MIT’den emekli olan ve balistik füze teknolojileri konusundaki otoritesiyle tanınan Prof. Theodore Postol, Harici platformunda yer alan geniş analizinde, Washington ve Tel Aviv’in İran stratejisindeki en büyük zafiyetin "mühimmat tükenmişliği" olduğunu öne sürdü. Postol, kamuoyunda hakim olan "sınırsız Amerikan askeri gücü" algısının teknik gerçeklerle örtüşmediğini belirterek, modern hava savaşlarında kullanılan hassas güdümlü mühimmatların (PGM) üretim süreçlerinin son derece yavaş, tüketim hızlarının ise buna karşın devasa boyutlarda olduğunu vurguladı. Profesöre göre, İsrail ve ABD’nin halihazırda Ukrayna ve Gazze gibi aktif çatışma bölgelerine devasa miktarda mühimmat kaydırmış olması, İran gibi geniş bir coğrafyada binlerce stratejik hedefi vurmak için gereken füze stoklarını kritik seviyenin altına indirdi.
Hava operasyonlarının sürdürülebilirliği üzerine yaptığı teknik değerlendirmede Postol, özellikle sığınak delici bombalar ve uzun menzilli seyir füzelerinin üretiminin aylar hatta yıllar sürdüğünü, ancak yoğun bir bombardıman sürecinde bu stokların sadece birkaç hafta içinde eriyebileceğini ifade etti. Amerikan savunma sanayisinin barış zamanı üretim hızından yüksek yoğunluklu bir savaş zamanı temposuna geçiş yapamadığını hatırlatan uzman, karmaşık mikroçip ve gelişmiş sensör sistemleri gerektiren bu silahların, İkinci Dünya Savaşı'ndaki gibi banttan hızlıca çıkmasının imkansız olduğunu dile getirdi. Bu durumun, ABD’yi birkaç haftalık yoğun saldırının ardından mühimmat ikmali yapamaz hale getirebileceği ve operasyonun stratejik hedeflerine ulaşmadan durma noktasına gelebileceği uyarısında bulundu.
Savunma tarafında da benzer bir krizin kapıda olduğunu belirten Postol, İran’ın sahip olduğu binlerce ucuz kamikaze İHA ve balistik füze kapasitesinin, İsrail’in hava savunma sistemlerini "maddi ve teknik bir yıpratma savaşına" sokacağını savundu. Demir Kubbe ve Ok (Arrow) gibi sistemlerin kullandığı önleyici füzelerin her birinin milyonlarca dolar değerinde olduğunu ve üretim hatlarının çok dar bir kapasiteyle çalıştığını hatırlatan profesör, İran’ın fırlatacağı düşük maliyetli dron sürülerinin, İsrail’in sınırlı sayıdaki değerli savunma füzelerini hızla tüketebileceğini belirtti. Postol'a göre, savunma mühimmatı tükenen bir İsrail, İran’ın daha gelişmiş balistik füzeleri karşısında tamamen korumasız kalma riskiyle karşı karşıya bulunuyor.
Analizinin sonuç bölümünde Postol, ABD ve İsrail’in bu saldırılarla İran’ın nükleer programını veya askeri kapasitesini kalıcı olarak yok etmesinin askeri bir illüzyon olduğunu savundu. Mühimmat kısıtlılığı nedeniyle operasyonun ancak İran’ı "kızdıracak" ama "stratejik olarak felç edemeyecek" bir seviyede kalacağını belirten profesör, bunun İran’ın çok daha şiddetli ve uzun soluklu bir misilleme yapmasına zemin hazırlayacağını vurguladı. 2026 yılı başı itibarıyla yaşanan bu askeri hareketliliğin, lojistik gerçekler göz ardı edilerek girilen tehlikeli bir kumar olduğunu ifade eden Postol, Washington’ın bölgedeki varlığının bu mühimmat krizi nedeniyle stratejik bir çıkmaza sürüklenebileceğinin altını çizdi.
Diğer İçerikler
İran’ın Geçici Rehberi Arafi İlk Kez Konuştu: ABD ve İsrail’e “Hesap Hatası” Eleştiri..
ABD ve İsrail Bombalarıyla Alçakça Katledilen 165 Kız Çocuğu Toprağa Verildiği Gün Ka..
ABD-İran Müzakerelerinin Ev Sahibi Umman Yaşadığı Şoku Anlatıyor: "Barış Parmaklarımı..
Suudi Arabistan ARAMCO Tesisleri Saldırıya Uğradı, Vurulan F-15 Uçağından Paraşütle A..
Yoğun Bir Diplomasi Trafiği Yürüten Erdoğan Bu Savaşın Çok Ciddi Sonuçlarının Olacağı..