İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik yürüttüğü askeri harekat, ekonomik boyutuyla da ülkenin mali yapısında tarihi bir yüke dönüştü. Haaretz’in 16 Ağustos tarihli raporuna göre, çatışmaların başlangıcından bu yana harcanan devasa bütçe, İsrail’in ulusal borcunu yaklaşık 130 milyar dolar artırdı.
İsrail Savaş Bakanlığı Genel Direktörü Amir Baram’ın Mart 2025’te hazırladığı strateji belgesine göre, devletin önümüzdeki on yılda orduya yaklaşık 500 milyar dolar harcaması planlanıyor. Başbakan Benjamin Netanyahu bu taahhütte bulunurken, ABD’nin mevcut yıllık 3,8 milyar dolarlık yardımının ilerleyen yıllarda azalması ve ardından tamamen sona ermesi öngörülüyor.
Yetkililer, çatışmalar başladıktan sonra maliyetin hiçbir zaman dikkate alınmadığını, acil durum çağrılarının sınırsızca yapıldığını ve yedek askerlerin uzun süreler hizmette tutulduğunu belirtti. 7 Ekim 2023 sonrasında yaklaşık 220.000 kişinin seferber edilmesiyle ordunun büyüklüğü ikiye katlandı ancak bu durum tedarik süreçlerinde aksamalara ve ekipman eksikliklerine yol açtı.
2028’de sona erecek 10 yıllık mutabakat zaptı kapsamındaki yardımların yanı sıra, Washington yönetimi Ekim 2023’ten bu yana en az 21,7 milyar dolarlık askeri yardım sağladı. Yalnızca 2025 ve 2026 yıllarında Kongre’ye bildirilen en az 19 milyar dolarlık silah satışının yanı sıra, yaklaşık 4 milyar dolarlık mühimmat için Kongre inceleme süresini atlayan acil durum yetkileri devreye sokuldu.
Devasa askeri harcamalar ve ulusal borçtaki büyük artış, İsrail ekonomisini uzun vadeli bir mali kriz riskiyle karşı karşıya bırakırken, Washington’ın milyarlarca dolarlık silah akışı bu sürecin en temel finansal desteğini oluşturmayı sürdürüyor.
Kaynak: The Cradle
Diğer İçerikler