Trump-Xi Zirvesinden Olumlu Görüntüler Verilmesine Rağmen Tarafların Önceliklerinin Belirgin Şekilde Farklı Olduğu Ortaya Çıktı

Reuters’ın analizine göre taraflar diplomatik nezaket ve ekonomik anlaşmalar üzerinden “istikrarlı ilişki” görüntüsü vermeye çalışırken, Tayvan, teknoloji savaşı, İran krizi ve küresel enerji güvenliği gibi başlıklarda ciddi görüş ayrılıkları dikkat çekti.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Jinping arasında Pekin’de gerçekleştirilen iki günlük zirve, kamuoyuna verilen olumlu mesajlara rağmen Washington ile Pekin arasındaki stratejik ayrılıkların derinleştiğini ortaya koydu. Reuters’ın analizine göre taraflar diplomatik nezaket ve ekonomik anlaşmalar üzerinden “istikrarlı ilişki” görüntüsü vermeye çalışırken, Tayvan, teknoloji savaşı, İran krizi ve küresel enerji güvenliği gibi başlıklarda ciddi görüş ayrılıkları dikkat çekti.

Tayvan Mesajı Zirveye Damga Vurdu

Zirvenin en dikkat çekici başlığı Tayvan oldu. Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, Tayvan meselesinin yanlış yönetilmesinin iki ülke ilişkilerini “tehlikeli şekilde raydan çıkarabileceği” uyarısında bulundu. Çin yönetimi Tayvan’ı kendi toprağı olarak görmeye devam ederken, gerekirse güç kullanabileceği yönündeki pozisyonunu yineledi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Washington’ın Tayvan politikasının değişmediğini açıkladı. Tayvan Dışişleri Bakanı Lin Chia-lung da ABD’ye desteğinden dolayı teşekkür etti.

Trump: “Çin ile İlişkiler Daha Güçlü Olabilir”

Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda Çin ile ilişkilerin “her zamankinden daha güçlü ve daha iyi olmasını” istediğini söyledi. Fox News’e verdiği röportajda ise Şi Jinping’i “sıcak ama tamamen iş odaklı bir lider” olarak tanımladı.

İki liderin Pekin’deki Zhongnanhai kompleksinde gerçekleştirdiği görüşmelerde ticaret, enerji ve bölgesel krizler ele alındı.

Ticaret Ateşkesi Korunmaya Çalışılıyor

Zirvenin ana gündem maddelerinden biri geçen yıl sağlanan kırılgan ticaret ateşkesinin korunması oldu. Trump yönetimi Çin ürünlerine yönelik yüksek tarifeleri askıya alırken, Pekin de nadir toprak elementleri ihracatındaki kısıtlama tehdidini geri çekmişti.

Ancak ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, mevcut ticaret ateşkesinin yıl sonrasına uzatılıp uzatılmayacağının henüz netleşmediğini açıkladı.

Tarafların ayrıca yaklaşık 30 milyar dolarlık “hassas olmayan ürün” ticaret listesi üzerinde çalıştığı belirtildi.

Boeing ve Çip Krizi Beklentileri Karşılamadı

Trump’ın Çin’in 200 adet Boeing yolcu uçağı satın alacağını açıklaması dikkat çekse de, piyasaların yaklaşık 500 uçaklık daha büyük bir anlaşma beklentisi karşılanmadı. Açıklamanın ardından Boeing hisselerinde düşüş yaşandı.

Öte yandan Nvidia CEO’su Jensen Huang’ın Çin ziyaretine rağmen gelişmiş yapay zekâ çipleri konusundaki Amerikan ihracat kısıtlamalarında herhangi bir yumuşama sinyali verilmedi. Bu durum, Washington ile Pekin arasındaki teknoloji savaşının devam edeceğine işaret etti.

İran ve Hürmüz Boğazı Gündemdeydi

Trump’ın görüşmeler sırasında Çin’den İran üzerinde baskı kurmasını istediği belirtildi. Beyaz Saray, liderlerin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda ortak irade ortaya koyduğunu açıkladı.

Küresel petrol ve LNG sevkiyatının önemli bir kısmının geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, enerji piyasaları açısından kritik önem taşımaya devam ediyor.

Reuters’ın analizine göre zirve boyunca verilen olumlu görüntüye rağmen Washington ile Pekin’in öncelikleri belirgin şekilde farklılaşıyor. Trump yönetimi daha çok ticaret, enerji fiyatları ve İran savaşının ekonomik etkilerine odaklanırken, Çin yönetimi Tayvan başta olmak üzere egemenlik ve güvenlik meselelerini kırmızı çizgi olarak öne çıkarmayı sürdürüyor.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA