İsrail’de yayımlanan İsrail Hayom gazetesi, İsrail ordusunun 7 Ekim 2023 saldırılarına ait güvenlik kamerası kayıtlarının bir kısmını gizlice alarak sildiğini öne süren dikkat çekici bir habere yer verdi.
Habere göre, 9 Ekim 2023 akşamı İsrail ordusunun Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı gizli bir yedek birlik Kibbutz Be’eri’ye geldi ve kibbutzun hızlı müdahale timinden tüm güvenlik kamerası kayıtlarının bulunduğu cihazı teslim etmelerini istedi.
Birlik komutanının, görüntülere “rehineleri eve getirmek” amacıyla ihtiyaç duyduğunu söylediği ve kayıtların paylaşılmayacağına dair söz verdiği aktarıldı. Ancak herhangi bir yazılı güvence verilmediği belirtildi. Ertesi sabah subayın kayıtlarla birlikte Tel Aviv’deki İsrail ordusu karargâhı Kirya’ya geçtiği kaydedildi.
Haberde, söz konusu gizli birliğin Sayeret Matkal, Shaldag, Shayetet 13 ve Duvdevan gibi elit birliklerden gelen yedek askerlerden oluştuğu ve yaklaşık on yıl önce eski subay Yoaz Hendel tarafından kurulduğu ifade edildi. Birliğin “gri bölgelerde faaliyet gösterdiği”, yani ordunun normal komuta zincirinin dışında kalan gizli operasyonlar yürüttüğü belirtildi.
Gazeteye göre birlik komutanı, 7 Ekim sabahı kendi inisiyatifiyle ekibi harekete geçirerek güvenlik kameraları, araç kameraları ve Filistinli savaşçılara ait GoPro cihazlarından görüntü toplama emri verdi.
Kibbutz Be’eri’nin komuta merkezinden alınan kayıtların daha sonra Rehineler ve Kayıplar Aileleri Yönetimi’ne, İsrail ordusu Sözcülük Birimi’ne ve İsrail savunma kurumlarındaki başka bazı birimlere aktarıldığı bildirildi.
Haberde, kayıtların teslim edilmesinden iki gün sonra kibbutz güvenlik timinden bir kişinin televizyonda yayımlanan görüntüler arasında, koltuk değnekleriyle Gazze sınırındaki bir yerleşime giren yaşlı bir Filistinliyi fark ettiği aktarıldı.
Söz konusu kişi gazeteye şu ifadeleri kullandı:
“O anda öfkeden deliye döndüm. Çünkü görüntünün Be’eri’deki çevre güvenlik kamerasından geldiğini tanıdım — yani subaya teslim edilen kameranın görüntüleriydi bunlar.”
Görüntülerin kibbutz sakinlerinin bilgisi ve onayı olmadan yayımlandığı belirtildi.
Kibbutz Be’eri sakinleri, kendilerine geri verilen kayıtların “kurcalandığını” ve bazı bölümlerinin silindiğini öne sürdü. İsrail Hayom gazetesi iddiayı bağımsız şekilde doğrulayamadığını belirtirken, İsrailli gazeteci Gali Ginat’ın hazırladığı ayrı bir araştırmanın şüpheleri artırdığı ifade edildi.
Araştırmada, Kfar Aza yakınlarındaki Dor Alon benzin istasyonuna ait ve İsrail ordusunun daha önce artık mevcut olmadığını söylediği görüntülere ulaşıldığı kaydedildi.
Be’eri sakinlerinden biri gazeteye yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“7 Ekim derin bir güven krizinin tanımıdır. Materyalleri silme kararları ‘floresan ışıkların altında’ alındı — yani savaşın kaosu içinde verilmiş kararlar değil, bilinçli kararlardı. Bunlar topluluğa ait kayıtlar, topluluk insanlarının görüntüleri ve siz bunları alıp geri vermeden siliyorsunuz.”
Aynı kişi, görüntülerin neden silinmiş olabileceğine ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bir gün burada bir soruşturma komisyonu kurulacak. Ne kadar az tanık olursa, ordudaki bazı kişilerin göreceği zarar da o kadar az olur. Bunun komplo teorisi gibi geldiğini biliyorum ama ne kadar çok düşünürsem vardığım sonuç o oluyor.”
Haberde ayrıca, İsrail’in 7 Ekim’e ilişkin resmî anlatısına dair daha önce ortaya atılan bazı iddiaların da tartışmalı hale geldiği belirtildi.
İsrailli yetkililer tarafından dile getirilen ve dönemin ABD Başkanı Joe Biden tarafından da tekrarlanan “40 bebeğin başının kesildiği” iddiasının hiçbir zaman kanıtlanmadığı ifade edildi.
Filistinli savaşçılar tarafından sistematik cinsel şiddet uygulandığı yönündeki iddiaların da tartışmalı hale geldiği belirtilirken, İsrailli savcıların 7 Ekim’e ilişkin hiçbir tecavüz şikâyeti yapılmadığını doğruladığı aktarıldı.
Haberde ayrıca, İsrail ordusunun “Hannibal Direktifi” olarak bilinen uygulamayı devreye sokarak kendi vatandaşlarından bilinmeyen sayıda kişiyi öldürdüğüne dair kanıtların arttığı öne sürüldü.
Diğer İçerikler