ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının şiddetini artırarak devam ettiği bir dönemde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, savaşın başından bu yana ilk kez kameralar karşısına çıkarak dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Savaşın Ortadoğu’yu yeniden şekillendirdiğini savunan Netanyahu, dini göndermeler içeren ifadeler kullandı. Netanyahu, “İnanıyorum ki hepimiz nihayetinde o krallığa ulaşacağımıza ve Mesih’in dönüşüne tanıklık edeceğimizi kabul ediyoruz ama bu önümüzdeki perşembe günü olmayacak” dedi.
İsrail’in kuruluşundan bu yana sürekli savaş halinde olduğunu söyleyen Netanyahu, ülkesinin gücünün kurduğu ittifaklardan kaynaklandığını ifade etti. Netanyahu, “Kuruluşumuzdan bu yana bir savaştan diğerine geçiyoruz ve bu savaşla İsrail her zamankinden daha güçlü hale geldi” diye konuştu.
Netanyahu konuşmasında İran halkına da seslendi. “Yeni bir özgürlük vaktinin yaklaştığını” söyleyen Netanyahu, “İran halkının rejimi devireceğinden emin olamıyorum. Günün sonunda bu size bağlı. Birini suya götürebilirsiniz, ama içmeye zorlayamazsınız” ifadelerini kullandı.
İsrail Başbakanı ayrıca Müslümanlara yönelik sert ifadeler de kullandı. Netanyahu, “Hem Sünni, hem Şii aşırı İslam tüm dünya için tehdittir. Düşmanlarımızı tekrar tekrar vuracağız” dedi.
İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney hakkında da konuşan Netanyahu, “Ben terör örgütlerinin liderlerinden hiçbirine hayat sigortası yapmazdım” diye konuştu.
Yahudi inancında Mesih
Netanyahu’nun Mesih vurgusu, Yahudi inancındaki Mesih anlayışını yeniden gündeme getirdi. Tanrı tarafından dini bir görevle vazifelendirilmiş kişi anlamına gelen Mesih, Yahudilik inancında Hz. Davut’un soyundan gelecek, Yahudi halkını kurtaracak ve Mescid-i Aksa’nın bulunduğu yerde olduğuna inanılan tapınağı yeniden inşa ederek Kıyamet Savaşı’nın ardından dünya barışını sağlayacak kral olarak kabul ediliyor.
Netanyahu’nun “Mesih’in dönüşüne tanıklık edeceğiz” sözleri, Mescid-i Aksa’nın yıkılıp yerine tapınak inşa edilmesini isteyen aşırı Yahudi grupların taleplerini de akla getirdi.
Hıristiyanlıkta ise Mesih anlayışı farklı bir şekilde yorumlanıyor. Hıristiyan inancına göre Hz. İsa Mesih olarak dünyaya yeniden gelecek ve barışı sağlayacak. Yahudiler ise Hz. İsa’nın bu şartları karşılamadığını savunarak onun Mesihliğini reddediyor.
İsrailliler, Mescid-i Aksa’nın altında tapınak olarak adlandırdıkları Süleyman Mabedi (Beytü’l-Makdis) kalıntılarının bulunduğu gerekçesiyle yaklaşık 30 yıldır bölgede kazı çalışmaları yürütüyor.
Yahudi inancına göre Mescid-i Aksa’nın yıkılması ve yerine Süleyman Mabedi’nin yeniden inşa edilmesi, “Armageddon” olarak adlandırılan Kıyamet Savaşı’nın habercisi olarak görülüyor. İnanca göre tapınağın yeniden inşasının ardından kızıl düvelerin kurban edilmesi ve tapınağın ibadete hazır hale getirilmesi gerekiyor.
İsrailli Miras Bakanı Amichay Eliyahu da daha önce yaptığı açıklamada bu inanca atıfta bulunarak, “Kızıl düveyi yüceltiyoruz çünkü o topraklarımıza dönüşün ve kurtuluşumuzun bir alameti” demişti.
Diğer İçerikler
İran’la Savaşı Sonlandırmak İçin ABD’nin İsrail'e Bir Hafta Süre Tanıdığı İddia Edild..
ABD ve İsrail Bombardımanına Rağmen Kudüs Günü Vesilesiyle İran Halkı Tahran Meydanla..
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Baghaei: Durum Karmaşık, İsrail Sahte Bayrak Operasyo..
Çocuklara Tecavüzle Suçlanan Trump Yolsuzlukla Suçlanan Netanyahu’yu Kurtarmak için M..
Hamas, ABD-İsrail'e Saldırılarını Durdurması, İran’a Komşu Ülkeleri Hedef Almama Çağr..
İran, ABD ve İsrail’e Ait Büyük Teknoloji Şirketlerini Düşman Hedefler Olarak İlan Et..