İsrail/Yedioth Ahranoth: Türkiye Tarihi Hicaz Demiryolu’nu İhya Ederek Jeopolitik Kargaşayı Büyük Bir Güce Dönüştürüyor

Bir dönem Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomi Koridoru (IMEC) projesi kapsamında Tel Aviv ile yakınlaşarak rotayı İsrail’in Hayfa Limanı’na çeviren Suudi Arabistan'ın, bölgede patlak veren savaşın ardından bu tercihini tamamen değiştirerek Türkiye ile stratejik bir anlaşma imzalamayı seçtiği vurgulandı.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

İsrail basınında yayımlanan bir değerlendirme yazısında, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında demir yolu ve lojistik alanlarında kurulan yeni iş birliğinin bölgesel güç dengelerini değiştirebilecek stratejik sonuçlar doğurduğu belirtildi.

İsrail /Yedioth Ahronoth gazetesinin köşe yazısında, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında 9 Haziran'da imzalanan demir yolu sektörü ve lojistik hizmetleri alanlarındaki işbirliği anlaşmalarına atıf yapılarak, "Türkiye ile Suudi Arabistan arasında inşa edilmesi planlanan tren hattının güzergahında tek bir İsrail şehri bile yok. Suudi Arabistan, ulaşım koridoru için bir dönem İsrail’e yaklaşmıştı ancak tercihini Türkiye ile anlaşmaktan yana kullandı." ifadesi kullanıldı.

Bir dönem Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomi Koridoru (IMEC) projesi kapsamında Tel Aviv ile yakınlaşarak rotayı İsrail’in Hayfa Limanı’na çeviren Suudi Arabistan'ın, bölgede patlak veren savaşın ardından bu tercihini tamamen değiştirerek Türkiye ile stratejik bir anlaşma imzalamayı seçtiği vurgulandı.

Yaklaşık 5,5 milyar dolar yatırım maliyeti olan ve Asya Kalkınma Bankası'nın şimdiden 750 milyon dolar taahhüt ettiği projenin, deniz yoluyla 30 günü aşan kargo nakliye süresini kara yoluyla iki haftanın altına indireceğine dikkat çekildi.

Söz konusu projenin, Türkiye'ye Osmanlı dönemi Hicaz Demir Yolu vizyonunu canlandıran devasa bir jeopolitik nüfuz alanı sağladığına vurgu yapılan köşe yazısında, "Halep ve Şam üzerinden geçecek olan bu koridorla (Türkiye) İstanbul Boğazı'ndan Kızıldeniz'e kadar uzanan bir nüfuz alanı elde etmiş durumda." değerlendirmesi yapıldı.

Yazıda, "İsrail ordusu birden fazla cephede savaşırken, Erdoğan bu dönemi en iyi bildiği işi yaparak geçirdi; bölgesel felaketi, stratejik kazanca dönüştürdü." ifadelerine yer verildi.

9 Haziran'da duyurulan Suudi-Türk koridorunun, doğrudan IMEC'in yerini aldığı ve Erdoğan'ın bu kez baypas edilen ülkenin Türkiye olmamasını kesin olarak sağladığına vurgu yapılan yazıda, şu değerlendirmelere yer verildi:

"Erdoğan artık sadece haritaya geri dönmekle kalmadı, haritanın bizzat kendisi oldu. Orta Doğu'daki pragmatik seçimlerin, zamanla kalıcı stratejik ittifaklara dönüşme gibi bir huyu vardır. Türkiye'nin demir yolu ağından akacak olan milyarlar, Şam'da faaliyet gösterecek Türk bankaları ve Erdoğan'ın nüfuz alanından transit geçecek Suudi yükleri, sıradan ekonomik işlemler değildir. Bunlar, önümüzdeki on yılın bölgesel düzeninin temelleridir."

 

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA