Politico: Asyalı Müttefikler ABD Güvenlik Şemsiyesine Bağımlılığı Azaltmanın Yollarını Arıyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın Güney Kore ile ortak askeri tatbikatları azaltma kararı, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile yeniden temas arayışı ve Asya’daki Amerikan askeri varlığına ilişkin belirsizlikler Washington’ın bölgedeki müttefiklerinde soru işaretlerine yol açtı.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

ABD’nin onlarca yıldır güvenlik mimarisinin temel aktörü olduğu Hint-Pasifik bölgesinde yeni bir arayışın başladığı belirtiliyor. Başkan Donald Trump’ın Güney Kore ile askeri tatbikatları daraltma kararı ve Washington’ın bölgedeki askeri kaynaklarının başka cephelere yönlendirilmesi, ABD müttefiklerinin kendi savunma kapasitelerini ve alternatif güvenlik ortaklıklarını yeniden değerlendirmesine neden oluyor. Politico’ya göre Güney Kore ve Japonya başta olmak üzere Asyalı müttefikler, savunma harcamalarını artırmanın, yeni askeri ortaklıklar geliştirmenin ve uzun vadede ABD güvenlik şemsiyesine bağımlılığı azaltmanın yollarını araştırıyor.

“Amerikan Şemsiyesine Bağımlılık Azaltılabilir”

Politico’ya konuşan Asyalı bir diplomat, ABD savunma teknolojilerinin halen dünyanın en gelişmiş sistemleri arasında bulunduğunu ve uzun yıllardır Amerikan sistemlerini kullanan ülkelerin kısa sürede farklı bir savunma altyapısına geçmesinin kolay olmadığını söyledi.

Diplomat, mevcut sistemlerin uyumluluğu ve bakım altyapısı nedeniyle ABD’den tamamen uzaklaşmanın kısa vadede makul olmadığını belirterek, uzun vadede farklı bir eğilimin ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.

“İmkanı olanların, uzun vadede ‘Amerikan şemsiyesine’ olan bağımlılığı azaltmak için kendi savunmalarına daha fazla yatırım yapacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Hint-Pasifik’te ABD’nin Güvenilirliği Tartışılıyor

George W. Bush yönetiminde 2001-2005 yılları arasında ABD Savaş Bakanı’nın Avrupa ve NATO’dan Sorumlu Yardımcısı olarak görev yapan Ian Brzezinski de tartışmanın yalnızca Güney Kore ile sınırlı olmadığını belirtti.

Brzezinski’ye göre Hint-Pasifik genelindeki ülkelerde ABD ile güvenlik ilişkilerinin uzun vadeli istikrarına ilişkin soru işaretleri bulunuyor.

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth geçen aralık ayında Güney Kore’yi “özel muameleyi” hak eden “örnek bir müttefik” olarak nitelendirmişti. Ancak Trump’ın ağustos ayında Güney Kore ile gerçekleştirilen ortak askeri tatbikatların önemli ölçüde azaltılacağını açıklaması Seul’de belirsizliğe yol açtı.

Trump, tatbikatların ABD açısından yüksek maliyet oluşturduğunu savunurken, bu faaliyetlerin Kuzey Kore’ye “tamamen yersiz ve düşmanca bir mesaj” gönderdiğini söyledi.

ABD Başkanı ayrıca kararını Güney Kore’nin İran’ın nükleerden arındırılmasına yönelik ABD girişimlerine destek vermeyi reddetmesiyle de ilişkilendirdi.

Seul Yönetimi Önceden Bilgilendirilmedi

Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun, parlamentoda yaptığı açıklamada, Seul yönetiminin Trump’ın ortak tatbikatları azaltma kararından önceden haberdar edilmediğini söyledi.

Cho, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung’un müzakereler yoluyla ABD ile askeri işbirliğinin normal seyrine dönmesini sağlamaya çalıştığını belirtti.

Politico’ya konuşan bir kaynak ise Güney Kore’deki Amerikan kuvvetleri komutanlığı ile askeri yönetimin kararın ardından “şaşkınlık içinde olduğunu” ve henüz somut bir planlarının bulunmadığını aktardı.

Buna karşılık Güney Kore Devlet Başkanı Lee, Trump’ın tatbikatları azaltma kararına destek verdi.

Güney Kore Yeni Ortaklıklara Yöneliyor

Joe Biden yönetiminde Kuzey Kore ve bölge politikaları üzerinde çalışan Jung Pak’a göre Seul yönetimi aynı zamanda dış ilişkilerini çeşitlendirme arayışında.

Pak, Lee yönetiminin Afrika ülkeleri, Körfez devletleri ve Japonya ile temaslarını artırarak yeni ortaklık imkanlarını araştırdığını söyledi.

ABD Uçak Gemisinin Asya’dan Ayrılması Endişeleri Artırdı

Politico’nun haberinde dikkat çekilen bir diğer gelişme ise Asya’da konuşlu Amerikan uçak gemisinin Ortadoğu’ya gönderilmesi oldu.

Asyalı bir diplomat, bu gelişmenin ardından bölgedeki müttefiklerin Washington’ın Asya’da “vaat edilen düzeydeki askeri varlığını sürdürme” kapasitesini sorgulamaya başladığını belirtti.

ABD’nin askeri kaynaklarını Ortadoğu gibi farklı kriz bölgelerine yönlendirmesi, Washington’ın aynı anda birden fazla bölgede güçlü askeri varlık sürdürebilip sürdüremeyeceği tartışmalarını da beraberinde getirdi.

Hava ve Füze Savunmasına Daha Fazla Yatırım Gündemde

Politico’ya konuşan yetkililer, Asya ülkelerinin ortaya çıkan belirsizlik karşısında kendi askeri kapasitelerini güçlendirebileceğine dikkat çekti.

Buna göre bölge ülkeleri hava ve füze savunma sistemlerine daha fazla yatırım yapabilir, askeri üs ve tesislerini olası saldırılara karşı güçlendirebilir ve Avustralya ile Avrupa ülkelerinin silahlı kuvvetleriyle askeri işbirliğini genişletebilir.

Böylece ABD ile mevcut ittifaklar korunurken, Washington’ın askeri desteğinin azalması ihtimaline karşı alternatif güvenlik mekanizmalarının oluşturulması hedeflenebilir.

Japonya’da da Washington’a Yönelik Endişeler Artıyor

ABD’nin bölgedeki uzun vadeli taahhütleri konusunda benzer tartışmalar Japonya’da da yaşanıyor.

Japonya’nın Washington Büyükelçiliği’nde eski siyasi işler özel danışmanı olarak görev yapan Yuki Tatsumi, Tokyo’nun resmi olarak ABD-Japonya ittifakını savunma politikasının temel taşı olarak görmeye devam ettiğini ancak sahadaki gelişmelerin daha karmaşık bir tablo ortaya çıkardığını söyledi.

Tatsumi, “Japonya, Washington’ın bölge güvenliğini sağlama konusundaki uzun vadeli taahhütlerinden ciddi endişe duyan ABD müttefikleri koalisyonunda liderlik rolünü giderek daha fazla üstleniyor” değerlendirmesinde bulundu.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA