İran Meclis Başkanı Khalibaf: İran’ın Kaderini Epstein Çetesi Değil İran Halkı Belirler

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Khalibaf, ABD yönetiminin İran’ın iç işlerine ve liderlik sürecine yönelik açıklamalarına sert tepki gösterdi. ABD’li siyasetçilerin Jeffrey Epstein ile olan bağlantılarına atıfta bulunan Khalibaf, ülkesinin geleceğine dair kararları yalnızca İran halkının vereceğini vurguladı. Öte yandan İran Geçici Liderlik Konseyi’nden gelen açıklamada, ABD Başkanı Trump’ın kendi ülkesindeki yerel atamalardaki yetersizliğine dikkat çekildi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

İran’da dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in vefatının ardından başlayan yeni lideri belirleme süreci, Tahran ile Washington arasında karşılıklı sert açıklamalara sahne oluyor. 7 Mart 2026 tarihinde sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Khalibaf, ABD Başkanı Donald Trump ve yönetimini hedef aldı. Khalibaf, "Amerikalılar, İran'ın kaderinin Epstein çetesi tarafından değil, yalnızca gururlu halkı tarafından belirleneceğini acı bir şekilde öğrenecekler" ifadelerini kullanarak, Washington’ın müdahale çabalarını reddetti.

Sürece dair bir diğer önemli çıkış ise İran Geçici Liderlik Konseyi kanadından geldi. Konsey adına değerlendirmelerde bulunan Hatipzade, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın yeni liderinin seçimine müdahil olma yönündeki beyanatlarını eleştirdi. Hatipzade, Trump’ın kendi ülkesindeki yönetim zaafiyetine vurgu yaparak, "Trump, İran’ın liderliğinde değişiklik istiyor ve bu konuda söz sahibi olması gerektiğini iddia ediyor. Oysa kendisi henüz New York Belediye Başkanı'nı bile atayamıyor" dedi.

Geçici Liderlik Konseyi’nin dördüncü oturumunda, ülkenin iç güvenliği ve yeni liderin seçimi için oluşturulan yol haritası ele alındı. Toplantı sonrası yapılan açıklamalarda, İran’ın anayasal kurumlarının dış baskılara boyun eğmeyeceği ve liderlik seçiminin tamamen hukuki çerçevede, halkın iradesini temsil eden Uzmanlar Meclisi tarafından yürütüldüğü kaydedildi.

Khalibaf ayrıca, ABD’nin bölgedeki askeri hareketliliğinin ve İran’ın stratejik noktalarına yönelik tehditlerinin sonuçsuz kalacağını savundu. İran ordusunun ve halkının tam bir dayanışma içinde olduğunu belirten Meclis Başkanı, "Kendi siyasi skandallarıyla boğulanların, binlerce yıllık devlet geleneği olan bir milletin geleceğine yön verme çabası beyhudedir" dedi.

ABD’li analist Tara Reade ise yaptığı açıklamada “Buna ‘İran Savaşı’ demek doğru değil. Bu bir ‘Epstein Savaşı’. Böyle adlandırılmalı.” demiş ve savaşın arka planına şu sözlerle işaret etmişti: “Dünyada gerçekten karar veren yaklaşık 9 bin 500 kişi var ve yaşananlar onların ne yaptığını gizleme çabasının bir parçası.”

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA