Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
"Güven Vermeyen NATO ve İhtiyaç-İmkan Bakımından Avrupa Ordusu Arayışı" Paneli
Stratejik Düşünce Enstitüsü tarafından düzenlenen "Güven Vermeyen NATO ve İhtiyaç-İmkan Bakımından Avrupa Ordusu Arayışı" başlıklı panele, emekli tümgeneraller Asım Kocaoğlu, Yusuf Kaya, Güray Alpar ve Haluk Çetinkaya konuşmacı olarak katıldı.
24 Kasım 2018 21:32

Muhsin Samet Okur

Emekli Tümgeneral Dr. Güray Alpar konuşmasında, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un 1. Dünya Savaşı’nın 100. Yıl Dönümündeki konuşmasına atıfta bulunarak, “Macron bir konuşma yaptı ve bu konuyu gündeme getirdi. Bu yeni bir şey değil. Zaten bir Avrupa ordusuna ihtiyaç vardı. 2. Dünya Savaşı’ndan hemen sonra bu konuda çalışmaların olduğunu biliyoruz” dedi. Merkel’in siyasetten çekilecek olmasının Macron’u heyecanlandırdığını belirten Alpar,  “Macron biraz Merkel’in gölgesinde kalmış gibi… Merkel giderse Avrupa’da etkin bir lider olmak istiyor” dedi.

Türkiyesiz Avrupa Ordusu olur mu?

Trump’ın Fransa’ya gösterdiği tepkiye karşılık, Fransa’nın çok büyük bir cevap veremediğinin altını çizen Alpar, “Bundan en fazla memnun olan da Rusya… Rusya bu parçalanmaya dünya güç dengesinde yeni oluşum olarak bakıyor. Ruslar bu duruma dünyanın çok kutuplu olması bağlamında olumlu da yaklaşıyorlar” dedi. Alpar, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in kaynakları dağıtmamaktan yana olduğunun altını çizdi ve bu ordunun Türkiyesiz olamayacağını söyledi. Alpar, Fransa’nın İngiltere’nin AB’den ayrılmasından memnun olduğunu da dile getirdi.”

Emekli Tümgeneral Güray Alpar’ın konuşmasında diğer dikkat çeken kısımlar ise şu şekilde;

Rusya sınırında olan Avrupa ülkeleri NATO’ya güveniyor

“ Avrupa’da Rus sınırına yakın olanlar bu konuda endişeli. Çünkü bir Rus tehlikesi var. Bu ülkeler Avrupa Ordusuna güvenmiyorlar. Onlar NATO şemsiyesine güveniyorlar.”

“Avrupa Ordusunu kurma fikrini 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Amerika ortaya attı. Fransızların Savunma Bakanı bunu kabul etmedi. Almanlar bunu kabul etti. Ama Fransız Parlamentosu bu anlaşmayı onaylamadı. Böylece kaldı. Avrupa savunmasını NATO’ya bıraktı. Çok para harcamadı. Bu kaynağı ise ekonomik alana aktardı.”

ABD’nin NATO’yu kullanarak Avrupa ülkelerini karıştırma gücü var

“Soğuk Savaştan sonra Avrupa ülkeleri Amerika’nın etkisinden kurtulmak istedi. Çünkü Amerika başta Almanya olmak üzere oralarda askerler bulunduruyor, çok etkili. Hatta geçmişte gündeme gelmişti ‘dinliyor’ mesela… Burada NATO’yu kullanarak Amerika’nın bu ülkelerde bir gücü var. Yani altta bir gücü var. Karıştırma gücü de var. Çok rahat edemiyorlar. O nedenle AB’nin başat ülkeleri olan Almanya ve Fransa ABD’yi istemiyor. Avrupa ekonomik alandaki gücünü siyasi yapıya da aktarmak istiyor.”

“Söylem kolay ama Avrupa Ordusunun yapısını oluşturmak kolay değil”

“Söylemler kolay ama bunun yapısını oluşturmak kolay değil. Komuta, muharebe, lojistik yapı vs. Tüm bunları Türkiyesiz ve İngiltere olmadan yapabilmek zaman alır. Savunma harcamalarına bakıyoruz biraz Fransa var, biraz Almanya var. Almanya denizaltılarının eğitimini bile karada yaptırıyor. Kaynak ayırmamak için. Fransız ordusunun tarihsel durumunu anlattık.”

NATO’da uzun yıllar görev yapan Emekli Tümgeneral Haluk Çetinkaya ise konuşmasında, “Avrupa Birliği 28 ülkeden oluşuyor. Bunun 22 tanesi NATO üyesi. Ortada konuşulan ülkeler de, para da kuvvet de aynı. Yeni bir şey yok” dedi. Çetinkaya, Avrupa Ordusu kurmak demek yeni bir birlik kurmak demek değil. Böyle bir şey konuşulmuyor ”dedi.

Tümgeneral Çetinkaya’nın konuşmasında öne çıkan diğer kısımlar ise şu şekilde;

Avrupa Ordusunun tarihsel arka planında ne var?

“ Avrupa Birliği üyesi olmayan Türkiye, Kanada, Norveç dışında. Letonya, Litvanya, Estonya gibi küçük ülkelerin kuvvetleri dahi yok. Tabur düzeyinde birlikleri var. Konuşulan kuvvetlerin hepsi büyük Avrupa ülkelerinin kuvvetleri. Peki, neden bu iş konuşuluyor? Şunun için konuşuluyor. NATO, 2010’daki yeni stratejisinden sonra, NATO’nun üç tane temel görevi var. Bir tanesi kolektif savunma, ikincisi işbirliğine dayalı emniyet, diğeri de kriz yönetimi. Bunu yaparken NATO üyesi olmayan ülkeler ve kurumlarla da işbirliği yaparım diye uğraşıyor. Avrupa Birliği bu bağlamda NATO ile 2010’dan sonra çok yakın işbirliği içerisinde… Bunun yakın olmasının sebebi, üyelerinin ve çıkarlarının yakın olması diyebiliriz. 1966’da De Gaulle’nin NATO’da kriz çıkarmasıyla birlikte, önceden biliyorsunuz NATO karargâhı Fransa’daydı… Fransa NATO’nun askeri kanadından 2003’lü yıllara kadar çıktı. Dolayısıyla o süreçte yaşanan olaylardan sonra Soğuk Savaşın bitimine kadar büyük sorunlar olmadı. Ne zaman büyük sorunlar başladı? 1991’den sonra Soğuk Savaş bitince artık NATO’ya gerek var mı sorusu sorulmaya başlandı…”

Avrupa Ordusu tartışmaları 1999-2003 yılları arasında gündeme geldi

“Bu süreçten sonra Avrupa içerisinde, AB’nin eriştiği refah düzeyi ve teknolojik gelişmenin yanı sıra tek kutuplu bir dünya düzenine dönüşmüş olmanın verdiği rahatlıkla, “Bizde artık olan ordumuzu, NATO’ya tabi olan kuvvetlerimizi biz yönetelim” denildi. 1999-2003 yılları arasında bu çok yoğun bir şekilde gündeme getirilmeye başlandı.”

“Avrupa Ordusunun gündeme gelmesindeki sebepler, güç kayması, Rusya, milliyetçi hareketler ve İngiltere’nin ayrılması”

“Bu bir risktir. Bunu bence Avrupa Birliği’de görüyor. Peki, neden gündeme geliyor. Bunun gündeme gelmesindeki sebeplerden en önemlisi güç kayması… Artık tek kutuplu dünyadan, kutup artırıcı bir döneme girilmek istenen bir süreçteyiz. Buna Çin’in yükselişi dersiniz. Hindistan’ın yükselişi dersiniz… Ben de buna katılıyorum. Ülkeler bu noktada kendine yer tutmaya çalışıyorlar.”

“Avrupa Ordusunun gündeme gelmesinin diğer nedeni ise Rusya… Burada AB ordusu ve Avrupa Ordusu arasındaki ayrımı yapmak gerekiyor. AB Ordusu, Avrupa Birliği’nin kurumsal yapısı içerisinde Avrupa üyesi ülkelerin oluşturacağı mevcut kuvvetleri yönetmek istiyor. Avrupa Ordusu ise Avrupa ülkelerinde daha milliyetçi, daha sağa kayan, iktidarların gündeme gelmesiyle daha çok iç politikaya yönelik söylemler paralelinde, Macron’un da liderliğini yaptığı, bugün itibariyle 8 ülkenin de içerisinde olduğu bir isteği temsil ediyor.”

“Avrupa Ordusu şu demek, Avrupa coğrafyasında yer alan ve Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerin de bulunduğu, Avrupa’nın güvenliğinden sorumlu bir kuvvet yaratabilmek… İki ayrı durum var şu anda. Biri AB ordusu diğer Avrupa Ordusu. İkincisini Macron gündeme getiriyor. Bunu Almanya’da destekliyor. Bunun altında şunun da yatabildiğini düşünüyorum. Avrupa’da liderler ABD’ye karşı politik bir duruş da sergiliyorlar gibi. Diğer bir etken de İngiltere’nin AB’den ayrılmasıdır. Brexit, Almanya ve Fransa’yı kendi kendine yetebilme durumunu gündeme getirdi.”

AB Üyesi Ülkelerin Avrupa Ordusuna bakışı nedir?

Emekli Tümgeneral Asım Kocaoğlu konuşmasında, Almanya ve Fransa ile birlikte İtalya ve İspanya’nın da bu oluşuma en fazla desteği veren ülkeler olduğunu söyledi. Kocaoğlu, Macaristan, Çekya, Polonya ve Slovakya’nın ise Avrupa Ordusu fikrine olumlu yaklaşmakla birlikte, bu ordunun görev tanımlarının göçmen akımlarına karşı kullanılması ve sınır güvenliğinin sağlanması noktasında görev alabilecekleri iddiasında olduğunun altını çizdi. Kocaoğlu, “İngiltere ile birlikte Rusya’ya komşu olan Letonya ve Litvanya ise Avrupa Ordusu yerine güvenlikleri için NATO şemsiyesini tercih etmişlerdir. Avusturya, İsveç, İrlanda ve Finlandiya ise ortak ordu fikrine karşı çıkmaktadır” dedi.

Kocaoğlu’nun konuşmasında öne çıkan diğer kısımlar ise şöyle:

“AB üyesi ülkelerin askeri mevcutlarını dikkate aldığımızda, bu ülkelerin kurulması düşünülen Avrupa Ordusuna fazla destek sağlayamayacağını görmekteyiz. Bunların birçoğu da kolluk gücü olduğundan beklenen gücü veremeyecektir.”

“Almanya, İtalya ve Fransa’nın toplam savunma bütçesi ABD’nin bir yıllık savunma bütçesinin altı da birine karşılık gelmekte”

“Almanya, İtalya ve Fransa’nın toplam savunma bütçesi ABD’nin bir yıllık savunma bütçesinin altı da birine karşılık gelmektedir. NATO içerisindeki ABD’nin ağırlığını görüyoruz. Ortak savunma bütçesi oluşturulsa bile bir ordunun savaşma imkân ve kabiliyeti, savaşma azim ve iradesi, komuta ve kontrol, tecrübe başta olmak üzere askeri yeterliliklere bağlıdır.”

“Fransa ve Almanya böyle bir ordunun üçüncü ülkelere açık olduğunu ifade etmekle birlikte, üçüncü ülkelerin karar alma mekanizmalarında olmayacağını ifade etmektedirler. Burada hedef alınan ülkenin ise Türkiye olacağını tahmin ediyoruz.”

“Avrupa Ordusu ilk başta kolordu seviyesinde kurulabilir”

“Diğer yandan yeni bir ordu kurulması sürecinde savunmaya ilişkin gerçekleştirilecek bütçe yapılandırması, toplumun refah durumunu etkileyeceğinden bu nokta Avrupa’nın yumuşak noktasıdır. İspanya’nın desteği ile kurulacak ordunun ilk başta ancak bir kolordu seviyesinde olabileceği, ancak barışı destekleme harekâtı ve sınır güvenliği gibi konularla ilgileneceğini düşünüyorum.”