Yunanistan'ın eski Genelkurmay Başkanı ve eski Hava Kuvvetleri Komutanı Hristos Hristodulu, Action24 televizyonunda katıldığı programda Türkiye'nin son yıllarda savunma alanında attığı adımları değerlendirdi. Hristodulu, Ankara'nın NATO'nun yeni komuta yapılanmasında önemli bir konum elde ettiğini belirterek, Türkiye'nin iki büyük NATO karargâhını kontrol ederek Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Basra Körfezi ekseninde askeri etkinliğini artırmayı hedeflediğini iddia etti. Hristodulu, bu sürecin 2017 yılında başladığını savunarak, NATO'nun komuta yapısındaki değişikliklerin Türkiye'nin stratejik önemini artırdığını ileri sürdü. Eski komutan, Ankara'nın yalnızca bölgesel güvenlikte değil, ittifakın operasyonel planlamasında da daha etkin rol üstlenmeye çalıştığını ifade etti.
Programda Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programına yeniden dahil olma ihtimali de gündeme geldi. Hristodulu, Türkiye'nin F-35'leri yalnızca hava gücünü artırmak için istemediğini öne sürerek, asıl hedefin beşinci nesil savaş uçağı KAAN'ın geliştirilmesinde kullanılabilecek teknolojiler üzerinde tersine mühendislik yapmak olabileceğini iddia etti. Bu değerlendirme, Hristodulu'nun kişisel görüşü olarak kamuoyuna yansıdı.
Eski komutan ayrıca Yunanistan'ın F-35 tedarik sürecinin perde arkasına ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Ankara-Washington hattında son dönemde yaşanan yakınlaşmanın Atina'da güvenlik endişelerini artırdığını söyledi. Son haftalarda Türkiye'nin F-35 programına geri dönüş ihtimaline yönelik açıklamalar ve NATO Zirvesi'nde verilen olumlu mesajlar Yunan siyasetinde ve basınında geniş yankı uyandırmıştı.
Türkiye ise F-35 programına dönüş konusunda, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve programa ortak olarak yeniden dahil olunmasının müttefiklik ruhuna uygun olduğunu vurguluyor. Milli Savunma Bakanlığı da son açıklamalarında, savunma sanayiye yönelik tüm kısıtlamaların kaldırılması beklentisini yineleyerek Türkiye ile ABD arasındaki savunma iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Diğer İçerikler