İsrail’in Lübnan’ın güneyine yönelik yeni bir kara operasyonu planladığı iddiası uluslararası gündemde geniş yankı uyandırdı. İsrailli ve Amerikalı yetkililerin Axios’a verdiği bilgilere göre Tel Aviv yönetimi, Hizbullah’ın askeri altyapısını ortadan kaldırmak amacıyla Litani Nehri’nin güneyindeki tüm bölgeyi hedef alan geniş çaplı bir kara harekâtı planlıyor. Bu planın hayata geçirilmesi halinde söz konusu operasyonun 2006 savaşından bu yana Lübnan’a yönelik en büyük İsrail kara saldırısı olabileceği belirtiliyor.
İsrailli bir yetkili operasyonun Gazze’de uygulanan askeri stratejiye benzeyebileceğini, Hizbullah’ın silah depoladığı veya saldırı düzenlediği iddia edilen yapıların sistematik şekilde imha edilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Litani Nehri Stratejisi: İsrail’in Eski Hedefi
Litani Nehri, İsrail’in Lübnan politikası açısından tarihsel olarak kritik bir hat olarak görülüyor. Siyonist hareketin kurucularından Chaim Weizmann 1919 yılında Litani Nehri’nin “Yahudi ulusal yurdunun geleceği için hayati önemde” olduğunu ifade etmişti.
1940’lı yıllarda İsrail’in kurucu liderlerinden David Ben-Gurion ve Moshe Dayan da İsrail’in kuzey sınırının Litani Nehri’ne kadar genişletilmesi gerektiğini savunmuştu. 1948 Arap-İsrail Savaşı sırasında İsrail ordusu Lübnan topraklarının bir bölümünü işgal etmiş, ancak uluslararası baskılar nedeniyle Ras en-Nakura hattına çekilmek zorunda kalmıştı.
1950’lerde dönemin İsrail Başbakanı Moshe Sharett, günlüklerinde Moshe Dayan’ın planına atıfta bulunarak Litani Nehri’nin kontrol altına alınmasını ve nehrin güneyindeki toprakların İsrail’e ilhak edilmesini öngören bir stratejiden söz etmişti.
Lübnan’a Yönelik İşgallerin Tarihi
İsrail, Lübnan’a yönelik askeri operasyonlarını özellikle 1970’lerden itibaren yoğunlaştırdı. 1978’de İsrail ordusu Litani Nehri’ne kadar ilerleyerek Güney Lübnan’ı işgal etti. Ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararı sonrasında İsrail birlikleri sınır hattına çekilmek zorunda kaldı.
1982’de İsrail yeniden Lübnan’ı işgal ederek Litani’nin güneyindeki bölgeleri kontrol altına aldı ve Beyrut’u kuşattı. Bu süreçte Sabra ve Şatila mülteci kamplarında binlerce sivilin öldürüldüğü katliamlar gerçekleşti. İsrail ordusu 2000 yılına kadar Güney Lübnan’daki işgalini sürdürdü. Bu işgal döneminde Hizbullah hareketi 1982 yılında İsrail’e karşı direniş amacıyla kuruldu.
2006 yılında İsrail yeniden Lübnan’a saldırdı ancak ağır kayıplar vererek bölgeyi yeniden işgal etmeyi başaramadı.
2024’ten Sonra Yeniden Tırmanan Çatışma
1 Ekim 2024’te İsrail ordusu yeniden Güney Lübnan’a girdi. Ancak yoğun direniş nedeniyle ilerleyemediği ve bunun yerine hava saldırılarıyla ülkeyi hedef aldığı ifade edildi. Mart 2026 itibarıyla İsrail’in yeniden geniş çaplı bir kara harekâtı planladığı iddiaları bölgedeki gerilimi daha da artırdı.
Axios’un haberine göre İsrail, Litani Nehri’nin güneyindeki tüm alanı kontrol altına almayı hedefleyen büyük bir kara operasyonuna hazırlanıyor. Bu planın hayata geçirilmesi halinde Lübnan’ın güneyinde yeni bir işgal döneminin başlayabileceği belirtiliyor.
Lübnan’da Ağır Kayıplar ve Kitlesel Göç
Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın aktardığına göre İsrail ordusunun Güney Lübnan’daki birçok kasabaya düzenlediği saldırılarda önemli can kayıpları yaşandı. Bint Cubeyl’de düzenlenen bir saldırıda en az 12 kişinin öldüğü bildirildi. Nabatiye kentinde ise bir konut binasına düzenlenen hava saldırısı sonucu ölü sayısının yediye yükseldiği açıklandı.
Topçu bombardımanının özellikle el-Taybe, el-Hıyam, Arnun ve Yahmar eş-Şakif bölgelerinde yoğunlaştığı bildirildi. İsrail saldırılarının Lübnan’ın güneyi, doğusu ve Beyrut’un güney banliyölerinde yaklaşık 700 kişinin ölümüne yol açtığı belirtiliyor.
Saldırılar nedeniyle geniş çaplı tahliye emirleri verilmesi sonucu 800 binden fazla kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı ifade ediliyor.
Hizbullah’tan Karşılık
Hizbullah ise İsrail’in saldırılarına karşı çeşitli askeri hedeflere saldırılar düzenlediğini açıkladı. Örgüt, el-Hıyam yakınlarında İsrail askerlerinin bulunduğu noktaları hedef aldığını ve bazı stratejik askeri üsleri insansız hava araçlarıyla vurduğunu duyurdu.
Hizbullah ayrıca Safed yakınlarındaki Ain Zeitoun üssü ile kuzey kıyısındaki Stella Maris deniz gözetleme tesisine yönelik saldırılar gerçekleştirdiğini iddia etti.
Fransa Arabuluculuk Teklifinde Bulundu
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İsrail ile Lübnan arasında doğrudan görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazır olduklarını açıkladı. Macron, Paris’te yapılabilecek görüşmelerin ateşkes sağlanması ve kalıcı bir çözüm bulunması açısından önemli olabileceğini belirtti.
Macron yaptığı açıklamada Lübnan’ın kaosa sürüklenmesini önlemek için her türlü çabanın gösterilmesi gerektiğini ifade ederek Hizbullah’ın saldırılarını durdurması ve İsrail’in geniş çaplı askeri operasyonlardan vazgeçmesi gerektiğini söyledi.
Mısır’dan Sert Tepki
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati de Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ile yaptığı telefon görüşmesinde İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını kınadı. Kahire yönetimi, bu saldırıların Lübnan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik açık bir ihlal olduğunu belirtti.
Mısır, İsrail’in saldırılarının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararını ihlal ettiğini vurgulayarak çatışmaların derhal durdurulması gerektiğini ifade etti.
Diğer İçerikler
Kutsal Metinlerle Meşrulaştırılan Savaş: İran Çatışması ve Batı’nın Görmezden Geldiği..
Trump Yönetimi ile Vatikan Arasında İran Gerilimi: "Tanrı Karanlık Tarafından Yönlend..
Suudi Arabistan Baş Hahamı Rabbi Jacob Herzog, ABD ve İsrail’in İran’la Savaşı Konusu..
Katil İsrail Lübnan’ı Gazze’ye Dönüştürmek İstiyor: 800 Binden Fazla Kişi Yerinden Ed..
Enerji Hatları Saldırıya Uğradı, IKBY Petrol ve Doğalgaz Üretiminin Durduğunu Açıklad..
Tasnim Haber Ajansı: İran Saldırılarıyla ABD’nin Stratejik Radarlarının Büyük Kısmını..