SDE Yazarı Tuğgeneral İbrahim Büyükbaş 1 Ekim 2025 ve 16 Eylül 2026'da Uyarmıştı: Elektrikli Otomobiller Artık Kritik Tesislere Alınmayacak

TUSAŞ Motor Sanayii (TEI) Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit'in yabancı menşeli elektrikli ve otonom araçların savunma sanayii kampüslerine alınmayacağını açıklaması, güvenlik uzmanlarının daha önce gündeme getirdiği dijital riskleri bir kez daha gözler önüne sererken; Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) yazarı Halil İbrahim Büyükbaş'ın geçtiğimiz yıl ve bu yıl kaleme aldığı uyarılar kritik bir nitelik kazandı.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Türkiye'nin önde gelen savunma sanayii kuruluşları, kritik tesislere yönelik siber ve fiziksel güvenlik tedbirlerini en üst seviyeye çıkardı. Pamukkale Üniversitesi'nde düzenlenen bir konferansta konuşan TUSAŞ Motor Sanayii (TEI) Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit, yapay zeka ve otonom sistemlerin getirdiği risklere dikkat çekerek, yabancı elektrikli araçların ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI gibi kritik savunma sanayii kampüslerine artık sokulmadığını duyurdu.

Araçların sahip olduğu kamera, sensör ve gelişmiş yazılımların dışarıdan kontrol edilebileceğini ve savaş simülasyonlarında yapay zekanın bu araçları birer "güdümlü füze" olarak kullanabildiğine işaret eden Akşit'in açıklamaları, millî güvenlik ve veri egemenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Geçmişteki Uyarılar Bugün Doğrulanıyor

Uzmanlar, modern akıllı araçların barındırdığı sensör ağları ve uzaktan erişim altyapılarının stratejik tesisler için büyük bir güvenlik açığı oluşturabileceğini uzun süredir dile getiriyordu. Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) yazarı Halil İbrahim Büyükbaş, 1 Ekim 2025 ve 16 Eylül 2026 tarihlerinde kaleme aldığı köşe yazılarında bu tehlikelere dikkat çekerek acil önlem çağrısında bulunmuştu.

Büyükbaş, 16 Eylül 2026 tarihli yazısında şu kritik tespiti yapmıştı:

"Millî güvenlik, “şirket bugün bunu yapmıyor” cümlesine emanet edilemez. Devlet güvenliği; standart, denetim, hukuk ve teknik egemenlikle sağlanır."

Otonom ve internet bağlantılı araçların sadece birer ulaşım aracı olmadığını, aynı zamanda topladıkları veriler ve uzaktan müdahale kapasiteleriyle stratejik birer risk unsuru barındırdığını vurgulayan Büyükbaş, 1 Ekim 2025 tarihli yazısında ise atılması gereken somut adımları şu maddelerle sıralamıştı:

  1. Akıllı otomobillerin hangi verileri topladığı derhal denetlenmeli.  
  2. Toplanan verilerin hangi sunucularda tutulduğu şeffaf şekilde açıklanmalı.  
  3. İç kamera ve mikrofon kayıtlarının KVKK’ya uygunluğu sorgulanmalı.  
  4. Kritik tesislerin çevresinde bu araçların gözetim modları sınırlandırılmalı.  
  5. Uzaktan erişim riskleri teknik olarak incelenmeli, müdahale ihtimalleri bertaraf edilmeli.  
  6. Milli otomobil, yalnızca bir marka değil; dijital çağda Türkiye’nin veri kalkanı olmalı.  
  7. Ve en önemlisi, Siber Güvenlik Başkanlığı vakit kaybetmeden göreve başlamalıdır.

Yazısında dijital dünyadan kaçış olmadığını ancak körü körüne teslim de olunamayacağını belirten Büyükbaş, “Bana bir şey olmaz” mantığı ile Siber Vatan korunmaz. Tedbir almak, kendi sistemimizi kurmak ve verilerimize sahip çıkmak zorundayız. Çünkü teknolojiye hâkim olan, geleceğe de hâkim olur. Egemenlik, haritalarımızın ve verilerimizin kimde olduğuna bağlıdır! sözleriyle teknolojik bağımsızlığın hayati önemine dikkat çekmişti.  

Savunma sanayii kampüslerinde başlatılan bu son yasaklar, Türkiye'nin kritik altyapılarını koruma yolunda attığı stratejik adımların ne kadar yerinde ve haklı olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu.

 

Halil İbrahim Büyükbaş'ın 1 Ekim 2025 ve 16 Eylül 2026 tarihli yazılarının tamamı için:  

https://www.sde.org.tr/halil-ibrahim-buyukbas/genel/yeni-nesil-otomobiller-dijital-gozcu-mu-kose-yazisi-60696 

https://www.sde.org.tr/halil-ibrahim-buyukbas/genel/ankara-da-birkac-saniyelik-goruntu-dijital-gozculer-aramizda-mi-kose-yazisi-67079

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA