ABD ve İsrail'in İran'a Saldırıları Körfez Ülkelerinin Tamamını Kaybetmelerine Yol Açacak

İran’ın Körfez ülkelerine yönelik yoğun saldırıları, ABD’nin bölgeyi koruyamayacağını ve müttefik algısının sarsıldığını gösterdi. Foreign Policy’nin analizine göre Körfez liderleri artık Washington’u potansiyel bir tehdit olarak görüyor.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

ABD ve İsrail Son Saldırılarda Körfez Ülkelerinin Tamamını Kaybediyor

İran’ın Körfez ülkelerine yönelik yoğun saldırıları, ABD’nin bölgeyi koruyamayacağını ve müttefik algısının sarsıldığını gösterdi. Foreign Policy’nin analizine göre Körfez liderleri artık Washington’u potansiyel bir tehdit olarak görüyor.

İran’ın son dönemde Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve dost ülkeler Katar ve Umman’ı hedef alan saldırıları, Washington’ın on yıllardır denetlediği Orta Doğu düzenini paramparça etti. George Washington Üniversitesi’nden siyaset bilimi profesörü Marc Lynch, bu durumu şöyle yorumluyor: “Körfez ülkeleri artık Amerika Birleşik Devletleri’nin onları varoluşsal tehditlerden koruyabileceğine veya koruyacağına inanmıyor. Ve İsrail ile savaşında açıkça işbirliği yapmaya zorlansalar bile, onu giderek potansiyel bir müttefikten ziyade bir tehdit olarak görecekler.”

Analize göre, İran’ın saldırıları sadece şiddet eylemleri değil, aynı zamanda stratejik bir mesaj niteliği taşıyor: “İran, Körfez ülkelerinin kalbindeki sivil merkezleri hedef alarak, halklarına ve liderlerine karşı eşi benzeri görülmemiş bir savunmasızlık sinyali verdi.”

Uzmanlar, Körfez liderlerinin ABD’ye olan güveninin artık ciddi şekilde sarsıldığını belirtiyor: “ABD askeri üslerinin güvenlik kaynağı olmaktan ziyade bir tehdit kaynağı haline geldiği derin bir his var. Bu güvensizlik, aksi takdirde çökmekte olan Orta Doğu’da istikrar ve refah vahası olan bir bölge için şok edici bir gerçek.”

Saldırılar, ABD ve İsrail açısından İran’ın stratejisini bozmak yerine Körfez ülkelerini açık bir İsrail-ABD ittifakına itiyor:“İran’ın bakış açısından, bölgesel rakiplerini örtülü zımni işbirliği yerine son derece popüler olmayan İsrail ile açık bir ittifaka itmek, önemli bölgesel ve siyasi faydalar sağlıyor.”

Petrol ve enerji güvenliği de tehdit altında. İran, Hürmüz Boğazı’nı tehdit ederek ve petrol rafinerilerini durdurma potansiyelini göstererek bölgesel ekonomide baskı oluşturuyor: “İran, ateşkes için baskı oluşturmak amacıyla hızla küresel ekonomik acı yaratmaya girişti. Petrol ve doğalgaz fiyatları hızla yükseliyor ve Amerika Birleşik Devletleri karşılık vermeye hazır görünmüyor.”

Bölge analistleri, bu durumun ABD’nin Orta Doğu’daki uzun süredir devam eden müttefik ilişkilerini yeniden gözden geçirmesini zorunlu kıldığını ve güç dengelerini köklü biçimde değiştirebileceğini vurguluyor. Lynch’in uyarısı açık: “İran, ilk kez Körfez vatandaşlarının bölgesel siyasetten muaf oldukları yanılsamasını paramparça etti. Bölge artık ABD’nin garantilerine güvenemeyecek.”

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA