Marc Lynch: Ortadoğu’da ABD Öncülüğünde Kurulan Bölgesel Düzen Çöktü

Marc Lynch, Foreign Affairs dergisinde yayınlanan analizinde, Ortadoğu’da ABD öncülüğünde kurulan bölgesel düzenin ciddi biçimde çöktüğünü savunuyor.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Marc Lynch, Foreign Affairs dergisinde yayınlanan “The End of the American Middle East: Iran and the Last Gasp of a Failed Order” (Amerikan Orta Doğu'sunun Sonu: İran ve Başarısız Düzenin Son Nefesi) başlıklı analizinde, Ortadoğu’da ABD öncülüğünde kurulan bölgesel düzenin ciddi biçimde çöktüğünü savunuyor.

Lynch’e göre mesele yalnızca İran ile yaşanan son çatışma değil. İran savaşı, 1991 Körfez Savaşı’ndan bu yana şekillenen Amerikan düzeninin temelindeki sorunları görünür hale getiren bir dönüm noktası niteliğinde. ABD’nin askeri üstünlüğü siyasi sonuç üretmedi

Analizin merkezindeki iddialardan biri, Washington ve İsrail’in askeri üstünlüklerine rağmen İran’ı istedikleri siyasi sonuca zorlayamamış olması. Lynch bunu, uzun yıllardır uygulanan yaptırımlar, askeri baskı ve rejimi zayıflatma stratejisinin sınırlarının ortaya çıkması olarak değerlendiriyor. ABD’nin bölgedeki askeri kapasitesi hâlâ çok büyük olsa da Lynch’e göre bu güç, Ortadoğu’yu Washington’ın istediği biçimde yeniden şekillendirmeye artık yetmiyor.

Makalesinde öne çıkan temel argümanlar şunlardır:

  • Amerikan Güvenlik Mimarisi Çöktü: ABD'nin 1991 Körfez Savaşı'ndan bu yana Orta Doğu'da kurduğu ve İsrail'i korumak, İran'ı çevrelemek ve Körfez ülkelerine güvenlik garantisi vermek üzerine kurulu bölgesel düzen sona ermiştir.
  • İran Politikası İflas Etti: İran savaşı, ABD’nin askeri üstünlüğünün sınırlarını gösterdi. Yıllardır sürdürülen askeri baskı, yaptırımlar ve nihayetinde gerilimin tırmanması, İran'daki yönetimi devirmeyi veya etkisini tamamen kırmayı başaramamış; aksine ABD ve İsrail'in askeri güçle kesin sonuç alma kapasitesinin sınırlarını ortaya koymuştur.
  • Körfez Ülkelerinin İnancı Sarsıldı: Amerikan düzeninin ikinci önemli ayağı Körfez ülkelerinin Washington’a duyduğu güvenlik bağımlılığıydı. Ancak İran’ın saldırıları ve bölgedeki istikrarsızlık, ABD’nin bölgedeki müttefiklerini her türlü tehdide karşı koruyabileceği varsayımını zayıflattı. Bu da bölge ülkelerini Washington’a güvenmek yerine daha bağımsız politikalar izlemeye itmektedir.
  • Filistin Meselesini Yoksaymanın İmkânsızlığı: Lynch’in analizinde Gazze ayrı bir önem taşıyor. Gazze'de yaşanan kriz ve bölgesel çatışmalar, Filistin sorununu göz ardı ederek sürdürülebilir bir Orta Doğu düzeni kurma hayalinin gerçek dışı olduğunu kanıtlamıştır. ABD’nin İsrail’e verdiği güçlü destek, Arap ve daha geniş Müslüman kamuoyunda Washington’ın tarafsız bir bölgesel aktör olmadığı algısını güçlendirdi. Lynch’e göre Gazze savaşı, ABD’nin yalnızca askeri değil, ahlaki ve siyasi meşruiyetini de aşındırdı.
  • Yeni Bir Gerçeklik: Lynch, Ortadoğu’da ABD’nin tamamen ortadan kalkacağını öne sürmüyor. Daha çok, Washington’ın bölgeyi kendi tercihleri doğrultusunda tek taraflı düzenleme kapasitesine dayanan eski modelin sona erdiğini savunuyor. Orta Doğu daha özerk ve çok kutuplu bir döneme girmektedir.

Ona göre ABD’nin önündeki seçenek, yeni bir askeri düzen kurmaya çalışmak yerine:

-bölgedeki askeri müdahaleleri azaltmak,

-müttefiklere verilen koşulsuz desteği yeniden değerlendirmek,

-yalnızca rejim istikrarına odaklanmamak,

-İran dahil bölgedeki rakip aktörlerle diplomatik kanalları açık tutmak,

-Ortadoğu ülkelerinin kendi siyasi tercihleri için daha fazla alan bırakmak.

Analizin en çarpıcı noktası şu: ABD’nin Ortadoğu’dan çekilmesi ile Amerikan Ortadoğusu’nun sona ermesi aynı şey değil. Lynch’e göre Amerika hâlâ bölgenin en güçlü dış aktörlerinden biri. Ancak Washington’ın onlarca yıldır kurduğu “ABD güvenliği sağlar, İsrail askeri üstünlüğünü korur, Arap müttefikler Amerikan şemsiyesi altında kalır ve İran çevrelenir” şeklindeki düzen artık eskisi kadar sürdürülebilir değil.

Bu nedenle İran savaşı, Lynch açısından yalnızca yeni bir savaş değil; Amerikan Ortadoğusu’nun son dönemine işaret eden tarihsel bir kırılma.

 

Marc Lynch kimdir?

George Washington Üniversitesi'nde (GWU) Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Profesörüdür. George Washington Üniversitesi bünyesindeki Middle East Political Science (POMEPS) projesinin kurucusu ve direktörüdür. Orta Doğu kamuoyu, Arap medyası (özellikle el-Cezire ve sosyal medyanın siyasi etkisi), bölgesel güvenlik, Arap Baharı ve ABD'nin Orta Doğu politikaları üzerine derinlemesine araştırmalar yürütmektedir.

Eserleri: The Arab Uprising: The Unfinished Revolutions of the New Middle East ve Voices of the New Arab Public gibi bölgesel dinamikleri ve kamuoyunu analiz eden önemli kitapların yazarıdır.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA