Trump’ın İran Savaşı: Delilik Başladı ve Küresel Bir Sorun Haline Geliyor

David Hearst, Middle East Eye’de yayınlanan “Trump, İran ile savaşa geri dönüyor ve kimse için kolay bir zafer sunmuyor” başlıklı yazısında, Trump’ın kendini Gazze soykırımından sonra Netanyahu'nun içine düştüğü çıkmaza benzer bir durumda bulduğuna dikkat çekiyor.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Yazının çarpıcı cümlesi: “Delilik başladı ve küresel bir sorun haline geliyor. Avrupa oyundan çıktı ve Çin uzaktan izliyor. Bu arada, Trump'ın zihinsel olarak bu işi yapmaya uygun olmadığı için azledilmesi gerektiğine ilişkin gerekçeler giderek artıyor.”

David Hearst’e göre, İsrail, doğrudan görüşmelere yol açan İslamabad müzakerelerinden dışlanmayı hoş karşılamadı ve görüşmeler boyunca sürekli temas halinde olduğu ABD başkan yardımcısı JD Vance eliyle süreci sabote etti. Sonuç olarak, Trump İran'ın müzakere temeli olarak kabul ettiği on maddenin tamamından geri çekildi. İsrail, müzakere sürecinin tekrar içine girmek için tüm gücünü zorlayacaktır.

ABD, donanmasıyla Hürmüz boğazını ablukaya alarak İran’ı kendi şartlarında müzakereye zorlama, Hürmüz'ü askeri yolla ele geçirme seçeneklerini değerlendiriyor. Ancak, ABD'nin yapacağı herhangi bir askeri müdahale zor ve kanlı olacaktır.

Savaşın başlangıcına nazaran İran’ın eli daha güçlü

Trump'ın içinde yaşadığı hayal balonunun dışında çoğu analist, Hürmüz Boğazı üzerinde kontrolünü kanıtlayan İran'ın savaşın başına nazaran ABD karşısında daha güçlü bir konumda olduğu konusunda hemfikir.

ABD ve İsrail bombardıman uçaklarının 13.000 saldırısına rağmen istihbarat raporlarına göre İran, roketatar ve insansız hava araçları mevcudunun hala yarısına sahip ve yeraltında gömülü fırlatıcılardan fırlatabileceği binlerce füzeyi elinde tutuyor.

Öte yandan Yemen’de Husiler savaşa katılmaya hazır olduğunu gösteriyor. Hizbullah ise daha önce hiç olmadığı şekilde İsrail saldırısına karşı savaşıyor ve Kuveyt, Irak'taki İran müttefiklerinin füzeleri ve insansız hava araçlarıyla vuruluyor.

İran, yeniden canlanma gücünü kanıtladı, Çin ve Rusya'nın giderek daha açık desteğine sahip. ABD istihbaratına göre bu sadece sözlü destek değil Çin, İran'a yeni hava savunma sistemleri göndermeye hazırlanıyor.

İran saldırılara misilleme olarak onlarca yılın en büyük enerji arzı şokuna yol açtı; küresel petrol üretimini günde dokuz milyon varile kadar ve dünya gaz arzının beşte birini azalttı. Ayrıca, İran'ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma dışında başka bir kartı daha var - dünya ticaretindeki diğer dar geçit olan Babülmendep'in kapanması; bu da Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden trafiği kapatabilir.

Trump, Netanyahu pozisyonuna düştü

Trump şimdi kendini Gazze savaşı sonrası Netanyahu'nun bulunduğu konumun hemen hemen aynısıyla buluyor. Gazze'nin beyaz teslim bayrağını çekmeyi reddetmesi Netanyahu'yu hem öfkelendirmiş hem de zayıflatmıştı ve savaş durduğu anda, Netanyahu savaş hedeflerinin gerçekleşmediği yönündeki iç eleştirilere boğuldu.

Aynı şey MAGA içinde İran savaşı konusunda da yaşanıyor. Netanyahu ve Trump'ın bu protestoya verebileceği tek yanıt savaşı sürdürmek. Bunun için İkinci Dünya Savaşı'nda Japonya'yı teslim olmaya zorlayan atom bombası formülü bile tavsiye ediliyor.

Delilik başladı ve küresel bir sorun haline geliyor. Avrupa oyundan çıktı ve Çin uzaktan izliyor.

Bu arada, Trump'ın zihinsel olarak bu işi yapmaya uygun olmadığı için azledilmesi gerektiğine ilişkin gerekçeler giderek artıyor. Trump'ın şakaları artık şaka olmaktan çıktı. Küresel istikrarsızlığın başlıca nedenlerinden biri haline geldi.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA