki ülkenin çıkarlarının zaman zaman çatışabileceğini belirtti.
Analizde Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayii, diplomatik girişimleri ve bölgesel etkinliği sayesinde Ortadoğu’da önemli bir aktör haline geldiği vurgulandı. Eissenstat, Ankara’nın artan etkisinin İsrail tarafından yakından takip edildiğini ifade ederek, iki ülkenin aynı coğrafi alanlarda nüfuz mücadelesi yürütmesinin gerilim riskini artırabileceğini kaydetti.
Türkiye ile İsrail arasında doğrudan bir askeri çatışmanın kaçınılmaz olduğu yönünde bir değerlendirmede bulunmadı. Ancak taraflar arasındaki stratejik rekabetin bölgesel gelişmeler doğrultusunda daha görünür hale gelebileceğini ve diplomatik ilişkiler üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtti.
Son yıllarda iki ülke arasında zaman zaman diplomatik normalleşme adımları atılmış olsa da, Gazze savaşı, Filistin meselesi ve Suriye’deki gelişmeler Ankara ile Tel Aviv arasındaki görüş ayrılıklarının devam etmesine neden oluyor. Bölgedeki güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye ve İsrail arasındaki ilişkilerin seyri Ortadoğu’daki güç dengeleri açısından önem taşımaya devam edecek.
Howard Eissenstat’ın değerlendirmeleri, İran merkezli güvenlik tartışmalarının ötesinde Türkiye’nin bölgesel rolüne ilişkin uluslararası analizlerde Ankara’nın giderek daha fazla ön plana çıktığını ortaya koyan yorumlar arasında yer aldı.
Diğer İçerikler