Sapık Epstein Rezaletleri ile Suçlanan Trump için Papazlar Beyaz Saray’da Dua Seansı Yaptı

ABD Başkanı Donald Trump’ın Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili yeni iddialarla sarsıldığı bir dönemde, Beyaz Saray’da dikkat çeken bir dini tören düzenlendi. Savaş Bakanı Pete Hegseth’in Trump’ı "Tanrı tarafından görevlendirilmiş" bir lider olarak niteleyen söylemlerinin gölgesinde, Evanjelik papazlar Oval Ofis’te Trump için "dua seansı" gerçekleştirdi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

ABD siyaseti, 2026 Mart ayına dini ritüeller ve ağır suçlamaların iç içe geçtiği bir atmosferde girdi. Beyaz Saray’da bir araya gelen bir grup Evanjelik din adamı, Başkan Donald Trump’ın üzerine ellerini koyarak dua etti. Sosyal medyada hızla yayılan ve "P3dos için mi dua ediliyor?" (Epstein davasına atıfla) etiketleriyle eleştiri oklarının hedefi olan bu seans, Trump’ın "inanç temelli liderlik" imajını pekiştirme çabası olarak değerlendirildi. Toplantıya katılan dini liderler, Trump’ın "inanç ve aile değerlerini koruyan en güçlü başkan" olduğunu savunurken, muhalif kanat bu sahneyi "ikiyüzlülüğün zirvesi" olarak nitelendirdi.

Tartışmaların fitilini ateşleyen asıl olay ise ABD Savaş Bakanı (Savunma Bakanı) Pete Hegseth’in açıklamaları oldu. Hegseth, katıldığı dini etkinliklerde Trump’ın politikalarını "İncil’e uygun" (biblical) olarak tanımlarken, Trump’ın bir "savaşçı" olduğunu ve Tanrı’nın ona özel bir misyon yüklediğini öne sürdü. Özellikle Pentagon’da başlattığı aylık dua hizmetleriyle dikkat çeken Hegseth’in, Trump’ı adeta bir "Mesih" gibi konumlandıran bu radikal söylemleri, kilise ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması ilkesini savunan kesimlerde büyük tepki topladı.

Tüm bu "kutsiyet" atıflarının ortasında, Jeffrey Epstein skandalı yeniden Beyaz Saray’ın kapısına dayandı. Şubat 2026’da kamuoyuna sızan milyonlarca sayfalık yeni Epstein dosyaları, Trump’ın 1990’lı yıllarda Epstein’ın özel uçağıyla defalarca seyahat ettiğini ortaya koydu. Trump bu iddiaları "yalan ve karalama" olarak nitelendirip Epstein ile 2004 yılında yollarını ayırdığını savunsa da, dosyalarda yer alan bazı "doğrulanmamış" cinsel taciz iddiaları kamuoyundaki tartışmaları alevlendirdi. Demokratlar, Beyaz Saray’ın bu dosyaların tam olarak açıklanmasını engellediğini iddia ederken, Trump ise dosyaların "sahte haber" üretmek için manipüle edildiğini öne sürüyor.

Mart 2026 itibarıyla Trump yönetimi, bir yanda kendisini "Tanrı’nın görevlendirdiği lider" olarak gören sadık destekçi kitlesini konsolide etmeye çalışırken, diğer yanda Epstein davasının karanlık gölgesinden kurtulma mücadelesi veriyor. Dua seansı ve Mesih söylemleri, bu zorlu süreçte yönetimin moral depolama ve tabanına "manevi zırh" kuşanma hamlesi olarak görülüyor.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA