Netanyahu ve ABD’deki Siyonist Lobi İran’da Ayaklanma Çıkararak Rejimi Devirebileceklerini Söyleyerek Trump’ı Kandırmışlar

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ABD Başkan Trump’ı savaşa ikna etmek için kullandığı "halk ayaklanacak ve yönetim çökecek" tezi, ABD’li askeri yetkililer tarafından "temel bir yanılgı" olarak nitelendirildi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

NYT’nin "İsrail, İran'da isyan çıkarabileceğini düşünüyordu, ancak bu gerçekleşmedi" başlığıyla yayımladığı analiz, Mossad’ın sunduğu iyimser planın sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini belgeledi.

ABD ve İsrail istihbarat birimleri arasındaki gizli yazışmalar ve yetkililerle yapılan mülakatlar, savaşın başlangıcındaki stratejik planın merkezinde "iç ayaklanma" senaryosunun yer aldığını gösteriyor. Analize göre, Mossad Başkanı David Barnea, saldırılar başlamadan önce Başbakan Netanyahu’ya, savaşın ilk günlerinden itibaren İranlı muhalifleri harekete geçirecek ve rejimin çöküşünü tetikleyecek kapsamlı bir plan sundu.

David Barnea’nın Ocak ayı ortasında Washington’a yaptığı ziyarette Trump yönetimine de sunduğu bu plan, saldırıların en başında İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesiyle bir otorite boşluğu yaratılmasını öngörüyordu. Planın devamında, rejim değişikliğini teşvik etmeye yönelik bir dizi istihbarat operasyonu ve psikolojik harp teknikleriyle kitlesel bir halk hareketinin tetiklenmesi, bu isyanların zincirleme bir reaksiyon başlatarak savaşa çok kısa sürede kesin bir son vermesi hedefleniyordu. Netanyahu, Mossad’dan gelen bu "pembe tabloyu" benimseyerek, kararsız kalan Başkan Trump’ı ikna sürecinde ana strateji olarak kullandı.

İstihbarat Uyarıları Görmezden Gelindi

Ancak her iki ülkenin istihbarat teşkilatlarında bu plana şüpheyle yaklaşan isimler vardı. Bazı üst düzey Amerikalı yetkililer, "Amerikan ve İsrail bombalarının yağdığı bir ortamda İranlıların sokaklara çıkıp kendi yönetimlerini protesto etmeyeceği" konusunda Trump’ı açıkça uyardı. Eski İsrail Askeri İstihbarat yetkilisi Shahar Koifman da mevcut çatışma sürecinde hükümeti devirmenin ulaşılabilir bir hedef olmadığını vurguladı. Tüm uyarılara rağmen, Netanyahu ve Trump "ayaklanma" konusundaki iyimser tutumlarını sürdürerek harekatı başlattı.

Netanyahu’nun Hayal Kırıklığı ve Güvenlik Toplantısı

Savaşın üçüncü haftasına girildiğinde, sahadaki durumun planla taban tabana zıt olduğu anlaşıldı. Yapılan son değerlendirmeler, İran hükümetinin zayıflamasına rağmen varlığını aktif bir şekilde sürdürdüğünü ortaya koydu. Saldırıların başlamasından günler sonra yapılan bir güvenlik toplantısında Netanyahu’nun sinirli bir şekilde, "Mossad operasyonları henüz sonuç vermedi" dediği ve Trump’ın her an savaşı sona erdirmeye karar verebileceğinden duyduğu endişeyi dile getirdiği bildirildi. NYT analizine göre, İsrail ve ABD’nin "yaygın bir ayaklanma başlatabileceği" inancının sahadaki toplumsal dinamiklerden kopuk "temel bir yanılgı" olduğu artık her iki başkentte de kabul gören bir gerçek haline geldi.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA