Türkiye’nin savunma ve yüksek teknoloji alanındaki yükselişi İsrail basınında tartışılmaya devam ederken, bu kez Ankara’nın uzay programı ve Ay’a yönelik hedefleri gündeme geldi.
İsrail merkezli Maariv gazetesi, Türkiye’nin uzay alanında attığı adımları ve gelecek yıllara ilişkin hedeflerini kapsamlı şekilde ele aldı. Gazete, Ankara’nın uzay programının artık uydu geliştirme ve insanlı uzay uçuşlarının ötesine geçerek Ay’a ulaşmayı hedeflediğine dikkat çekti.
Maariv: “Türkiye Çıtayı Yükseltiyor”
Maariv, haberini “Türkiye çıtayı yükseltiyor. Bir sonraki hedef 384 bin kilometre uzakta” başlığıyla yayımladı.
Haberde yaklaşık 384 bin kilometrelik mesafeyle kastedilen hedefin Ay olduğu belirtilerek Türkiye’nin uzay programında daha iddialı bir aşamaya geçmeye hazırlandığı ifade edildi.
İsrail gazetesi, Türkiye’nin bugünkü uzay çalışmalarının kısa sürede ortaya çıkmadığını, programın teknolojik altyapısının 1990’lı yıllarda başlayan uydu ve gözlem çalışmalarına kadar uzandığını aktardı.
BİLSAT’tan İlk Türk Astronota Uzanan Süreç
Maariv, Türkiye’nin uzay programındaki önemli dönüm noktalarına da yer verdi.
2003 yılında BİLSAT-1 gözlem uydusunun uzaya gönderilmesinin önemli aşamalardan biri olduğu belirtilirken, 2011’de tamamen Türkiye’de tasarlanıp üretilen RASAT gözlem uydusunun fırlatılmasına dikkat çekildi.
Haberde 2018’de Türkiye Uzay Ajansının kurulmasıyla ülkedeki farklı uzay çalışmalarının ortak bir ulusal program altında bir araya getirildiği belirtildi.
Maariv, Alper Gezeravcı’nın Ocak 2024’te uzaya çıkan ilk Türk astronot olmasıyla Türkiye’nin uzay programında yeni bir eşiğin daha aşıldığını kaydetti.
“Türkiye’nin Gözü Resmen Ay’da”
İsrail gazetesi, Türkiye’nin 31 Ağustos’ta Washington’daki NASA Genel Merkezi’nde Artemis Anlaşmaları’nı imzalamasını da Ankara’nın uzay hedefleri açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.
Haberde Türkiye’nin katılımıyla Artemis Anlaşmaları’nı imzalayan ülke sayısının 71’e çıktığı belirtilerek, “Türkiye’nin gözü resmen Ay’da.” değerlendirmesi yapıldı.
Maariv, Artemis Anlaşmaları’nın Ay, Mars ve diğer gök cisimlerinin barışçıl keşfinde ülkeler arasında iş birliği, şeffaflık ve karşılıklı yardım gibi ilkeleri güçlendirmeyi amaçladığını aktardı.
İlk Büyük Hedef AYAP-1
Maariv’in haberinde Türkiye’nin Ay Araştırma Programı kapsamında geliştirdiği AYAP-1 görevi üzerinde özellikle duruldu.
Plana göre Türkiye tarafından geliştirilen uzay aracının önce Ay’ın yaklaşık 100 kilometre üzerindeki yörüngeye ulaşması, daha sonra yerli hibrit itki sistemi kullanılarak Ay yüzeyine sert iniş gerçekleştirmesi hedefleniyor.
İlk olarak 2026 için öngörülen fırlatma takviminin 2027’ye ertelendiğini aktaran Maariv, görevin Florida’daki Cape Canaveral’dan SpaceX’in Falcon 9 roketiyle başlatılmasının planlandığını yazdı.
“Asıl Hedef Daha Büyük”
Maariv’e göre Türkiye’nin Ay programındaki hedefleri AYAP-1 ile sınırlı kalmayacak.
Programın bir sonraki aşaması olan AYAP-2 kapsamında Türkiye’nin kendi geliştirdiği fırlatma aracı ve motorlarını kullanarak Ay’a ulaşması hedefleniyor.
AYAP-1’de planlanan sert inişin aksine AYAP-2’nin çok daha ileri bir teknolojik aşamayı temsil edeceği ve Türk yapımı bir uzay aracının Ay yüzeyine yumuşak iniş gerçekleştirmesinin amaçlandığı belirtildi.
Bu hedefin gerçekleştirilmesi halinde Türkiye’nin yalnızca uzay aracı geliştiren değil, kendi fırlatma ve itki teknolojileriyle Ay görevleri gerçekleştirmeyi amaçlayan ülkeler arasına girmeye çalıştığına dikkat çekildi.
Antalya’daki Uluslararası Astronotik Kongresi’ne Dikkat Çekildi
Maariv ayrıca Türkiye’nin Artemis Anlaşmaları’na katılımının zamanlamasına dikkat çekerek kararın ekim ayında Antalya’da gerçekleştirilecek Uluslararası Astronotik Kongresi öncesinde gelmesini öne çıkardı.
Gazete, Türkiye’nin uydu teknolojileriyle başlayan uzay çalışmalarının insanlı uzay uçuşlarına, oradan da Ay görevlerine doğru genişlediğini belirtti.
İsrail Basınında Türkiye’nin Yükselişi Tartışılıyor
Türkiye’nin teknoloji, savunma ve uzay alanlarında attığı adımlar son dönemde farklı İsrail yayın organlarının da gündeminde yer alıyor.
Maariv bu kez doğrudan Türkiye’nin Ay hedeflerini ve uzay programını mercek altına alırken, Calcalist gazetesinde Türkiye’ye ilişkin yapılan değerlendirmede ise Ankara’nın bölgesel ve teknolojik kapasitesinin ulaştığı boyuta dikkat çekilerek Türkiye’nin “görmezden gelinmesi zor bir aktör” haline geldiği ifade edildi.
Maariv’in haberindeki temel vurgu ise Türkiye’nin yaklaşık 30 yıllık uydu çalışmalarının ardından hedefini büyüttüğü ve uzay programının yeni aşamasında yaklaşık 384 bin kilometre uzaklıktaki Ay’a yöneldiği oldu.
Diğer İçerikler