İsrail/Maariv: Türkiye-Katar ve Suudi Arabistan İttifakı Bölgedeki Güç Dengelerini Değiştirecek

Maariv gazetesine konuşan Hayfa Üniversitesi Strateji ve Orta Doğu Uzmanı Prof. Dr. Amatzia Baram, “Güçleri tam olarak anlaşıldığında, Türkleri durdurmak çok zor olabilir” ifadelerini kullandı.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

İsrail basınında yayımlanan analizlerde, Orta Doğu’daki yeni güç dengeleri ve Türkiye’nin artan bölgesel etkisi mercek altına alındı. Maariv gazetesine konuşan Hayfa Üniversitesi Strateji ve Orta Doğu Uzmanı Prof. Dr. Amatzia Baram, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan arasında oluşabilecek olası bir yakınlaşmanın uzun vadede bölgesel dengeleri dönüştürebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti.

ABD-İran Gerilimi ve Askeri İhtimal

Baram, Washington ile Tahran arasında yeniden gündeme gelen nükleer anlaşma girişimlerinin yalnızca İran’ın nükleer kapasitesini değil, bölgedeki genel tehdit dengesini de doğrudan etkilediğini ifade etti. ABD’nin askeri seçeneği tamamen dışlamadığını savunan Baram, sınırlı bir Amerikan askeri müdahalesi ihtimalini “yüzde 50’nin biraz üzerinde” gördüğünü söyledi. İran’ın doğrudan ve hızlı müzakerelere yanaşmaması halinde baskının artacağını dile getiren Baram, askeri tehdidin Tahran’ı tavize zorlamaya yönelik bir araç olarak kullanıldığını kaydetti.

“Türkiye’nin de Yer Aldığı Bir Ateş Kuşağı”

Maariv’e göre Baram, etkili bir nükleer anlaşma sağlansa dahi İsrail açısından tehditlerin tamamen ortadan kalkmayacağını vurguladı. Füze kapasitesi ve İran bağlantılı unsurların varlığının süreceğini belirten Baram, İsrail’in içinde Türkiye’nin de yer aldığı bir “ateş kuşağı” ile karşı karşıya kalabileceğini ifade etti. Bu tablo karşısında Washington ile ek güvenlik düzenlemelerinin gündeme gelebileceğini dile getirdi.

Türkiye-Katar-Suudi Arabistan Yakınlaşması

Baram, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan arasında oluşabilecek muhtemel bir stratejik yakınlaşmanın kısa vadede doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, uzun vadede Orta Doğu’daki güç dengelerini değiştirebilecek bir blok ortaya çıkarabileceğini söyledi. Bu tür bir ittifakın diplomatik, ekonomik ve askeri boyutlarıyla bölgesel denklemi yeniden şekillendirebileceğine dikkat çekti.

“Türkleri Durdurmak Zor”

İsrailli uzman, asıl riskin Türkiye’nin zamana yayılan siyasi ve ekonomik etkisi olduğunu savundu. Bölgesel süreçlerin kademeli ilerlediğini belirten Baram, “Güçleri tam olarak anlaşıldığında, onları durdurmak çok zor olabilir” ifadelerini kullandı.

Ankara’nın Stratejik Ciddiyeti

Baram, Türkiye’nin askeri kapasite bakımından İran’a kıyasla daha güçlü bir konumda olduğunu, NATO üyeliği ve Körfez ülkeleriyle geliştirdiği ilişkiler sayesinde geniş bir diplomatik hareket alanına sahip bulunduğunu dile getirdi. İsrail’in Ankara’nın stratejik ciddiyetini henüz tam olarak kavrayamadığını öne süren Baram’a göre Türkiye’nin bölgesel stratejisi doğrudan askeri müdahaleden ziyade siyasi, ekonomik ve ideolojik etki alanları oluşturmaya dayanıyor.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA