Yahudi Araştırmaları Enstitüsü'nün (YIVO) yayımladığı yıllık rapor, İsrail toplumunda derinleşen siyasi ve toplumsal ayrışmanın ciddi boyutlara ulaştığını ortaya koydu. Rapora göre İsraillilerin önemli bir bölümü, ülkenin karşı karşıya olduğu en büyük tehlikenin İran'ın nükleer programı ya da Filistinlilerle süregelen çatışmalar değil, toplum içindeki bölünme olduğunu değerlendiriyor.
Araştırmada katılımcıların yüzde 55'i iç bölünmeyi İsrail için en büyük tehdit olarak gösterirken, İran'ın nükleer programını tehdit olarak görenlerin oranı yüzde 23'te, Filistinlilerle yaşanan çatışmayı öncelikli risk olarak değerlendirenlerin oranı ise yüzde 18'de kaldı. Aynı ankette her 10 İsrailliden 6'sı ülkede fiziksel şiddet ve iç çatışma riskinin gerçek bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.
İsrail basınında geniş yer bulan rapor, ülkede sağ ve sol siyasi kamplar arasındaki gerilimin toplumun ortak aidiyet duygusunu zayıflattığına işaret etti. Raporda, İsrailliler arasındaki kutuplaşmanın artık etnik köken veya dini farklılıklardan çok siyasi kimlikler üzerinden şekillendiği vurgulandı.
Toplumsal ayrışmanın önemli başlıklarından biri de ultra-Ortodoks Yahudilerin (Harediler) zorunlu askerlik meselesi olarak öne çıktı. Araştırmaya göre İsrail kamuoyunun yaklaşık yüzde 80'i Haredilerin askerlik hizmetine dahil edilmesini desteklerken, Haredi toplumunun büyük çoğunluğu bu uygulamaya karşı çıkmayı sürdürüyor. Bu durumun toplum içindeki gerilimi artıran unsurlardan biri olduğu değerlendiriliyor.
Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett de mevcut siyasi atmosferle ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Bennett, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun bir dönem daha görevde kalmasının İsrail'in toplumsal yapısına ve uluslararası konumuna zarar verebileceğini savunarak yaklaşan seçimleri "İsrail tarihinin en önemli seçimi" olarak nitelendirdi.
Diğer İçerikler