Pakistan ve Türkiye gibi bölgesel aktörlerin arabuluculuğunda ABD ile sağlanan barış mutabakatı, İran'daki katı muhafazakarlar ve rejim radikalleri tarafından adeta bir "teslimiyet belgesi" olarak görülüyor. Yaşanan siyasi krizi derinleştiren en net hamle ise İran Meclisi kanadından geldi.
Meclis komisyonu yetkilisi, kendi resmi X hesabı üzerinden yaptığı şok edici paylaşımda doğrudan ülkenin en üst otoritesini hedef alarak, "Liderlik anlaşmayı onaylasa bile kabul etmiyoruz" ifadesini kullandı. Bu rest, Tahran'daki müesses nizamın barış süreci nedeniyle nasıl ikiye bölündüğünü açıkça gözler önüne serdi.
İbni Sina ve İnkılab Meydanlarında Gece Yarısı Protestoları
Siyasi düzeydeki bu çatlak, gece saatlerinde Tahran sokaklarında fiili bir ayaklanmaya dönüştü. Gazeteci Ramazan Bursa'nın aktardığı bilgilere göre, başkent Tahran’ın kritik noktalarından İbni Sina Meydanı'nda geniş çaplı bir anlaşma karşıtı gösteri düzenlendi.
Savaşın ilk gününden beri gösterilerin merkezi olan İnkılab Meydanı'nda da kalabalıklar sahneden kurulan hoparlörlerle provokatif sloganlar attı. Ellerinde dövizlerle toplanan radikal grupların attığı o çarpıcı sloganlar sokaklarda yankılandı:
"Erakçi utan, memleketi rahat bırak!" "Kalibaf, Erakçi; peki liderimin kanı ne olacak?" "Uzlaşmacıya ölüm!"
Payidari Cephesi'nden "Kabul Etmiyoruz" Afişi
Düzenlenen bu organize protestoların arkasında, rejim içerisindeki en katı yapılardan biri olan Payidari Cephesi (Direniş Cephesi İstikrar Topluluğu) milletvekillerinin olduğu belirtiliyor. Cephenin resmi yayın organı Reca News, gün içinde tansiyonu yükselten bir hamle yaparak "Kabul Etmiyoruz!" başlıklı bir afiş yayınlamıştı. Söz konusu afişte, "Düşmanın petrol ve silah depolarını doldurmasına ve bize tekrar saldırmasına izin veren bir anlaşmayı kabul etmiyoruz" ifadelerine yer verilerek halk açıkça sokağa çağrıldı.
Meclis Başkanlık Divanı'ndan "Koordinasyonsuz Paylaşım" Yalanlaması
Sokakların hareketlenmesi ve rejim içinde bir darbe havasının esmesi üzerine, İran Meclisi Başkanlık Divanı Üyeleri Abbas Guderzi ve Ali Rıza Selimi alelacele açıklamalarda bulunarak söz konusu gösterileri tertipledikleri yönündeki iddiaları yalanladılar.
Guderzi, yaptığı açıklamada, "Müzakerelerle ilgili elbette belirli görüş ve mülahazalarımız var; bunları zaten devletin diğer resmi kanalları aracılığıyla dile getirdik ve takip ediyoruz. Ancak görüşlerimizi sokakta bu şekilde ifade etmek hiçbir zaman gündemimizde olmadı ve olmayacaktır" dedi.
Bir diğer divan üyesi Ali Rıza Selimi ise ortaya çıkan tablonun arkasında bir koordinasyonsuzluk veya provokasyon olabileceğine işaret ederek şunları söyledi:
"Çeşitli konularda farklı fikirlerimiz olabilir ancak bizim adımızın zikredildiği bu afiş geniş çaplı ve tamamen koordinasyonsuz bir şekilde paylaşıldı. Bizim onayımız olmadan bu toplantıya katılacağımızın belirtilmesi doğru değildir; bu işin asıl kaynağının siber ve istihbarat birimlerince acilen belirlenmesi gerekiyor."
Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın komşularla ve Batı'yla normalleşme hamlelerine karşı, Devrim Muhafızları tabanlı bu radikal sokak ve meclis muhalefetinin 19 Haziran'daki resmi imza törenine kadar Tahran'daki iç savaşı ve siyasi krizi daha da tırmandırmasından endişe ediliyor.
Diğer İçerikler