Arap Ortak Liste Lideri Cabareen, İsrail’in Yönünü Değiştirmek için Tarihi Bir Fırsat Yakaladığını Söyledi

İsrail’deki genel seçimlerin ardından Netanyahu hükümetinin meclis çoğunluğunu kaybetmesiyle Arap partileri siyasi dengelerde belirleyici konuma geldi. Ortak Liste lideri Yusuf Cabareen, aşırı sağcı hükümetin iktidardan uzaklaştırılması için muhalefete dışarıdan destek vermeye hazır olduklarını açıkladı.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

İsrail'de gerçekleştirilen genel seçimlerin ardından siyasi dengeler değişirken, Filistinli vatandaşları temsil eden Arap partileri yeni hükümetin kurulmasında kilit rol üstlendi. Ortak Liste lideri Yusuf Cabareen, Başbakan Binyamin Netanyahu ve aşırı sağcı koalisyonunu iktidardan uzaklaştırmak amacıyla muhalefetle iş birliğine açık olduklarını bildirdi.

İsrail vatandaşı Filistinliler arasındaki seçim katılımı önceki seçimlere kıyasla iki katından fazla artarak yaklaşık yüzde 80'e ulaştı. Bu artış, Arap partilerinin meclisteki temsil gücünü yükseltti. İşgal altındaki Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde yaşayan Filistinliler ise seçimlerde oy kullanamadı.

Cabareen, yaklaşık 840 bin Filistinli İsrailli seçmenin öncelikli talebinin Netanyahu hükümetinin sona ermesi olduğunu belirtti. Özellikle Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in hükümetten uzaklaştırılmasının seçmenler açısından önem taşıdığını ifade etti.

Arap toplumunun son dört yılda yaşadığı sorunlara dikkat çekti

Guardian'a verdiği röportajda son dört yılda Filistinli Arap toplumunun karşı karşıya kaldığı sorunları anlatan Cabareen, ev yıkımları, suç çeteleri, polis müdahalesinin yetersizliği ve kamu kaynaklarının dağılımındaki eşitsizliklere dikkat çekti.

Cabareen, yaşanan süreci şu sözlerle anlattı:

"Bu dört yıl, hayatın her alanında korkunç geçti: ev yıkımları, Arap toplumu içindeki suç çeteleri ve polisin hiçbir müdahalesi olmaması; belediyelerimiz, eğitimimiz, genel olarak gençlerimiz için gerekli kaynakların ayrılmaması; hayatın her alanında ırkçılık – Araplara yönelik fiziksel saldırılar, polisin vahşeti. Dolayısıyla bu gerçekten çok tehlikeli bir dönem oldu."

Netenyahu'nun meclis çoğunluğu sona erdi

Seçim sonuçlarına göre Netanyahu liderliğindeki koalisyon, 120 sandalyeli Knesset'te 68 olan sandalye sayısını 53'e düşürdü. Emekli general Gadi Eisenkot liderliğindeki Siyonist partilerin oluşturduğu Değişim bloğu 48 sandalye kazanırken, Arap partileri toplam 19 sandalyeyle mecliste belirleyici bir güç haline geldi. Ortak Liste 11, daha muhafazakar çizgideki Ra'am ise 8 sandalye elde etti.

Eisenkot ve muhalefetteki ortakları Netanyahu ile hükümet kurmayacaklarını açıklarken, Arap partileriyle olası iş birliği için bazı şartlar öne sürdü. Bu şartlar arasında İsrail'in Yahudi devleti olarak tanınması, zorunlu ulusal hizmetin kabul edilmesi ve Hamas'ın terör örgütü olarak kınanması bulunuyor.

Ra'am lideri Mansur Abbas, Eisenkot liderliğindeki koalisyona katılmaya hazır olduklarının sinyalini verdi. Ortak Liste ise hükümette doğrudan yer almayı planlamadığını, ancak Netanyahu yönetiminin düşürülmesi için muhalefeti meclis dışından destekleyebileceğini açıkladı.

"Batı Şeria'daki işgal sürdüğü sürece hükümette yer alamayız"

Cabareen, Eisenkot'un öne sürdüğü koşulların hükümette yer alacak partileri ilgilendirdiğini belirterek Ortak Liste'nin koalisyona katılmayacağını söyledi.

"Batı Şeria'daki halkımızın işgali devam ettiği sürece, bir hükümetin parçası olamayız." diyen Cabareen, Netanyahu hükümetinin sona erdirilmesi için dışarıdan destek seçeneğini değerlendireceklerini bildirdi.

Cabareen, seçim sonuçlarının İsrail'de siyasi dönüşüm açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, "Bu, politikaları değiştirmek, Arap toplumu ve Filistin halkı da dahil olmak üzere tutumları değiştirmek için bir fırsattır." ifadelerini kullandı.

Ortak Liste lideri, "Bu gerçekten tarihi bir an ve umarım muhalefet içinde bunu ilerletecek ortaklar bulunur. Bunun bir değişimin başlangıcı olabileceğini düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Muhalefet, Arap partileriyle anlaşma arıyor

Yeni hükümetin kurulabilmesi için muhalefet partilerinin başbakan adayı üzerinde uzlaşması ve Arap partileriyle iş birliğinin kapsamını belirlemesi gerekiyor. Sağcı muhalefet lideri Avigdor Lieberman'ın Arap partileriyle ortaklığa karşı çıkması, müzakerelerin önündeki engellerden biri olarak değerlendiriliyor.

Cabareen, yeni hükümet kurulmadan önce de muhalefetin Knesset'teki çoğunluğunu kullanarak yasama faaliyetlerinde kontrolü ele geçirebileceğini savundu. Bu sürecin meclis başkanının değiştirilmesiyle başlayabileceğini belirten Cabareen, yasama gündemini belirleyen komitelerin kontrolünün de muhalefete geçebileceğini ifade etti.

Yeni meclisin öncelikleri arasında yargı bağımsızlığını zedelediğini düşündükleri düzenlemelerin yürürlükten kaldırılmasının bulunması gerektiğini söyleyen Cabareen, siyasi değişimin Arap toplumuna yönelik ayrımcılığın sona erdirilmesini de kapsaması gerektiğini vurguladı.

"Yıllardır sistematik ayrımcılığa maruz kaldık, bu nedenle Eisenkot değişimden bahsediyorsa, değişimin bizim topluluğumuz için de gelmesi gerektiğine inanıyorum. Eşit muamele görmemiz gerekiyor." diyen Cabareen, Filistinlilerin siyasi taleplerine de değindi.

"Ayrıca siyasi bir ufuk da istiyoruz. Savaşın durdurulmasını ve Filistin liderliğiyle müzakerelerin yeniden başlamasını istiyoruz. Değişimin başlangıcını görmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.

İran'a karşı yeni savaş ihtimaline dikkat çekti

Cabareen, Netanyahu'nun iktidarını korumak amacıyla siyasi geçiş sürecini geciktirebileceğinden endişe duyduğunu belirtti. Başbakanın Arap partilerinin seçim kampanyasında Katar kaynaklı yasa dışı finansman kullandığı yönündeki iddialarını da eleştiren Cabareen, bu söylemlerin Arap toplumunun siyasi gücünü itibarsızlaştırmaya yönelik olduğunu savundu.

Netanyahu'nun siyasi geçişi ertelemek amacıyla İran'a karşı savaşı yeniden başlatma ihtimaline de dikkat çeken Cabareen, muhalefetin olası bir askeri girişime karşı açık tavır alması gerektiğini söyledi.

"Muhalefetten, onun savaş başlatma veya İsrail'de yeni bir askeri gündem belirleme girişimlerine karşı net bir ses yükselmeli." uyarısında bulundu.

Kaynak: The Guardian

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA