ABD’nin İran’ın güney limanlarına uyguladığı deniz ablukası ve Hürmüz Boğazı’ndaki savaş koşulları, Tahran’ı alternatif ticaret güzergâhlarına yöneltiyor. İran, petrol ihracatı ve temel ürünlerin ithalatında Hazar Denizi ile kuzey kara yollarının kullanımını artırmaya çalışırken, Hazar’daki düşük su seviyesi ve sınırlı liman kapasitesi bu seçeneğin Hürmüz’ün yerini tamamen almasını zorlaştırıyor.
İran’ın dış ticaretinin büyük bölümü bugüne kadar güney limanları üzerinden gerçekleştirilirken, abluka ve altyapıya yönelik hava saldırıları Hazar limanları ile kara sınırlarının önemini artırdı.
Hazar Limanlarının Kullanımı Artıyor
İranlı yetkililer, hangi ürünlerin ve ne miktarda kuzeye yönlendirildiğine ilişkin ayrıntılı veri açıklamadı. Ancak özellikle gıda gibi temel ihtiyaç maddelerinin taşınmasında Hazar limanlarının payının arttığı belirtiliyor.
İran Limanlar ve Denizcilik Teşkilatı Başkanı Muhammed Şakibi-Nasab’ın verdiği bilgilere göre ülkenin toplam 300 milyon tonluk nominal liman kapasitesinin yalnızca 30 milyon tonu kuzey limanlarında bulunuyor.
Savaş öncesinde temel ürünlerin taşınmasında yüzde 18 olan kuzey limanlarının payının ise yüzde 30’a yükseldiği bildirildi.
Gilan Valisi Hadi Haghshenas da Hazar limanlarına ulaşan konteyner miktarının 22 Ağustos’ta sona eren beş aylık dönemde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50 arttığını açıkladı.
Hürmüz’ün Yerini Tamamen Alması Zor
Hazar güzergâhının önündeki en önemli sorunlardan biri kapasite. İran’ın güney limanlarındaki tek bir geminin taşıyabileceği yükün Hazar’da faaliyet gösteren yaklaşık 20 geminin yüküne karşılık gelebileceği belirtiliyor.
Hazar Denizi’ndeki su seviyesinin düşmesi de taşımacılığı zorlaştırıyor. İran’ın kuzey limanları geçmişte 6 bin tonluk gemileri kabul edebilirken, düşen su seviyesi nedeniyle bu kapasitenin 4 bin tona gerilediği bildirildi.
Rusya’nın Volga Nehri üzerinden Hazar’a ulaşmaya çalışan İran gemilerinin düşük su seviyesi nedeniyle zaman zaman günlerce, hatta haftalarca mahsur kaldığı da aktarılıyor.
Kara Sınırlarında Yoğunluk Arttı
İran yalnızca Hazar Denizi’ne değil, kuzeydeki kara güzergâhlarına da yöneliyor. Ancak bu durum sınır kapılarında ciddi yoğunluk oluşturuyor.
Ermenistan sınırındaki Norduz geçişinde İran’a girmek isteyen kamyonların sayısının zaman zaman 1.800’e ulaştığı ve araçların günlerce beklediği belirtiliyor. Diğer terminallerde ise bekleme süreleri 10 ila 15 güne kadar çıkabiliyor.
Bu yoğunluk yalnızca yük taşımacılığındaki değişimden kaynaklanmıyor. Sınırlı terminal kapasitesi, gümrük işlemleri, yol altyapısı ve devam eden inşaat çalışmalarının da gecikmelere neden olduğu belirtiliyor.
Çin-Hazar-İran Hattı Öne Çıkıyor
İran’ın değerlendirdiği alternatiflerden biri de Çin’den başlayarak Kazakistan üzerinden Hazar Denizi’ne ulaşan güzergâh.
Bu hatta yükler Çin’den demiryoluyla Kazakistan’ın Aktau Limanı’na, buradan gemilerle İran’ın Hazar kıyısındaki limanlarına ve ardından karayoluyla ülkenin iç bölgelerine taşınabiliyor.
Anzali, Amirabad ve Nowshahr limanları bu süreçte İran’ın kuzey ticaretinin önemli merkezleri olarak öne çıkıyor.
Buna karşın İran ile Güney Kafkasya arasındaki demiryolu bağlantılarının kapalı olması ve Hazar’daki kapasite sorunları, kuzey güzergâhının kısa vadede güney limanlarının ve Hürmüz Boğazı’nın yerini tamamen almasının önündeki başlıca engeller olarak gösteriliyor.
İran’ın mevcut hamlesi bu nedenle petrol ve dış ticaretin bütünüyle Hürmüz’den Hazar’a taşınmasından ziyade, güneydeki ablukanın etkisini azaltmak amacıyla Hazar Denizi ve kuzey kara güzergâhlarının payının artırılması olarak öne çıkıyor.
Kaynak: Al Jazeera
Diğer İçerikler