Irak hükümeti, ülkenin dış politikasında kademeli bir yeniden konumlanmaya işaret eden adımlar atıyor. Bağdat yönetimi, yıllardır Irak’ın siyasi ve güvenlik kararları üzerindeki geniş İran etkisinin ardından ABD ve Arap ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor.
Bu kapsamda Irak Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin İran hedeflerine yönelik saldırılarına karşılık olarak İran’ın Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün’e düzenlediği füze saldırılarını ilk kez kınayan bir açıklama yayımladı.
Bakanlık açıklamasında, söz konusu saldırıların bölgesel istikrara tehdit oluşturduğu belirtilerek, “Bölgenin daha geniş bir çatışmaya sürüklenmesi tehlikesi konusunda uyarıyoruz. Böyle bir durumun bölgesel ve uluslararası güvenlik üzerinde ciddi olumsuz sonuçları olacaktır” denildi.
Açıklamada ayrıca, “Mevcut koşullar, diyalog ve sağduyu dilinin öne çıkarılmasını, gerilimi kontrol altına almaya yönelik çabaların artırılmasını gerektirirken bölgenin daha fazla gerginlik ve istikrarsızlıktan korunması çağrısında bulunuyoruz” ifadelerine yer verildi.
Irak Dışişleri Bakanlığı, “Arap ülkeleri ve komşu devletlerin istikrarı, Irak’ın istikrarı ve ulusal güvenliğinin önemli bir parçasıdır” değerlendirmesinde bulunarak, bölge ülkeleri arasındaki stratejik ilişkilerin korunmasının önemini vurguladı.
Gözlemcilere göre bu açıklama, yeni hükümetin attığı bir dizi adımın parçası olarak değerlendiriliyor. Bu adımlar arasında silahların yalnızca devletin kontrolünde toplanmasını amaçlayan uygulamalar ile Başbakan Zeydi’nin çok sayıda Iraklı iş insanının da yer aldığı bir heyetle Washington’a yapmayı planladığı ziyaret bulunuyor.
Son yıllarda Irak-ABD ilişkileri, ABD’nin Irak’taki çıkarlarını hedef alan saldırılar nedeniyle sık sık gerilmişti. Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği ve Erbil’deki ABD Konsolosluğu da bu saldırıların hedefi olmuş, saldırılar İran’a yakın silahlı gruplarla ilişkilendirilmişti.
Öte yandan Zeydi hükümeti, ciddi ekonomik ve mali sorunlarla da karşı karşıya bulunuyor. Iraklı kaynaklara göre yeni hükümet, kullanılabilir mali rezervlerin yaklaşık 1 milyar doları aşmadığı, buna karşılık yaklaşık 8 trilyon Irak dinarı tutarında acil mali yükümlülüklerin bulunduğu bir mali tablo devraldı.
Mustansiriye Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü İsam el-Feyli, son bölgesel gelişmelerin Irak’ı bölgesel dengeler içindeki konumunu yeniden değerlendirmeye ittiğini belirtti.
Feyli, Irak’ın dış politika kararlarında daha bağımsız hareket etmesinin gerekli hale geldiğini ifade ederek, birçok ülkenin Bağdat’ı Tahran’a en yakın başkentlerden biri olarak gördüğünü söyledi.
Feyli’ye göre Bağdat’ın İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını kınaması, Irak siyasetinde yeni bir dönemin başlangıcını yansıtıyor. Bölgesel ve uluslararası dönüşümlerin Irak’ın İran’a yakın konumunu sürdürmesini geçmişe kıyasla daha az faydalı hale getirdiğini belirten Feyli, ABD’nin Bağdat ile ilişkileri yeniden şekillendirme sürecinde İran destekli silahlı gruplar dosyasının ele alınmasını talep ettiğini kaydetti.
Kufe Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Galib ed-Daami ise mevcut göstergelerin Irak’ın ABD ile ilişkilerini güçlendirme ve İran ekseninin etkisinden kademeli olarak uzaklaşma yönünde ilerlediğini ortaya koyduğunu söyledi.
Daami, silahlı grupların nüfuzunu azaltmaya ve silahları devletin tekelinde toplamaya yönelik uygulamaların bu dönüşümün en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirterek, bunun ülke içindeki güç dengelerinde gerçek bir değişime işaret ettiğini ifade etti.
Kaynak: https://aawsat.com/%D8%A7%D9%84%D8%B9%D8%A7%D9%84%D9%85-%D8%A7%D9%84%D8%B9%D8%B1%D8%A8%D9%8A/%D8%A7%D9%84%D9%85%D8%B4%D8%B1%D9%82-%D8%A7%D9%84%D8%B9%D8%B1%D8%A8%D9%8A/5283315-%D9%87%D9%84-%D8%AA%D8%AE%D8%B1%D8%AC-%D8%AD%D9%83%D9%88%D9%85%D8%A9-%D8%A7%D9%84%D8%B2%D9%8A%D8%AF%D9%8A-%D9%85%D9%86-%D9%85%D8%B8%D9%84%D8%A9-%D8%A5%D9%8A%D8%B1%D8%A7%D9%86-%D8%AA%D8%AF%D8%B1%D9%8A%D8%AC%D9%8A%D8%A7%D9%8B%D8%9F
Diğer İçerikler